Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/10944 E., 2005/13157 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/10944 E., 2005/13157 K.
İÇTİHAT ÖZETİ : Davada, ecrimisil ve kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Somut olayda, davacıya ait işyerinin davadışı oğlu tarafından davalıya kiraya verildiği, davacı ile davalı arasında bir kira ilişkisinin bulunduğu sabittir. O halde; davanın ıslah edilmiş şekline göre, yani kira sözleşmesine göre çözülmesi gerektiği ve buna istinaden de davalı malikin davalı kiracıdan ödenmeyen kira paralarını isteyebileceği gözetilmeden hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

DAVA : Dava dilekçesinde 1.000.000.000 lira ecrimisilin, ıslah dilekçesi ile de 9.170.000.000 lira kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davada, davacıya ait işyerinin 2000 yılından beri davalının işgalinde olduğu, ileri sürülerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 1.000.000.000 lira ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenilmiştir.
Davacı vekili, 7.10.2004 tarihli dilekçesinde ise; bilirkişi raporu doğrultusunda davayı ıslah ederek 10.470.000.000 lira kira alacağının tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 84.maddesine göre ıslah yargılamanın sonuna kadar yapılabilir.
Islah ile fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş olan ( yani ek dava açma olanağı bulunan ) davacı müddeabihi artırabileceği gibi, davanın niteliğini de değiştirebilir. Bu husus karşı tarafın onayına veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir.
Somut olayda, davacıya ait işyerinin davadışı oğlu tarafından davalıya kiraya verildiği, davacı ile davalı arasında bir kira ilişkisinin bulunduğu sabittir.
O halde; davanın ıslah edilmiş şekline göre, yani kira sözleşmesine göre çözülmesi gerektiği ve buna istinaden de davalı malikin davalı kiracıdan ödenmeyen kira paralarını isteyebileceği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine oybirliği ile karar verildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yazın

(required)

(gerekli)