İtirazın İptali – Likit Sayılamayacağından KaçakElektrik Bedeli Üzerinden İcra İnkar Tazminatına Karar Verilemez

Özet:Davacı, davalı abonenin elektrik bedellerini ödemediği iddiasıyla başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Dosya kapsamından, hükmedilen asıl alacağın bir kısmının kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak, likit (belirlenebilir, hesap edilebilir) nitelikte kabul edilemez. Bu nedenle kaçak elektrik bedeli üzerinden icra inkar tazminatına karar verilemez. Yerel mahkemece bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

 

YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ

Tarih: 22.1.2009 Esas: 2008/4513 Karar: 2009/241

 

– 2004 sayılı İCRA İFLAS KANUNU m.67

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü

Karar

Davacı vekili, davalının müvekkili idareye bağlı abone sayacının sahibi ve kullanıcısı olduklarını, aboneye bağlı sayaca ait elektrik faturalarını ödemediklerini, girişilen icra takibine itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40`tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Adnan vekili, müvekkilinin elektrik sayacının bulunduğu taşınmazı 31.12.1995 tarihinde diğer davalıya satıp teslim ettiğini, tüketimi diğer davalının yaptığını, müvekkilinin borcu olmadığı gibi davacının 1997`den 2002`ye kadar borç ödenmediği halde hiçbir ihtar yapmadığı gibi elektriği kesmediğini, aboneliği iptal etmediğini bu suretle zararın artmasında kusuru bulunduğunu bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiş, diğer davalı Muhyettin vekili, müvekkilinin abone olmadığı gibi elektriği de kullanmadığını, taşımazı diğer davalıdan satın aldıktan sonra noterden 17.04.1996 tarihinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile taşınmazı dava dışı şirkete teslim ettiğini ayrıca diğer davalının Tedaş`a verdiği 20.05.2003 tarihli dilekçesi ile borcu üstlendiğini, bunun da tüketimi kendisinin yaptığını veya inşaatı yapana müsaade ettiğinin göstergesi olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, ticari tarife üzerinden davalılardan Adnan ile idare arasında yapılan abone sözleşmesi, taşınmazı Adnan`dan alan ve kullananın diğer davalı olması, icra dosyası, bilirkişi raporu, toplanan delillere göre, abone ve kullanıcı sıfatını haiz davalıların elektrikten ve abonelikle ilgili ödemelerden sorumlu oldukları, asıl borç miktarı olan 6.746.20.-YTL`den her iki davalının sorumluluğunun bulunduğu ancak BK`nun 96. maddesi delaleti ile 44. maddesi gereği gecikme cezasından takdiren % 30 indirim yapılmasının takdir olunmasına göre, davanın kısmen kabulüne, davalıların icra dosyasına itirazlarının “6.746.20.-YTL asıl alacak, 6.843.02.-YTL gecikme zammı ki toplam 13.589.23.-YTL yönünden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 48`i geçmemek üzere temerrüt faizi tahakkuk ettirilerek ” iptaline, takibin devamına, alacak likit olduğundan asıl alacağın % 40`ı oranında icra inkar tazminatının tahsilde tekerrüre meydan vermemek kaydıyla davalılardan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin ve davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı tarafın gecikme zammına KDV ilavesi hakkındaki talebi yönünden mahkemece bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.

3- Hükmedilen asıl alacağın bir kısmının kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak likit (belirlenebilir, hesapedilebilir) nitelikte olmadığından bu kısım yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması diğer bozma nedenidir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin öteki temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (3) nolu bentte belirtilen sebeplerle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yazın

(required)

(gerekli)