İtirazın İptali – Temerrüt Nedeniyle Tahliye

Özet: Dava, kira alacaklarının tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali, takibin devamı ve temerrüt nedeniyle tahliye taleplerine ilişkindir. Davacı, kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira bedelinin sonraki yıllarda artırıldığını iddia etmiş ise de talep edilen kira bedelleri yönünden yazılı belge ibraz etmemiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde de artışa ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu durumda, davalının bildirdiği rakama itibar etmek gerekir. Davalı-kiracı, kabul ettiği kira bedellerini icra dosyasına yasal ödeme süresi içinde ödemiştir. Bu durumda temerrüt olgusunun gerçekleştiğinden ve kira parası alacağından söz edilemez. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerekir.

YARGITAY 6.HUKUK DAİRESİ

Tarih: 19.1.2009 Esas: 2008/12146 Karar: 2009/105

– 818 sayılı BORÇLAR KANUNU m.260
– 2004 sayılı İCRA İFLAS KANUNU m.67,269

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı, alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı Sulh Hukuk Mahkemesi`ne başvurarak itirazın iptali takibin devamı ve temerrüt nedeni ile tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne, itirazın iptaline, takibin 960.-YTL asıl alacak üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra tazminatı isteminin reddine ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.04.1994 başlangıç tarihli,1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde aylık kira bedeli 40.000.000.-TL olarak belirlenmiş ve her ayın birinci günü ödenmesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca kira sözleşmesinde kira bedelinin artışı ile ilgili bir koşul düzenlenmemiştir.
Davacı 01.04.1994 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak 22.09.2004 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 2002 yılı Ekim, Kasım, Aralık, 2003 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayları aylık, 200.000.000.-TL`den, 2003 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2004 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayları aylık, 250.000.000.-TL`den ve 2004 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ayları aylık 300.000.000.-TL üzerinden 23 aylık toplam 6.300.000.000.-TL kira alacağı ve 550.000.000.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.850.000.000.-TL alacağın tahsili ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı yasal süresinde yapmış olduğu itirazında, aylık kira miktarının 40,000,000.-TL olduğunu, sözleşmede artış şartı olmadığını ileri sürerek itiraz etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 01.05.1994 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesinde aylık kira parası 40.000.000.-TL olarak belirlenmiş, ayrıca belirli ve muayyen bir artış şartı kararlaştırılmamıştır. Davacı her ne kadar 2002 yılı Ekim ayından 2003 yılı Mart ayına kadar aylık 200.000.000.-TL`den, 2003 yılı Mayıs ayından 2004 yılı Nisan ayına kadar aylık 250.000.000.-TL`den ve 2004 yılı Mayıs ayından 2004 yılı Eylül ayına kadar 300.000.000.-TL üzerinden istekte bulunmuş ise de, davalı bu isteğe karşı çıkmıştır. Taraflar arasında kira parasının bu dönemlere ilişkin olarak aylık 200.000.000.-TL, 250.000.000.-TL ve 300.000.000.-TL olduğuna ilişkin yazılı belge bulunmadığına göre, davalının bildirdiği miktara itibar etmek gerekir. Davalı aylık 40.000.000.-TL üzerinden kabul ettiği kira parasını icra dosyasına yasal ödeme süresi içinde 08.12.2004 ve 17.12.2004 tarihlerinde ödemiştir. Bu şekilde yapılan ödemelere davacı karşı çıkmadığından yapılan bu ödemeler geçerlidir. Davalının aylık kira miktarını kendiliğinden arttırdığına ilişkin yazılı belge sunulmadığı ve davalının kabul ettiği kira bedeli üzerinden takip konusu kira borcunu ödediği konusunda uyuşmazlık bulunmadığına göre, temerrüt olgusunun gerçekleştiğinden ve kira parası alacağının varlığından artık söz edilemez. Bu durumda mahkemece, davalının kısmi itirazında kabul ettiği kira miktarını yasal ödeme süresi içerisinde ödemesi nedeni ile temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yazın

(required)

(gerekli)