İletişimin Tespiti – Tesadüfen Elde Edilen Deliller Yasal Delil Kabul Edilemez; Yasa Dışı Elde Edilen Deliller Hükme Esas Alınamaz

Özet:Sanıklar, taammüden adam öldürme ve izinsiz silah taşıma suçlarından yargılanmışlardır. 5271 SK`nın 135. maddesinde, iletişim tespiti yapılacak suçlar sayılmıştır. Bu suçlar arasında adam öldürme suçları da bulunmaktadır. Dosya kapsamından, sanığa ait iletişim tespiti tutanaklarının tesadüfen elde edilmiş delil niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Tesadüfen elde edilen deliller yasal delil olarak kabul edilemez. Sanık hakkında iletişimin tespiti kararı bulunmadığından hükme dayanak yapılan iletişim tespiti tutanakları yasa dışı elde edilmiş delil niteliğindedir. Yasa dışı elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Sanık hakkında elde edilen diğer deliller de mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığından beraate karar verilmesi gerekir.

YARGITAY 1.CEZA DAİRESİ
Tarih: 6.9.2009 Esas: 2008/8783 Karar: 2009/437

– AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ m.6,8
– 2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m.20,38
– 5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m.83
– 5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m.133,138,217

C`yi taammüden öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık Alp, işbu suçlara yardımdan sanık Alper`in yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine, Alper`in izinsiz silah taşımaktan beraatine ilişkin (KASTAMONU) Ağır Ceza Mahkemesi`nden verilen 14.04.208 gün ve 123/181 sayılı hükmün Yargıtay`ca incelenmesi sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanıklar duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen re`sen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığı`ndan tebliğname ile dairemize gönderilmekle; sanıklar hakkında duruşmalı müdahillerin temyizi veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Maktulün reşit olmayan çocukları Nisa ve Elif`e velayeten müdahil olan Serap`ın, 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, müdahiller vekilinin, bu suç yönünden kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Sanık Alp hakkında kurulan hükümlerde, adli sicil kaydında bulunan Kastamonu Asliye Ceza Mahkemesi`nin 19.03.2002 tarih ve 14/192 sayılı ilamı ile ilgili tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3-Sanık Alp`in öldürme ve 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçları yönünden:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın öldürme ve 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul, 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçu bakımından, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede, yasal savunmaya, tahrike yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
A) 6136 Sayılı Kanuna muhalefet suçu ile ilgili olarak kurulan hükmün, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
B) Öldürme suçu ile ilgili olarak,
a) Dosya kapsamına göre, sanık ile maktulün Kastamonu Otogarı`nda işletmecilik yaptıkları ve birbirlerini tanıdıkları, olay tarihinde sanık ile maktulün çarşıda karşılaştıkları, maktulün sanığa bir konu hakkında konuşmak için yazıhanesine geleceğini söylediği, sanığın da bunu kabul ettiği, maktulün akşam saatlerinde sanığı cep telefonundan arayıp geleceğini bildirdiği, aradan geçen zamana rağmen maktulün gelmemesi üzerine bu kez sanığın maktulü cep telefonundan arayarak acele etmesini istediği, bu görüşmeden sonra HTSL raporlarından da anlaşılacağı üzere maktulün, 17 dakika ara ile iki kez daha sanığı aradıktan sonra sanığın işyerine geldiği, burada sanığın maktulü tabanca ile ateş ederek öldürdüğü olayda, sanığın maktulü öldürme konusunda karar verip bir plan yaptığına, bu kararında sebat ve ısrar gösterip makul bir süre geçmesine rağmen dönmediğine ve olay günü maktulü bu plan gereği öldürdüğüne ilişkin yeterli ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, olayda tasarlamanın şartlarının bulunmadığı gözetilmeden, kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar vermek yerine, yazılı şekilde tasarlayarak öldürme suçundan mahkûmiyet hüküm kurulması;
b) Kabule göre;
Sanık lehine olan yasanın belirlenmesi amacıyla, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK`nun karşılaştırılması sırasında, 5237 sayılı TCK`nun 82/1-a, 62. ve 53. maddeleri ile yapılacak uygulamanın sanık lehine olacağının düşünülmemesi; 2- Sanık Alper`in öldürme suçu yönünden:
4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Kanunu hükümlerine göre iletişimin tespiti sınırlı olarak sayılmış suç tipleri bakımından, sınırlı durumlarda yapılmaktayken, 5271 sayılı CMK`nun yürürlüğe girmesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun`un 18. maddesi uyarınca 4422 Sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmlış, 5271 sayılı CMK`nun 135. maddesi ile yeniden düzenlenmiş, düzenleme ile iletişimin tespiti yapılabilecek suçlyarın sayısı artırılmış, bu suçlar arasında 5237 sayılı TCK`nun 81, 82 ve 83. maddelerindeki öldürme suçları da dahil edilmiştir. 5271 sayılı CMK`nun 138. maddesi, yürürlükten kalkan 4422 Sayılı Kanundan farklı olarak bir başka suçun işlendiği şüphesini uyandıracak şekilde tesadüfen elde edilen delillerin değerlendirilmesi olanağını tanımış, bu delillerin dikkate alınabilmesi için de söz konusu suçun TCK`nun 135. maddesinde sayılan suçlardan olması gerektiğini belirtmiştir. Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulurken, delil olarak kabul edilen sanık ile tanık Nurettin arasında gerçekleşen telefon dinleme kayıtları, tanık Nurettin`in de içinde bulunduğu soruşturma sırasında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi`nin 06.06.2004 tarih ve 2004/11145 Değişik İş numaralı iletişimin dinlenmesi ve tespiti kararı ile elde edilmiştir. Bu dinleme kararı doğrultusunda, olay günü olan 19.08.2004 ve bir gün sonrası 20.08.2004 tarihleri arasında 2 kez tanık Nurettin`in sanığı cep telefonundan araması sırasında olayla ilgili görüşmeler tespit edilmiştir.
Sanığa ait olan iletişimin tespiti tutanakları tesadüfen elde edilmiş delil niteliğindedir. 4422 Sayılı Kanun, tesadüfen elde edilmiş delillerle ilgili bir düzenleme getirmediği gibi, 5271 sayılı CMK`nun 138. maddesi de söz konusu iletişimin tespiti tutanaklarına yasal bir delil niteliği kazandırmamaktadır. Zira tesadüfen 19.08.2004 tarihinde tespit edilen ilk görüşmeden sonra bu durum Cumhuriyet Savcısına bildirilmemiş, davayı gören mahkemenin 11.02.2005 tarihli yazısı ile istenen tespit tutanakları, iletişimin tespiti kararını veren Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi`nin 30.03.2005 tarih ve 2005/81 numaralı yazısı ile gönderilmiş, dosyaya da 07.04.2005 tarihinde girmiştir.
Sanık hakkında iletişimin tespit kararı da bulunmadığından, hükme dayanak yapılan iletişimin tespiti tutanaklarının yasa dışı elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, yasa dışı elde edilmiş delillerle, T.C. Anayasası`nın 20, 38/6, AİHS`in 6, 8 ve CMK`nun 217/2. maddesi uyarınca, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu`nun, 03.02.2006 gün, 2006/5, md. 154 Esas 2007/145 Karar, 14.04.2006 gün, 2006/5 md. 23 Esas 2007/167 Karar ve 22.01.2008 gün, 2007/5. md. 101 Esas 2008/3 Karar numaralı ilam da dikkate alınarak, mahkûmiyet yönünde hüküm kurulamadığı, dosya içeriğine ve oluşa göre, sanık hakkında elde edilen başka delillerin de maktulü öldürmesi için diğer sanık Alp`i azmettirdiğini ya da fer`an katıldığını kabule ve mahkûmiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Usul ve yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, re`sen de temyize tabi hükmün, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, sanık Alper`in TAHLİYESİNE, başka “suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse, salıverilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı`na yazı yazılmasına, 06.02.2009 gününde, Üye Hakim Ş.İ. ve Üye Hakim S.A.`nın değişik gerekçeleri ve oybirliği ile karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Dosyada bulunan telefon dinleme tutanaklarına göre olay günü maktulü olay yerine davet edenin sanık Alp olmayıp, aksine ısrarla görüşmek isteyenin maktul Cihangir olduğu, yine ani gelişen kasıt sonucu, sanık Alp`in maktulü birden çok ateş ederek öldürdüğü, bu kabul altında tasarlamadan söz edilemeyeceği gibi, ağabeyi olan diğer sanık Alper`in de sanık Alp`i azmettirmesinden söz edilemeyeceğinden, sonuçta; sanık Alper`in yüklenen tüm suçlardan beraatine, sanık Alp`in ise kasten insan öldürme ve yasak silah suçlarından mahkûm edilmesi görüşü ile sadece bu gerekçe ile hükmün bozulması gerektiği görüşündeyiz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yazın

(required)

(gerekli)