<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçtihatlar &#187; görevli mahkeme</title>
	<atom:link href="http://www.ictihatlar.info/no/gorevli-mahkeme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ictihatlar.info</link>
	<description>Içtihat Bankası. Anayasa Mahkemesi, AHIM, Danıştay ve Yargıtay içtihatları.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Dec 2010 15:13:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-200719-50-e-200750-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-200719-50-e-200750-k/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Jul 2009 08:58:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay Hukuk Genel Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[19-50]]></category>
		<category><![CDATA[50]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[itirazın iptali]]></category>
		<category><![CDATA[Kredi Kartı]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici mahkemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=414</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2007/19-50 K. 2007/50 T. 7.2.2007 • İTİRAZIN İPTALİ ( Banka Kredi Kartı Borcundan Kaynaklanması ve Davacının Banka Olması Nedeniyle Görevli Mahkemenin Genel Mahkemeler Olduğu ) • BANKA KREDİ KARTI BORCUNDAN KAYNAKLANAN DAVA ( İtirazın İptali &#8211; Davacının Banka Olması Nedeniyle Görevli Mahkemenin Genel Mahkemeler Olduğu ) İçtihat ÖZETİ : [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU</p>
<p>E. 2007/19-50</p>
<p>K. 2007/50</p>
<p>T. 7.2.2007</p>
<p>• İTİRAZIN İPTALİ ( Banka Kredi Kartı Borcundan Kaynaklanması ve Davacının Banka Olması Nedeniyle Görevli Mahkemenin Genel Mahkemeler Olduğu )</p>
<p>• BANKA KREDİ KARTI BORCUNDAN KAYNAKLANAN DAVA ( İtirazın İptali &#8211; Davacının Banka Olması Nedeniyle Görevli Mahkemenin Genel Mahkemeler Olduğu )</p>
<p>İçtihat ÖZETİ : Dava, 2004 sayılı İcra ve iflas Kanunu&#8217;nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlık banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır. Davacının banka olması nedeniyle 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu&#8217;nun 44. maddesi dikkate alındığında görevli mahkeme açıkça Genel Mahkemelerdir.<br />
Dava değerine göre davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesinin ise de bu mahkeme ile arasında işbölümü ilişkisi bulunan Asliye Ticaret Mahkemesine usulünce yapılmış işbölümü itirazı da bulunmamakla davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılmaya devam olunmalıdır.<br />
DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesince dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine dair verilen 28.02.2006 gün ve 2005/378-2006/61 sayılı kararın incelenmesi Davacı/alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28.06.2006 gün ve 4898-7064 sayılı ilamı ile;<br />
( &#8230; Davacı vekili, müvekkili banka ile davadışı Sabit Zile arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalının da kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle aleyhlerine başlanılan takibe davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı vekili, akdedilen kredi sözleşmesinin tüketici kredisi olduğunu bildirerek mahkemenin görevli bulunmadığını savunmuştur.<br />
Mahkemece; davalı yanın tüketici sıfatına sahip olduğu gerekçesiyle uyuşmazlığın çözüm yerinin Adana Tüketici Mahkemesi olduğu belirtilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı yanca temyiz edilmiştir.<br />
Dava konusu uyuşmazlık banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır.<br />
Temyiz aşamasında 01.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 44. maddesinde &#8220;Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun&#8217;un 22. ve 23. maddesi hükümlerinin kart çıkaran kuruluşlar tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.<br />
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında res&#8217;en dikkate alınması gerekir. Görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olmasının bir başka sonucu da görev konusunda taraflar için bir müktesep hakkın doğmayacağı ilkesidir. Nitekim 4.2.1959 tarihli ve 13/5 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında bu ilke çok açık ve kesin biçimde vurgulanmıştır. Bu nedenledir ki, sonradan çıkan bir kanunla kabul edilen görev kuralı geçmişe etkili bir biçimde uygulanır ve davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme yeni bir kanunla görevsiz hale gelmiş ise görevsizlik kararı verilmesi zorunludur.<br />
Somut olayda davacının sıfatına göre, davanın genel mahkemede görülmesi gerektiğinden 5464 Sayılı Yasanın 44. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir&#8230; ),<br />
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.<br />
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:<br />
KARAR : Dava, 2004 sayılı İcra ve iflas Kanunu&#8217;nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.<br />
Davacı/alacaklı banka ile dava dışı borçlu Sabit Z.arasında 10.06.2002 tarihinde düzenlenen kredili mevduat hesabı ( KMH ) sözleşmesinde davalı/borçlu Seyfi A.&#8217;nın garantör sıfatıyla imzası bulunmaktadır.<br />
Adana 7.İcra Müdürlüğünün 2005/5425 sayılı takip dosyasında davacı/alacaklı banka asıl borçlu Sabit Z., garantör sıfatıyla imzası bulunan Seyfi A. ve Haydar Z. Aleyhine 23.06.2005 tarihinde ilamsız takibe girişerek 11.692.60 YTL asıl alacak 608.98 YIL işlemiş yıllık %75 faiz-13.06.2005 t.den itibaren- 30.45 YTL ®5.00 BSMV olmak üzere toplam 12.332.03 YTL alacak için takibe girişmiş; ödeme emri asıl borçlu ve diğer garantör Sabit Z. İle Haydar Z.&#8217;ye tebliğ edilememiş; garantör sıfatıyla sözleşmede imzası bulunan borçlu Seyfi A.&#8217;ya ise 04.07.2005 tarihinde bizzat tebliğ olunmuştur.<br />
Seyfi A. vekili vasıtasıyla 06.07.2005 tarihinde itiraz ederek; takip ile ilgili borca itiraz etmiş; müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden bankaya böyle bir borcunun olmadığını, ilgili kurumca Adana 3. Noterliğinden gönderilen 20.05.2005 tarihli ihtarnameye verdikleri cevapta borca dayanak gösterilen kredili mevduat hesabı sözleşmesinin müvekkilini taraf yapacak yasal şartları içermediğini, sözleşmedeki tarih, limit ve faiz oranının sonradan doldurulduğunu, hukuka aykırı hile ve haksız biçimde müvekkilinden tahsil imkanı sağlamak için böyle bir yönteme başvurulduğunu, 4077 sayılı Yasaya aykırı davranıldığını, açıkça bildirmelerine karşın bankaca müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, borca dayanak gösterilen sözleşmenin BK.nun ilgili maddeleri ve ruhuna aykırı olduğunu, yasaya uygun şekilde düzenlenmiş bir sözleşme olmadığını, müvekkilinin sadece ll. sayfada tek bir imzası olup, diğer sayfalarda imzasının olmadığını, sözleşmenin limit ve tarih yazılan sayfasında müvekkilinin imzası olmadığını, imzası olmayan bu bölümlerden müvekkilinin sorumlu olmayacağını, takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aleyhe yapılan takibin borçlu olmadıkları için ve borca itiraz ettiklerinden durdurulmasını istemiştir. İtiraz üzerine bu borçlu hakkındaki takibin durdurulmasına 06.07.2005 tarihinde karar verilmiş; 13.07.2005 tarihinde de aynı yönde karar oluşturulmuştur. Takip diğer borçlular yönünden devam etmektedir.<br />
Takip dayanağı Kredili Mevduat Hesabı ( KMH ) Sözleşmesinde ilk sahifede 10.06.2002 tarihi ve 30030 hesap no, 20503677 müşteri no, 13.000.000.000 TL limit yazılı olup, İskarpine kaşesi ile üç adet imza, 10 sahifede müşteri Sabit Z. adres ve telefonları, ll. sahifede de davalı Seyfi A. ismi ve iki adet imza- ki adres bilgileri boş bırakılmış başkaca bilgi yoktur- ve garantör Haydar Z. adres, telefon ve imzaları ile yine aynı şirket -İskarpino kaşesi- ile bankanın onayı bulunmaktadır.<br />
Davacı/alacaklı banka eldeki davayı 15.11.2005 tarihinde açarak itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Açıklamalarında kullanılan kredinin şirket borçları için alındığı, ticari kredi olduğu, bireysel kredi olmadığı iddiasına dayanmış; davada 4077 sayılı kanunun uygulama yeri olmadığını bildirmiştir.<br />
Davalı/takip borçlusu garantör Seyfi A. ise vekili vasıtasıyla verdiği cevapla sözleşmenin 4077 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğunu, mahkemenin görevsiz olup, Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlikle dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesini ve davanın reddi ile iyiniyetli olmayan alacaklı bankanın %40&#8242;tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini savunmuştur.<br />
Mahkemece taraf delilleri toplanarak, taraf beyanları da alınmış ve heyetçe davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğine işaretle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.<br />
Davacı alacaklı banka vekilinin temyizi üzerine karar Özel Dairece ilk karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5464 sayılı Kanunun 44. maddesi ile yürürlükteki 4077 sayılı Kanunun 22 ve 23. maddeleri hükümleri de nazara alınarak bozulmuş; bozma ilamında davanın tüketici mahkemesi görevine girmediği, davacının alacaklı banka olduğu ve davacının bu sıfatına göre davanın genel mahkemede görülmesi gerektiğine işaret edilerek Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi için karar bozulmuş; davacı alacaklı banka vekili bozmaya uyulmasını istemiş; davalı takip borçlusu vekili takdiri mahkemeye bırakmıştır.<br />
Mahkemece, ilk karardan sonra yürürlüğe giren 5464 sayılı Kanun hükümleri de değerlendirilerek süresinde yapılmış iş bölümü itirazı bulunmadığından genel mahkemeye gönderilmek üzere görevsizlik kararı verilmesi olanağının da kalmadığı vurgulanarak önceki kararda direnilmiştir.<br />
Hükmü temyize Davacı alacaklı banka vekili getirmektedir.<br />
Böylece somut olaydaki uyuşmazlığın çözümünde ilk karardan sonra, bozmadan önce yürürlüğe giren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu&#8217;nun 44. maddesinin nazara alınması gereği ve genel mahkemelerin kural olarak görevli olduğu hususu Özel Daire ve mahkeme arasında uyuşmazlık konusu değildir.<br />
Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık; mahkemenin direnme biçimine göre, Ticaret Mahkemesinin işbölümü itirazı yapılmadığı halde görevsizlikle dosyayı görevli bulunan genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesine gönderme yönünde karar verip veremeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br />
İlkin belirtilmelidir ki, eldeki davaya Tüketici Mahkemesince bakılamayacağında kuşku bulunmadığı gibi bu husus uyuşmazlık konusu da değildir. Mahkeme ve Özel Dairenin de kabulünde olduğu üzere uyuşmazlığın banka kredi kartı borcundan kaynaklanması halinde dahi davacının banka olması nedeniyle 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu&#8217;nun 44. maddesi dikkate alındığında görevli mahkeme açıkça Genel Mahkemelerdir.<br />
Ticaret Mahkemesi ile Genel Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki ise işbölümü ilişkisi olup, usulünce yapılmış bir işbölümü itirazı bulunmamakta bu nedenle eldeki davaya Ticaret Mahkemesince bakılması gerekmektedir.<br />
Bu nedenledir ki, mahkemece direnme kararının gerekçesinde de davacısı banka olan eldeki davada açıkça tüketici mahkemelerinin değil genel mahkemelerin davaya bakma görevinin bulunduğunun kabul edilmesine karşın bununla çelişki oluşturacak biçimde davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.<br />
Bozma ilamının &#8220;Somut olayda&#8221; ifadesiyle başlayan son cümlesinin davacının sıfatına göre, davanın genel mahkemede görülmesi gereğine işaret eden saptaması yerinde ise de &#8220;5464 sayılı yasanın 44. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmek üzere hükmün bozulması&#8221; şeklindeki ifadesi sehve dayalı olup bozma metninden çıkarılmıştır.<br />
Sonuç olarak; davacının sıfatına ve sözleşmenin niteliğine göre davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olmayıp, genel mahkemelere aittir. Dava değerine göre davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesinin ise de bu mahkeme ile arasında işbölümü ilişkisi bulunan Asliye Ticaret Mahkemesine usulünce yapılmış işbölümü itirazı da bulunmamakla davaya Asliye Ticaret Mahkemesince bakılmaya devam olunmalıdır.<br />
Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle; Mahkemenin görevsizliğe ilişkin direnme kararının bozulması gerekir.<br />
SONUÇ : Davacı/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle direnme kararının HUMK. 429. maddesi gereğince görev yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, 07.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/" title="Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1998/7885 E., 1998/9218 K.">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1998/7885 E., 1998/9218 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-20077905-e-20081632-k/" title="Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2007/7905 E., 2008/1632 K.">Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2007/7905 E., 2008/1632 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/islah-dilekcesi-verilerek-dava-dilekcesindeki-faiz-baslangic-tarihi-degistirilemez/" title="Islah Dilekçesi Verilerek Dava Dilekçesindeki Faiz Başlangıç Tarihi Değiştirilemez">Islah Dilekçesi Verilerek Dava Dilekçesindeki Faiz Başlangıç Tarihi Değiştirilemez</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-200719-50-e-200750-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 23:19:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 16.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2003/4594]]></category>
		<category><![CDATA[2003/9280]]></category>
		<category><![CDATA[ağır ceza mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[asliye ceza mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[geçesiz taahhüt]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[icra ceza mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[statü]]></category>
		<category><![CDATA[suç]]></category>
		<category><![CDATA[taahhüdü ihlal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=402</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 16. HUKUK DAİRESİ içtihatı Esas no. 2003/4594 Kara no. 2003/9280 Tarih. 15.10.2003 İÇTİHAT ÖZETİ : İcra Ceza Mahkemeleri Asliye Ceza Mahkemeleri statüsünde bulunduğundan CMUK&#8217;nun 299. maddesi uyarınca İcra Ceza Mahkemesince verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi görevi Ağır Ceza Mahkemesine aittir. Bu husus gözetilmeksizin Asliye Ceza Mahkemesince itirazın incelenmesi isabetsiz bulunmaktadır. Ancak; sanığın taahhüdünü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY 16. HUKUK DAİRESİ içtihatı</p>
<p>Esas no. 2003/4594<br />
Kara no. 2003/9280<br />
Tarih. 15.10.2003</p>
<p><em>İÇTİHAT ÖZETİ : İcra Ceza Mahkemeleri Asliye Ceza Mahkemeleri statüsünde bulunduğundan CMUK&#8217;nun 299. maddesi uyarınca İcra Ceza Mahkemesince verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi görevi Ağır Ceza Mahkemesine aittir. Bu husus gözetilmeksizin Asliye Ceza Mahkemesince itirazın incelenmesi isabetsiz bulunmaktadır. Ancak; sanığın taahhüdünü içeren taahhüt tutanağında ödenecek toplam borç miktarının tüm fer&#8217;ileri ile birlikte açıkça belirlenip gösterilmemiş olması nedeniyle sanığın taahhüdü hukuken geçersiz olup atılı suç oluşmayacağından ve bu nedenle mahkumiyete dair hüküm kurulması da isabetsiz bulunduğundan itirazla ilgili prosedürün işletilmesine gerek görülmemiştir. </em></p>
<p><em> </p>
<p><strong>DAVA :</strong> Taahhüdü ihlal suçundan sanık Ali&#8217;nin İİK&#8217;nun 340. maddesi gereğince 1 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ç İcra Ceza Mahkemesinin 29.8.2001 gün ve 2000/303 esas, 2001/262 sayıyı kararı ve dosyası ile anılan cezanın ertelenmesi talebinin reddine dair aynı mahkemenin 24.6.2002 gün ve 2002/107 müteferrik sayılı kararı, bu karara vaki itirazın reddine dair Ç Asliye Ceza Mahkemesinin 4.11.2002 gün ve 2002/108 müteferrik sayılı kararı incelendi.<br />
Sanığın ödeme taahhüdünü içeren 8.11.2000 tarihli haciz tutanağında ödenecek toplam borç miktarının bütün fer&#8217;ileri ile birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmemiş olması nedeniyle sanığın taahhüdünün hukuken geçersiz bulunduğu gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulmasında, kabule göre de İcra Ceza Mahkemesince verilen kararlar hakkındaki itirazın incelenmesinde CMUK&#8217;nun 229. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevli bulunduğunun gözetilmemiş olmasında isabet görülmediğinden anılan kararın CMUK&#8217;nun 343. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü&#8217;nün 1.4.2003 gün ve 15531 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.3.2003 gün ve Y.E.2003/58509 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla, gereği görüşüldü: </em><br />
<strong>KARAR :</strong> Öncelikle İcra Ceza Mahkemeleri Asliye Ceza Mahkemeleri statüsünde bulunduğundan CMUK&#8217;nun 299. maddesi uyarınca İcra Ceza Mahkemesince verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi görevi Ağır Ceza Mahkemesine aittir. Bu husus gözetilmeksizin Asliye Ceza Mahkemesince itirazın incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmaktadır.<br />
Ancak; sanığın taahhüdünü içeren 8.11.2000 günlü taahhüt tutanağında ödenecek toplam borç miktarının tüm fer&#8217;ileri ile birlikte açıkça belirlenip gösterilmemiş olması nedeniyle sanığın taahhüdü hukuken geçersiz olup atılı suç oluşmayacağından ve bu nedenle mahkumiyete dair hüküm kurması da isabetsiz bulunduğundan itirazla ilgili prosedürün işletilmesine gerek görülmemiştir.</p>
<p><strong>SONUÇ :</strong> Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın yazılı emre atfen düzenlediği tabliğname yerinde görüldüğünden Ç İcra Ceza Mahkemesinden verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılan 29.8.2001 gün ve 2000/303 esas 2001/262 sayılı kararının CMUK&#8217;nun 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-200714274-e-200856-k/" title="Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/14274 E., 2008/56 K.">Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/14274 E., 2008/56 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081500-e-20082855-k/" title="Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K.">Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-200713856-e-2008336-k/" title="Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/13856 E., 2008/336 K.">Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/13856 E., 2008/336 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-20081472-e-20082310-k/" title="Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2008/1472 E., 2008/2310 K.">Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2008/1472 E., 2008/2310 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/7cd/yargitay-7-ceza-dairesi-20063986-e-2008908-k/" title="Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2006/3986 E., 2008/908 K.">Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2006/3986 E., 2008/908 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 22:59:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2002/458]]></category>
		<category><![CDATA[2002/920]]></category>
		<category><![CDATA[fazlaya ilişkin haklar]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[kısmi dava]]></category>
		<category><![CDATA[maddi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[saklı tutulması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=396</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ Esas no. 2002/458 Karar no. 2002/920 Tarihi. 29.1.2002 İÇTİHAT ÖZETİ : Alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Davamızda, davacının almaya hak kazandığı tazminatın tamamı 6.208.723.764 liradır ve davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuştur. Bu durumda, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ</p>
<p>Esas no. 2002/458<br />
Karar no. 2002/920<br />
Tarihi. 29.1.2002</p>
<p><em>İÇTİHAT ÖZETİ : Alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.<br />
Davamızda, davacının almaya hak kazandığı tazminatın tamamı 6.208.723.764 liradır ve davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuştur.<br />
Bu durumda, alacağın tamamına göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekir.</em><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">DAVA :</span></strong> Dava dilekçesinde 10.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">KARAR :</span></strong> Davada, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000.000 lira maddi tazminatın tahsili talep edilmiştir.<br />
Mahkemece; davacının fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere davanın ( talep gibi )kabulüne karar verilmiştir.<br />
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 6.208.723.764 lira maddi zararı olduğu belirtilmiştir.<br />
HUMK.&#8217;nun 4/2 maddesine göre, alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.<br />
Davamızda, davacının almaya hak kazandığı tazminatın tamamı 6.208.723.764 liradır ve davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuştur.<br />
Bu durumda, alacağın tamamına göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">SONUÇ :</span></strong> Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.1.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-200719-50-e-200750-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/" title="Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1998/7885 E., 1998/9218 K.">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1998/7885 E., 1998/9218 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-20016816-e-20024172-k/" title="Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2001/6816 E., 2002/4172 K.">Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2001/6816 E., 2002/4172 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-2005790-e-20062934-k/" title="Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2005/790 E., 2006/2934 K.">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2005/790 E., 2006/2934 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1998/7885 E., 1998/9218 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 22:55:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 11.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[1998/7885]]></category>
		<category><![CDATA[1998/9218]]></category>
		<category><![CDATA[alacak]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[itirazın iptali]]></category>
		<category><![CDATA[kısmi itiraz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=394</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ Esas. 1998/7885 Karar. 1998/9218 Tarih. 21.12.1998 İçtihat özeti:  Dava, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, asıl alacağın işlemiş faiz ve diğer fer&#8217;ileri ile birlikte tahsili için davalı aleyhinde icra takibine başlamıştır. Davalı ise ödeme emrinde yazılı borç miktarının bir kısmına itiraz etmiştir. Bu durumda görevli mahkeme, HUMK.nun 4/son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ</p>
<p>Esas. 1998/7885<br />
Karar. 1998/9218<br />
Tarih. 21.12.1998</p>
<p><em>İçtihat özeti:  Dava, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, asıl alacağın işlemiş faiz ve diğer fer&#8217;ileri ile birlikte tahsili için davalı aleyhinde icra takibine başlamıştır. Davalı ise ödeme emrinde yazılı borç miktarının bir kısmına itiraz etmiştir. Bu durumda görevli mahkeme, HUMK.nun 4/son maddesinde yer alan &#8220;alacağın tamamı münazaalı değîlse, dava olunan kısma bakılır&#8221; hükmü gereğince tayin olunmalıdır. </em></p>
<p><em> </p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">DAVA :</span></strong> Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 5.5.1998 tarih ve 1339-484 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: </em><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">KARAR :</span></strong> Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin Nevşehir bayii olduğunu, müvekkilinin aynı bölgede başka bayilikler vermesine kızan davalının bakiye 129.040.000 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine &#8220;gönderilen mallardan 75.000.000 TL lık kısmının kısmen kusurlu, kısmen de noksan olduğunu&#8221; gerekçe göstererek takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 dan az olmamak üzere icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .<br />
Davalı davaya yanıt vermemiştir.<br />
Mahkemece toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle dava değerinin mahkemenin görevini aştığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br />
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.<br />
1-Dava, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, 129.040.000 TL lık asıl alacağın işlemiş faiz ve diğer fer&#8217;ileri ile birlikte tahsildi için davalı aleyhinde icra takibine başlamıştır. Davalı ise 22.10.1997 tarihli dilekçe ile ödeme emrinde yazılı borç miktarından 75.000.000 TL lık kısma itiraz etmiştir. Görevli mahkeme, HUMK.nun 4/son maddesinde yer alan &#8220;alacağın tamamı münazaalı değîlse, dava olunan kısma bakılır&#8221; hükmü gereğince tayin olunmalıdır. Buna göre takip dosyasında alacağın 75.000.000 TL lık kısmına itiraz olunduğu, itiraz olunan kısma ilişkin olarak işbu davanın açıldığı, 11.11.1997 dava tarihi itibariyle 100.000.000 TL na kadara davaların Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğu gözardı edilerek, takip miktarının tümü dikkate alınmak suretiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir .<br />
2-Kabule göre ise; Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilk itiraza konu olan iş bölümü hususunun, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararında re’sen nazara alınması da doğru değildir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">SONUÇ :</span></strong> Yukarıda açılanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.1998 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-200719-50-e-200750-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/itirazin-iptali-icra-inkar-tazminati-bilirkisi-raporu-ve-takdire-dayali-belirlenen-alacak-likit-ve-belli-kabul-edilemez/" title="İtirazın İptali, İcra İnkar Tazminatı &#8211; Bilirkişi Raporu ve Takdire Dayalı Belirlenen Alacak Likit ve Belli Kabul Edilemez">İtirazın İptali, İcra İnkar Tazminatı &#8211; Bilirkişi Raporu ve Takdire Dayalı Belirlenen Alacak Likit ve Belli Kabul Edilemez</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-198712-606-e-1998257-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1987/12-606 E., 1998/257 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1987/12-606 E., 1998/257 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2008/137 E., 2008/1671 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2008137-e-20081671-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2008137-e-20081671-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 11:53:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/137]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1671]]></category>
		<category><![CDATA[2828]]></category>
		<category><![CDATA[4787]]></category>
		<category><![CDATA[5395]]></category>
		<category><![CDATA[aile mahkemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[ergin]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[husumet]]></category>
		<category><![CDATA[koruma kararının kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[korunma kararı]]></category>
		<category><![CDATA[korunmaya muhtaç çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[vasi]]></category>
		<category><![CDATA[veli]]></category>
		<category><![CDATA[yasal temsilci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2008/137 E.,2008/1671 K. İçtihat Özeti: Korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde, bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemesi&#8217;ne aittir. Korunma kararının kaldırılması davasının, hakkında korunma kararı alınmış çocuğa, çocuk ergin değilse yasal temsilcisine yöneltilmesi gerekir.   İçtihat Metni : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2008/137 E.,2008/1671 K.</p>
<p>İçtihat Özeti:</p>
<ul>
<li><em>Korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde, bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemesi&#8217;ne aittir.</em></li>
<li><em>Korunma kararının kaldırılması davasının, hakkında korunma kararı alınmış çocuğa, çocuk ergin değilse yasal temsilcisine yöneltilmesi gerekir.</em></li>
</ul>
<p> </p>
<p>İçtihat Metni :</p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.</p>
<p>1- Dava, 2828 sayılı Kanun&#8217;a göre alınmış olan korunma kararının kaldırılmasına ilişkindir. Sözü edilen Kanun, korunmaya muhtaç çocukların, ergin oluncaya kadar, bu Kanun hükümlerine göre kurulan sosyal hizmet kuruluşlarında bakılıp gözetilmeleri hususundaki tedbirin görevli ve yetkili mahkemece alınacağını hükme bağlamış (2828 s. K. m. 22/1), görevli ve yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğunu göstermemiştir. Kanun&#8217;un 24. maddesi de, korunma kararı alınmasını gerektiren şartların ortadan kalkması halinde, kurum yetkililerinin önerisi üzerine mahkemece, çocuk ergin olmadan kaldırılabileceği gibi, ergin olduktan sonra da, çocuğun rızası alınmak şartıyla ve bu maddede gösterilen şartların varlığı halinde korunma kararının devamına karar verilebileceğini hükme bağlamıştır.<br />
 <br />
09.01.2003 tarihinde kabul edilen ve 18.01.2003 tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayınlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun&#8217;un 6. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ise; görev alanına giren konularda, bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunan veya manen terk edilmiş halde kalan küçüğü, ana ve babadan alarak bir aile yanına veya resmi ya da özel sağlık kurumuna veya genel veya katma bütçeli daireler ve benzeri yerlere yerleştirmeye ilişkin tedbirin Aile Mahkemelerince alınacağını hükme bağlamıştır. 03.07.2005 tarihinde kabul edilen ve 15.07.2005 tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayınlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alma yetkisini çocuk mahkemelerine vermiş (5395 s. K. m. 7/7), bu Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik&#8217;te (R.G. 24.12.2006 ve 26386) &#8220;Mahkemenin&#8221;, müstakil çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde aile ya da asliye hukuk mahkemeleri ile suça sürüklenen çocuklar yönünden ceza mahkemelerini ifade ettiği belirtilmiştir (Yönetmelik m. 4/e).</p>
<p>Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerine göre, 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu&#8217;nun yürürlüğe girmesiyle, 2828 sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemelerinin görevi kapsamına alınmıştır. İşin esasıyla ilgili karar vermek görevi, sonradan yürürlüğe giren yukarıda bahsedilen kanunlarla değiştiğine göre, davaya bakmakla Aile Mahkemesi görevlidir. O halde, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.</p>
<p>2- Kabule göre de;</p>
<p>2828 sayılı Yasa uyarınca alınmış olan korunma kararının kaldırılmasına yönelik istek, korunma altında bulunan çocuğun hak ve menfaatleriyle de ilgilidir. 6u nedenle, davanın; hakkında korunma karan alınmış olan çocuğa, çocuk ergin değilse yasal temsilcisine (veli veya vasisine) yöneltilmesi, onların da göstereceği deliller varsa toplanıp, sözü edilen Yasa&#8217;nın 24. ve müteakip maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca karar oluşturulması gerekir. Olayda, korunma kararı, davalı kurumun başvurusu üzerine evrak üzerinde yapılan inceleme ile kaldırılmış, çocuğun yasal temsilcisine husumet yöneltilmediği gibi, karar da bunlara tebliğ edilmemiştir.<br />
 <br />
Koruma altına alınmış olan çocuk daha sonra ergin olduğuna göre, ona husumet yöneltilmeden, gösterdiği takdirde delilleri toplanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.</p>
<p>Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple (BOZULMASINA), bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 18.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-20084-153-e-2008139-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2008/4-153 E., 2008/139 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2008/4-153 E., 2008/139 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/2cd/yargitay-2-ceza-dairesi-200716693-e-20081917-k/" title="Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2007/16693 E., 2008/1917 K.">Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2007/16693 E., 2008/1917 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-200719-50-e-200750-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2008137-e-20081671-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/14274 E., 2008/56 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-200714274-e-200856-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-200714274-e-200856-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 18:48:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 5.Ceza Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/14274]]></category>
		<category><![CDATA[2008/56]]></category>
		<category><![CDATA[5235]]></category>
		<category><![CDATA[5237]]></category>
		<category><![CDATA[5320]]></category>
		<category><![CDATA[asliye ceza mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[cd satış]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[görevsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[görüntü]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[içerik]]></category>
		<category><![CDATA[müstehcen]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[sulh ceza mahkemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=144</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 5.Ceza Dairesi 2007/14274 E.,2008/56 K. İçtihat Özeti: Sanığın satışa sunduğu ileri sürülen CD&#8217;lerde şiddet kullanılarak, hayvanlarla ve doğal olmayan yollardan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntülerin yer aldığının bildirilmesi karşısında, eyleminin 5237 sayılı tck&#8217;nın 226/4. maddesinde yer alan suçu oluşturabileceği ve yargılama yapma görevinin asliye ceza mahkemesi&#8217;ne ait olduğu gözetilmelidir. İçtihat Metni: Müstehcenlik suçundan sanık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 5.Ceza Dairesi 2007/14274 E.,2008/56 K.</p>
<p>İçtihat Özeti: <em>Sanığın satışa sunduğu ileri sürülen CD&#8217;lerde şiddet kullanılarak, hayvanlarla ve doğal olmayan yollardan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntülerin yer aldığının bildirilmesi karşısında, eyleminin 5237 sayılı tck&#8217;nın 226/4. maddesinde yer alan suçu oluşturabileceği ve yargılama yapma görevinin asliye ceza mahkemesi&#8217;ne ait olduğu gözetilmelidir.</em></p>
<p>İçtihat Metni:</p>
<p>Müstehcenlik suçundan sanık Z&#8230;&#8217;nin yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair (Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesi)&#8217;nden verilen 01.06.2006 gün ve 2005/1294 Esas, 2006/475 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay&#8217;ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılıgı&#8217;ndan tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:</p>
<p>Bilirkişi raporunda sanığın satışa sunduğu ileri sürülen CD&#8217;lerde şiddet kullanılarak, hayvanlarla ve doğal olmayan yollardan yapılan cinsel davranışlara ilişkin görüntülerin yer aldığının bildirilmesi karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK&#8217;nın 226/4. maddesinde yer alan suçu oluşturabileceği ve bu suçtan dolayı yargılama yaparak delillerin değerlendirilmesi ve suç vasfının belirlenmesi görevinin Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;ne ait olduğu nazara alınarak 5235 sayılı Yasa&#8217;nın 11, geçici 1. ve CMK&#8217;nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,</p>
<p>Kanuna aykırı ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa&#8217;nın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK&#8217;nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-200713856-e-2008336-k/" title="Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/13856 E., 2008/336 K.">Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/13856 E., 2008/336 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-20081472-e-20082310-k/" title="Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2008/1472 E., 2008/2310 K.">Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2008/1472 E., 2008/2310 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/9cd/yargitay-9-ceza-dairesi-20079430-e-2008544-k/" title="Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2007/9430 E., 2008/544 K.">Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2007/9430 E., 2008/544 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200720906-e-200852-k/" title="Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/20906 E., 2008/52 K.">Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/20906 E., 2008/52 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-200714274-e-200856-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081500-e-20082855-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081500-e-20082855-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 23:39:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 20.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1500]]></category>
		<category><![CDATA[2008/2855]]></category>
		<category><![CDATA[3402]]></category>
		<category><![CDATA[6831]]></category>
		<category><![CDATA[davası]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kadastro tespitine itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kesinleşmiş]]></category>
		<category><![CDATA[orman kadastrosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K. İçtihat Özeti: Genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosu kesinleşmiş, kesinleşen kadastronun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla taşınmaza ada ve parsel numarası verildiğine göre, kesinleşen kadastronun tapuya tescil edilmemiş olması kadastro mahkemesinde dava açma hakkı vermez. İçtihat Metni: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K.</p>
<p><em>İçtihat Özeti: Genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosu kesinleşmiş, kesinleşen kadastronun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla taşınmaza ada ve parsel numarası verildiğine göre, kesinleşen kadastronun tapuya tescil edilmemiş olması kadastro mahkemesinde dava açma hakkı vermez.</em></p>
<p>İçtihat Metni:</p>
<p>Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:</p>
<p>Davacı, kadastro sırasında 776.04 m2 yüzölçümüyle adına tespit edilen K&#8230; Köyü 108 ada 1 sayılı parselin zeminde 19.000 m2 olarak kullandığı halde, büyük bir bölümünün bitişikteki orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen parsel içinde bırakıldığını iddia ederek ve Hazine ile Orman Yönetimi&#8217;ne husumet yönelterek dava açmıştır. Mahkemece, orman parseli hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğini, daha önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun 3402 sayılı Yasa&#8217;nın 22/5. maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılması işlemi yapıldığını, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmazın kesinleşen, ancak henüz tapuya tescil edilmeyen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, kesinleşen orman sınırları içinde olması nedeniyle 3402 sayılı Yasa&#8217;nın 22/5. maddesi gereğince tapu kütüğüne aynen aktarılması amacıyla ada ve parsel numarası verildiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasa&#8217;nın 26/4. maddesinde &#8220;kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar/&#8217; hükmü bulunmaktadır. 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu yapılması halinde; aynı Yasa&#8217;nın 11/1. maddesi hükümlerine göre orman sınırı içine alınan, yani hakkında orman kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler, bu yerin orman olmadığı iddiası ile orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında da o yerin orman olduğu iddiası ile Orman Yönetimi tarafından altı aylık askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesine dava açabilirse de, somut olayda genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosu kesinleşmiş olduğu, 3402 sayılı Yasa&#8217;nın 22/5. maddesi gereğince kesinleşen orman kadastrosunun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla, taşınmaza ada ve parsel numarası verildiğine göre, kesinleşen orman kadastrosunun halen tapuya tescil edilmemiş olması kadastro mahkemesinde dava açma hakkı vermeyeceği, 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 11/1. maddesi gereğince tapulu taşınmazlar hakkında 10 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede davanın görülebileceği, tapu kaydına dayanılmaması halinde orman kadastrosunun kesinleştiğinin takdiri genel mahkemeye ait olacağı (HGK&#8217;nın 28.11.2007 gün ve 20-909/891 S.K.) gözönünde bulundurularak, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek orman kadastrosunun kesinleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p>Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Yusuf&#8217;un temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25.02.2008 günü oybirliği ile karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081302-e-20083731-k/" title="Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1302 E., 2008/3731 K.">Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1302 E., 2008/3731 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-200717152-e-20082026-k/" title="Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2007/17152 E., 2008/2026 K.">Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2007/17152 E., 2008/2026 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/21hd/yargitay-21-hukuk-dairesi-2008693-e-20084391-k/" title="Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2008/693 E., 2008/4391 K.">Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2008/693 E., 2008/4391 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-200714274-e-200856-k/" title="Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/14274 E., 2008/56 K.">Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/14274 E., 2008/56 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081500-e-20082855-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2006/4978 E., 2008/1717 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/10cd/yargitay-10-ceza-dairesi-20064978-e-20081717-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/10cd/yargitay-10-ceza-dairesi-20064978-e-20081717-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 22:53:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 10.Ceza Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2006/4978]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1717]]></category>
		<category><![CDATA[2313]]></category>
		<category><![CDATA[4926]]></category>
		<category><![CDATA[5607]]></category>
		<category><![CDATA[bulundurmak]]></category>
		<category><![CDATA[denetimli serbestlik]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[hint keneviri]]></category>
		<category><![CDATA[izinsiz kenevir ekmek]]></category>
		<category><![CDATA[kullanmak]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2006/4978 E., 2008/1717 K. İçtihat Özeti: İzinsiz kenevir ekmek ve kullanmak için esrar bulundurmak fiillerinin iki ayrı suç oluşturduğu, sanıkların yetiştirdiği kenevir miktarının kullanma sınırlarının üzerinde bulunduğu, sanıkların işledikleri eylemler ile ilgili davaların; gerek suç tarihinde yürürlükte olan 2313 sayılı yasa&#8217;nın 27, gerek hüküm tarihinde yürürlükte olan 4926 sayılı yasa&#8217;nın 30 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2006/4978 E., 2008/1717 K.</p>
<p><em>İçtihat Özeti: İzinsiz kenevir ekmek ve kullanmak için esrar bulundurmak fiillerinin iki ayrı suç oluşturduğu, sanıkların yetiştirdiği kenevir miktarının kullanma sınırlarının üzerinde bulunduğu, sanıkların işledikleri eylemler ile ilgili davaların; gerek suç tarihinde yürürlükte olan 2313 sayılı yasa&#8217;nın 27, gerek hüküm tarihinde yürürlükte olan 4926 sayılı yasa&#8217;nın 30 ve geçici 1. maddeleri, gerekse sonradan yürürlüğe giren 5607 sayılı yasa&#8217;nın 17 ve geçici 1. maddeleri gereğince birlikte kovuşturulup karara bağlanması doğru değildir.</em></p>
<p>İçtihat Metni:</p>
<p>İzinsiz hint keneviri ekmek ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçlarından sanıklar Ayhan ve Cengiz hakkında (Bayındır Asliye Ceza Mahkemesi)&#8217;nce yapılan yargılama sonunda; 28.10.2005 tarihinde 2005/249 esas ve 2005/431 karar sayı ile bu fiiller tek suç kabul edilerek, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma isteğiyle dava dosyasının tebliğname ekinde 11.04.2006 tarihinde Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
 <br />
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;</p>
<p>1- İzinsiz kenevir ekmek ve kullanmak için esrar bulundurmak fiillerinin iki ayrı suçu oluşturduğu; sanıkların yetiştirdikleri kenevirlerin 81 kök olması, 9 kökünü söküp kurumaya bırakmaları ve kriminal polis laboratuarı tarafından düzenlenen raporda kenevirlerin tamamından net 1344 gram esrar elde edileceğinin belirtilmesi, bu miktar esrarın kullanma sınırlarının üzerinde bulunması nedeniyle, sanıkların kenevirleri, elde edecekleri esrarı kullanmak için yetiştirdikleri kabul edilemeyeceğinden, izinsiz kenevir ekme suçunun, suç tarihinde yürürlükte iken, 5377 sayılı Kanun&#8217;la 08.07.2005 tarihinde madde metninden çıkarılan 5237 sayılı TCK&#8217;nın 191. maddesinin 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan &#8220;Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi, bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır&#8221; hükmünün kapsamına girmediği gözetilmeden; Ceza Genel Kurulu&#8217;nun 22.05.2007 tarihinde verdiği 2007/85-109 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 2313 sayılı Kanun&#8217;un 27. maddesinin yollaması ile gerek hüküm tarihinde yürürlükte olan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu&#8217;nun 30 ve geçici 1. maddelerine, gerekse sonradan yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu&#8217;nun 17 ve geçici 1. maddelerine aykırı olarak, sözü edilen iki suçla ilgili davaların birlikte kovuşturulup karara bağlanması,</p>
<p>2- Kabule göre;</p>
<p>a) Sanıkların izinsiz kenevir ekmek ve kullanmak için esrar bulundurmak fiillerinin iki ayrı suçu oluşturduğu gözetilmeden, her iki fiilin bütünüyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sadece bu suçtan hüküm kurulması,</p>
<p>b) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu iie ilgili olarak; hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun&#8217;la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 191. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında;</p>
<p>aa) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmamış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra uyarınca sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi,</p>
<p>bb) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış ise, birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi, altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebileceği,</p>
<p>cc) Sadece ikinci fıkranın uygulandığı durumlarda, tedavinin ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde davanın düşmesine karar verilmesi, aksi halde birinci fıkra uyarınca ceza tayin edilmesi,<br />
Öngörülmüş olduğundan; bu değişiklik karşısında, uyuşturucu madde kullanmış olan sanıkların hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,</p>
<p>Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi (BOZULMASINA), 04.02.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/10cd/yargitay-10-ceza-dairesi-20066343-e-2008274-k/" title="Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2006/6343 E., 2008/274 K.">Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2006/6343 E., 2008/274 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/uyusturucu-madde-kullanma-kullanmak-icin-uyusturucu-bulundurma/" title="Uyuşturucu Madde Kullanma &#8211; Kullanmak için Uyuşturucu Bulundurma">Uyuşturucu Madde Kullanma &#8211; Kullanmak için Uyuşturucu Bulundurma</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/10cd/yargitay-10-ceza-dairesi-200817-e-20081718-k/" title="Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2008/17 E., 2008/1718 K.">Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2008/17 E., 2008/1718 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/infaz-kurumuna-veya-tutukevine-uyusturucu-veya-uyarici-madde-sokma/" title="İNFAZ KURUMUNA VEYA TUTUKEVİNE UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE SOKMA">İNFAZ KURUMUNA VEYA TUTUKEVİNE UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE SOKMA</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/10cd/yargitay-10-ceza-dairesi-200720130-e-2008457-k/" title="Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2007/20130 E., 2008/457 K.">Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2007/20130 E., 2008/457 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/10cd/yargitay-10-ceza-dairesi-20064978-e-20081717-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/20906 E., 2008/52 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200720906-e-200852-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200720906-e-200852-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 21:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[1086]]></category>
		<category><![CDATA[2007/20906]]></category>
		<category><![CDATA[2008/52]]></category>
		<category><![CDATA[5235]]></category>
		<category><![CDATA[5253]]></category>
		<category><![CDATA[dernek]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[malvarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[tasfiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2007/20906 E., 2008/52 K. İçtihat özeti:  Mahkeme kararı ile feshedilen veya münfesih hale düşen derneklerin mallarının tasfiyesi konusunda yasalarda görevli mahkeme öngörülmediğinden görevli mahkeme genel hükümlere göre belirlenir. Derneğin münfesih hale düştüğüne Sulh Hukuk Mahkemesince karar verilmiş olması tasfiyenin de bu mahkemece yapılacağı anlamına gelmez. İçtihat Metni Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2007/20906 E., 2008/52 K.</p>
<p><em>İçtihat özeti:  Mahkeme kararı ile feshedilen veya münfesih hale düşen derneklerin mallarının tasfiyesi konusunda yasalarda görevli mahkeme öngörülmediğinden görevli mahkeme genel hükümlere göre belirlenir. Derneğin münfesih hale düştüğüne Sulh Hukuk Mahkemesince karar verilmiş olması tasfiyenin de bu mahkemece yapılacağı anlamına gelmez.</em><br />
İçtihat Metni</p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.<br />
 <br />
Dava, mahkeme kararıyla kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneğin, para, mal ve haklarının tasfiyesi isteğine ilişkindir.</p>
<p>Feshedilen veya münfesih hale düşen derneklerin para, mal ve haklarının tasfiyesi tüzüklerinde gösterilen esaslara göre yapılır. Tasfiye hususunda genel kurul tarafından bir karar alınmamış veya genel kurul toplanamamışa yahut dernek mahkeme kararıyla feshedilmişse, derneğin bütün para, mal ve haklarının, mahkeme kararıyla tasfiye edileceği hükme bağlamıştır (5253 s. Dernekler K. m. 15/1). Kanun, bu hususta görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunu göstermemiştir. Bu durumda görevli mahkeme genel hükümlere göre belirlenecektir.</p>
<p>5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanun&#8217;un, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 6. maddesi gereğince; Sulh Hukuk Mahkemeleri, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile diğer kanunlarda belirtilen görevleri yerine getirirler. Asliye Mahkemeleri, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere bakarlar.</p>
<p>Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 8. maddesinde, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler sayılmıştır. Bunlar arasında, mahkeme kararıyla feshedilen veya münfesih hale düşen derneğin para, mal ve haklarının tasfiyesine ilişkin davalar bulunmamaktadır. Dernekler Kanunumda ve Türk Medeni Kanunu&#8217;nun tüzel kişilere ilişkin genel hükümlerinde, sona eren derneğin para, mal ve haklarının tasfiyesinde açıkça Sulh Mahkemesinin görevli olduğuna dair bir hüküm de yoktur. Derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine (münfesih hale düştüğüne) Sulh Mahkemesince karar verilmiş olması, tasfiyesinin de bu mahkemece yapılacağı anlamına gelmez. O halde, görevli mahkeme Asliye Mahkemesidir. İşin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı olduğu gibi görevsizlik kararı verilmesi isabetsizdir.</p>
<p>Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeple (BOZULMASINA), 08.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/9cd/yargitay-9-ceza-dairesi-20079430-e-2008544-k/" title="Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2007/9430 E., 2008/544 K.">Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2007/9430 E., 2008/544 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/5cd/yargitay-5-ceza-dairesi-200714274-e-200856-k/" title="Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/14274 E., 2008/56 K.">Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2007/14274 E., 2008/56 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081500-e-20082855-k/" title="Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K.">Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/cmk-250-gorev-alani-orgutten-beraat-ve-gorevsizlik/" title="CMK 250 GÖREV ALANI, ÖRGÜTTEN BERAAT VE GÖREVSİZLİK">CMK 250 GÖREV ALANI, ÖRGÜTTEN BERAAT VE GÖREVSİZLİK</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200720906-e-200852-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

