Hakka Dayanmayan Sadece Zilyetliğe Dayalı El Atmanın Önlenmesi Davalarında Sulh Hukuk Mahkemeleri Görevlidir

Özet:Davacı, zilyetliği altındaki taşınmaza vaki el atmanın önlenmesi talebinde bulunmuştur. Dava, zilyetliğe dayalı olarak açılmıştır; başka bir hakka dayanılmamıştır. TMK, mal üzerinde zilyetlikten başka hakkı bulunmayan kişilerin zilyetliğini korumaya yönelik hükümler ihtiva etmektedir. Hakka dayanmayan, sadece zilyetliğe dayalı el atmanın önlenmesi davalarında sulh hukuk mahkemeleri görevlidir. Sulh hukuk mahkemesinin davanın esasına girmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı vermesi usul ve yasaya aykırıdır.

YARGITAY 8.HUKUK DAİRESİ

Tarih: 22.1.2009 Esas: 2008/6010 Karar: 2009/185

– 1086 sayılı HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU m.7,8,27
– 4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m.973,981

S.S. Numune Konut Yapı Kooperatifi ile ……….. Belediye Başkanlığı ve dahili davalı Orman Genel Müdürlüğü aralarındaki el atmanın önlenmesi davasında mahkemenin görevsizliğine dair Pendik Sulh Hukuk Hakimliği`nden verilen 03.06.2008 gün ve 1573/960 sayılı hükmün Yargıtay`ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin dava konusu taşınmazın zilyedi olduğunu, davalı ……… Belediyesi`nin tel çitleri söküp kaldırmak ve meyve fidanlarına zarar vermek suretiyle taşınmaza el attığını, dava konusu gayrimenkulde mevcut su kuyusunu da kapatacağına ilişkin sözlü beyanları nedeniyle müvekkili kooperatifin mağdur olmaması için zilyetliğe vaki müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ……….. Belediyesi ile davaya katılan Orman Genel Müdürlüğü vekili, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının 2/B maddesi uygulaması yapılmış Hazine arazisi üzerinde ileri sürdüğü hakkı nedeniyle açtığı davanın sadece zilyetlikten ibaret olduğunun ileri sürülemeyeceği açıklanarak davanın hakka dayalı bir dava olduğu belirtilip Asiye Hukuk Mahkemesi`nin görevli olduğu açıklanıp görevsizlik kararı verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uygulaması yapılarak Hazineye bırakıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi, bu husus mahkemenin de gerekçesinde açıkladığı gibi kabulündedir. Davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğine dayanarak davalının müdahalesinin önlenmesini istediği de açıktır. Davacı, zilyetlikten başka herhangi bir hakka dayanmamıştır. Mahkemenin davanın hakka dayalı bir dava olduğu yolundaki görüşüne katılmak mümkün değildir. TMK`nun 981 ve müteakip maddeleri, mal üzerinde zilyetlikten başka hiçbir hakkı bulunmayan kimsenin zilyetliğini korumak üzere konulmuş hükümleri ihtiva etmektedir. Davacı, taşınmazın TMK`nun 973. maddesi anlamında fiili hakimiyeti bulunan zilyedidir. Davacı sadece zilyetliğini ileri sürdüğüne göre, Sulh Hukuk Mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünün sağladığı kolaylıklardan faydalandırılmalıdır. Bu davada zilyetliğin arkasında ayni (nesnel) veya şahsi (kişisel) bir hak bulunmamaktadır. Dolayısıyla davanın zilyetliğin korunması kapsamında değerlendirilip sonuçlandırılması gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesi`nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün HUMK`nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu`nun (1) sayılı Tarifesinin A) Mahkeme Harçları bölümünün sonuna (IV) nolu bölüm eklenmesine ilişkin 5766 Sayılı Kanunun 11. maddesi 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla anılan bölümde belirtilen “60.-YTL” temyiz başvuru harcının temyiz edenden alınarak Hazineye irad kaydına ve 14,00.-TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.01.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yazın

(required)

(gerekli)