<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçtihatlar &#187; avukatlık ücreti</title>
	<atom:link href="http://www.ictihatlar.info/no/avukatlik-ucreti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ictihatlar.info</link>
	<description>Içtihat Bankası. Anayasa Mahkemesi, AHIM, Danıştay ve Yargıtay içtihatları.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2010 19:36:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2005/1-66 E., 2005/65 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/cgk/yargitay-ceza-genel-kurulu-20051-66-e-200565-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/cgk/yargitay-ceza-genel-kurulu-20051-66-e-200565-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 23:34:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay Ceza Genel Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[2005/1-66]]></category>
		<category><![CDATA[2005/65]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık yasası]]></category>
		<category><![CDATA[ceza davası]]></category>
		<category><![CDATA[müdahil]]></category>
		<category><![CDATA[sanık]]></category>
		<category><![CDATA[vekil]]></category>
		<category><![CDATA[yargılama giderleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=408</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY Ceza Genel Kurulu
Esas no:2005/1-66
Karar no:2005/65
Tarih:14.06.2005
Sanıklardan H. C. Ş. ve i. K.nun beraatlerine, A. Y.nin ise TCY.nın 452/1 ve 59. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, 31. madde uyarınca sürekli olarak kamu hizmetlerinden yasaklanmasına, 33. madde gereğince hapis hali süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına, hakkında 40. maddenin uygulanması ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>T.C. YARGITAY Ceza Genel Kurulu</strong></p>
<p>Esas no:2005/1-66<br />
Karar no:2005/65<br />
Tarih:14.06.2005</p>
<p>Sanıklardan H. C. Ş. ve i. K.nun beraatlerine, A. Y.nin ise TCY.nın 452/1 ve 59. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına, 31. madde uyarınca sürekli olarak kamu hizmetlerinden yasaklanmasına, 33. madde gereğince hapis hali süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmasına, hakkında 40. maddenin uygulanması ve tutukluluk halinin devamına, 480.000.000 lira vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile müdahile verilmesine ilişkin İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen, 27.11.2002 gün ve 366-393 sayılı hüküm, müdahil vekili, sanık müdafii ve C. Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 31.3.2004 gün ve 2838-1115 sayı ile;<br />
( &#8230; a ) &#8230; sanıklar H. C. ve İ.&#8217;nin beraatlerine ilişkin hükümlerin onanmasına,<br />
b ) Ancak; sanık A. hakkında yapılan incelemede sair itirazlar yerinde değilse de;<br />
1- İzmir Adli Tıp Kurumunun 27.08.2002 tarihli otopsi raporunda belirtildiği şekilde maktülün göğüs sağdaki ve solundaki kaburgalarda yaygın parçalı kınklar olduğu bunların hepsinin göğüs boşluğu içine girip ölümüne neden olduğu anlaşılmakla; TCK.nun 448, 59. maddeleri ile tecziyesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,<br />
2 ) 4667 sayılı Yasa ile değişik 1136 sayılı Yasanın 164/son maddesi uyarınca vekalet ücretinin müdahil vekili yerine müdahile verilmesi &#8230; ) isabetsizliklerinden bozulmuştur.<br />
Suç vasfı yönündeki bozma nedenine uyan Yerel Mahkeme, ( 2 ) nolu bozma nedenine karşı 20.9.2004 gün ve 307-279 sayı ile;<br />
&#8220;Yargıtay 1. Ceza Dairesi 17.4.2003 gün ve 477/97 sayılı kararı ile mahkememizce verilen başka bir kararı avukatlık ücretinin vekile verilmesi isabetsizliğinden bozmuş, yine aynı Dairenin 9.7.2004 gün 4192-2771 sayılı kararında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairece de benimsenen 20.4.2004 gün ve 47-101 sayılı kararı uyarınca vekalet ücretinin müdahiller yerine vekile verilmesi bozma nedeni sayılmıştır. Bozma ilamındaki bu neden Yargıtay 1. Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına da aykırıdır gerekçesiyle direnmiştir.<br />
Re&#8217;sen temyize tabi olan bu hüküm de C. Savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının, direnme yönünden onama, uyma yönünden ise eksik ceza tayin edilmesi isabetsizliğinden bozma istekli 5.1.2005 gün ve 223841 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığa gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca 1.3.2005 gün ve 1-18-22 sayı ile esas hakkında henüz inceleme yapılıp karar verilmeyen bir konuya bağlı ve ancak asıl uyuşmazlığın doğru olarak çözüldüğünün saptanması halinde incelenebilecek bir hususta, öncelikle Özel Dairece inceleme yapılıp, hükmün diğer yönlerinin isabetli olduğuna karar verildiğinde Ceza Genel Kurulunca vekalet ücreti konusunda inceleme yapılabileceğinden, dosyanın incelenmek üzere Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiş,<br />
Dosyanın gönderildiği Yargıtay 1. Ceza Dairesi;18.5.2005 gün ve 1146/1329 sayı ile;<br />
( &#8230; Sanık hakkında TCK.nun 448. maddesiyle verilen 24 yıl ağır hapis cezasına TCK.nun 59. maddesi uygulanıp ağır hapis cezası 1/6 oranında indirilirken 20 yıl yerine hesap hatası sonucu 18 yıl ağır hapis cezası tayini yasayı aykırı olup C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden CMUK.nun 322. maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmadan bu yanlışlığın giderilmesi mümkün bulunduğundan TCK.nun 448 ve 59. maddeleri uygulanıp sonuç olarak sanığın 20 yıl ağır hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olup re&#8217; sen temyize tabi bulunan hükmün onanmasına &#8230; ) karar verilerek dosya direnme yönünden incelenmek üzere, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmekle, konu müzakere edilip, aşağıdaki karar verilmiştir.<br />
KARAR : Sanığın TCY.nın. 448 ve 59. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık, takdir olunan avukatlık ücretinin vekil adına mı, yoksa davanın tarafı olan asil adına mı hükmedilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.<br />
Suçun sübutu, nitelendirilmesi ve yapılan uygulamada Özel Dairece düzelterek onanan husus dışında bir isabetsizlik bulunmadığından ve 5237 sayılı TCY ile 765 sayılı Yasa hükümlerinin somut olayda uygulanan ve uygulanması olanağı bulunan maddelerinin karşılaştırılmasında, 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık lehine olduğu saptandığından, uyuşmazlık konusunun değerlendirilmesine geçilmiştir.<br />
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 9.7.2002 gün ve 1-185-300, 20.4.2004 gün ve 1-47-101 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere;<br />
4467 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önce Avukatlık Yasasının 163. maddesinde; &#8220;avukatlık ücreti, avukatın vekalet hizmetine karşılık olan meblağı ifade eder&#8221; şeklinde tanımlanmakta iken, 4667 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, ücret 164. maddenin birinci fıkrasında &#8220;avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder&#8221; şeklinde tanımlanmıştır.<br />
Avukatlık ücreti, avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan avukatlık ücreti ve &#8220;Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine&#8221; göre karşı tarafa yüklenen avukatlık ücreti olarak ikiye ayrılır. Bunlardan ilki yargılama giderlerine dahil olmadığı halde, ikincisi bir cok yargısal kararda vurgulandığı üzere yargılama giderlerindendir. Bu nedenle, talep bulunmaksızın diğer yargılama giderleri gibi avukatlık ücretine de kendiliğinden hükmedilmesi gerekir. ( CGK, 5.14.1996 gün ve 86-91 )<br />
Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun 07.06.1971 gün ve 497-209, 07.02.1972 gün ve 447-72,24.02.1975 gün ve 37-32 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, dava sonunda &#8220;Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi&#8221; uyarınca karşı tarafa yüklenen avukatlık ücreti kişisel hak niteliğindedir. Bu yönü itibariyle de, ayrıca temyiz edilmediği sürece Yargıtay tarafından inceleme konusu yapılamaz. Yine sanık lehine vaki temyiz üzerine kararın bozulup yeniden hüküm kurulduğu hallerde, davaya katılan tarafın yeni hükmü vekalet ücreti yonunden temyiz etmesi durumunda, kazanılmış hak nedeniyle bu hususun bozma konusu yapılamayacağı da uygulamada yerleşmıs hususlardandır.<br />
Sanıgın mahkum olması halinde, ceza davalarında, vekaletnamesi bulunan bir avukatın hukuki yardımından yararlanan veya kendilerini vekille temsil ettiren katılan veya şahsi davacı lehine, &#8220;Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi&#8221;nin ikinci kısım ikinci bölümüne göre maktu vekalet ücreti ödenmesine karar verilir. Yine tazminata hükmedilmişse, tarifenin üçüncü kısmına göre nispi vekalet ücretine de hükmedilir. Ayrıca sanığın da vekaletnamesini haiz bir avukatının bulunması durumunda, manevi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden sanık yararına da avukatlık ücretine hükmedilecektir.<br />
Karşı tarafa yüklenecek olan avukatlık ücretinin kimin adına hükmedileceği sorununu inceleyecek olursak;<br />
Ceza Genel Kurulumuzun 20.10.1975 gün ve 250-256 sayılı kararında, avukatlık ücretinin vekil olan avukat lehine değil, asil adına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş olup, gerek Hukuk Dairelerinin gerekse Yargıtay Ceza Dairelerinin bu doğrultudaki uygulamaları istikrarlı biçimde süregelmiştir.<br />
Ancak, Avukatlık Yasasında 4667 sayılı Yasa ile yapılan yeni düzenleme sonrasında, karşı tarafa, dava sonunda yargılama gideri olarak yüklenecek avukatlık ücretinin vekile mi yoksa müvekkile mi hükmedilmesi gerektiği sorunu çeşitli yargısal kararlarda tartışılmaya başlanmıştır.<br />
Avukatlık Yasasının 164. maddesinin son fıkrası 4667 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önce: &#8220;Avukat ile iş sahibi arasında aksine yazılı sözleşme bulunmadıkça tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti avukata aittir.&#8221; hükmünü taşımakta iken, bu hüküm 4667 sayılı Yasa ile; &#8220;Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti, avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.&#8221; şeklinde değiştirilmiştir.<br />
Görüleceği üzere, gerek önceki gerekse sonraki yasa metinlerinde, karşı tarafa yüklenecek ücretin, kimin adına hükmedileceğine ilişkin açık bir belirlemeye yer verilmemiştir. Her iki düzenleme vekil ile müvekkil arasında çıkacak ücret uyuşmazlıklarının çözümlenmesine ilişkin bulunmaktadır. 4667 sayılı Yasa ile Avukatlık Yasasının 163. maddesi değiştirilerek avukat ile iş sahibi arasındaki avukatlık sözleşmesinin yazılı olması şartı kaldırıldığından, buna paralel olarak 164. madde de değişiklik yapılarak &#8220;aksine yazılı sözleşme bulunmaması&#8221; koşulu madde metninden cıkartılmıştır. Esasen sözleşme özgürlüğü prensibi uyarınca, iş sahibi ile avukat isterlerse karşı tarafa yüklenen vekalet ücretinin iş sahibine ait olacağına ilişkin sözleşme de yapabilirler. Böyle bir sözleşmeyi yasaklayan herhangi bir yasal düzenleme de mevcut değildir. O halde, salt bu değişiklik nedeniyle gider olarak karşı tarafa yüklenecek olan avukatlık ücretinin vekil lehine hükmedilmesi gerektiğini söylemek olanaklı değildir.<br />
Diğer yandan, karşı tarafa yüklenecek ücretin avukata değil, iş sahibi müvekkile hükmedilmesi gerektigini gosteren bir başka husus 164/son maddenin ikinci cümlesinde yer alan &#8220;Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedılemez&#8221; hükmüdur. Şayet, karsı tarafa yüklenecek olan avukatlık ücreti avukat adına hükmedilecek ise, bu ücretin zaten iş sahibinin borcu nedeniyle takas veya mahsup edilmesi ya da haczedilmesi mümkün olamayacaktır. Aksi bir yorum, bizi yasa koyucunun 164. maddesinin son fıkrasına ikinci cümleyi boş yere koyduğu sonucuna götürür. ( Murat Aydın, Avukatlık Ücreti, Ankara-2004, 2. Bası, s.252 )<br />
Yine, ücretin asil adına hükmedilmesi gerektiğini gösteren bir başka yasal düzenleme de, Avukatlık Yasasının 163/3. maddesi olup, bu düzenleme 4667 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sırasında da korunmuştur. Bu hüküm uyarınca bir ilamın cebri icra yolu ile infazına girişildiğinde, takip talebini alan icra müdürü ilamı inceleyerek, ilam bir avukatın takibi ile elde edilmiş, ancak iş sahibinin kendisi veya bu avukatın dışında bir başka avukat tarafından icraya konulmuşsa, masrafını takip talebinde bulunandan alarak ilamın icraya konulduğunu ilamda adı yazılı avukata bildirecek, bu bildirim yapılmadan icranın sonraki aşamalarına geçilmeyecektir. Bu düzenleme ile, avukatın ilama konu alacağını kolayca alması sağlanmak istenmektedir. Karşı tarafa yüklenen avukatlık ücreti avukat adına hükmedilecek ise bu kurala da gerek bulunmamaktadır. ( Murat Aydın, age, s.253 )<br />
Kaldı ki, hükümlerin kimler tarafından temyiz edilebileceği usul yasasında gösterilmiştir. Avukatın hükmü ancak yetkili kılındığı takdirde ve vekili adına temyize yetkisi bulunduğu, oysa avukat lehine ücrete hükmedilmesi halinde, ücret alacağına ilişkin kısım kendisi yönünden bir hak veya olumsuzluk yaratmayacağı cihetle, ceza davalarında katılan, şahsi davacı ya da sanığın buna yönelik temyiz yetkisinin de ortadan kalkması sonucunun doğacağı, yine hükmü kendisi adına temyiz yetkisi bulunmayan vekilin bu hususu temyiz edemeyeceği, C.Savcılarının şahsi hakka ilişen konularda hükmü temyize yetkilerinin bulunmadığı, sanığın da hükmü kendi aleyhine temyiz edemeyeceği düşünülürse, yargılama giderlerinden sayılan ve hükmün bir parçasını oluşturan avukatlık ücretine eksik hükmedildiği hususunun temyiz incelemesine getirilmesine hukuki olanak kalmayacağı anlaşılmaktadır.<br />
4667 sayılı Yasa ile Avukatlık Yasasının 164/son maddesinde gerçekleştirilen değişikliğin, yargılama giderlerinden sayılan ve dava sonunda tarife uyarınca karşı tarafa yüklenecek olan avukatlık ücretinin, vekil lehine değil, ceza davasında taraf olan ve kendilerini vekille temsil ettiren katılan, şahsi davacı veya sanık lehine hükmedilmesi gerektiği yolundaki önceki kararlar ve istikrarlı uygulamadan dönülmesini gerektirmemektedir.<br />
Bu nedenle, esasıyla ilgili uyuşmazlık Özel Dairece incelenip, düzeltme nedeni dışında isabetli bulunan Yerel Mahkeme direnme hükmünün onanmasına karar verilmelidir.<br />
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;<br />
1 ) Diğer yönleri Özel Dairece incelenen ve düzeltme nedeni dışında isabetli bulunan direnme hükmünün ONANMASINA,<br />
2 ) Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine, 14.06.2005 günü yapılan müzakerede tebliğnamedeki isteme uygun olarak oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/cgk/yargitay-ceza-genel-kurulu-20051-66-e-200565-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2007/15957 E., 2008/5726 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-200715957-e-20085726-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-200715957-e-20085726-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 03:37:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 13.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/15957]]></category>
		<category><![CDATA[2008/5726]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[davalar]]></category>
		<category><![CDATA[Tüketici Mahkemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[vekalet ücreti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2007/15957
Karar No : 2008/5726
Tarih : 28.02.2008
İçtihat konusu: Tüketici Mahkemelerinde bakılan davalarda da Vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir
Taraflar arasındaki Hakem Kurulu kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ<br />
Esas No : 2007/15957<br />
Karar No : 2008/5726<br />
Tarih : 28.02.2008</p>
<p>İçtihat konusu: <strong>Tüketici Mahkemelerinde bakılan davalarda da Vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir</strong></p>
<p>Taraflar arasındaki Hakem Kurulu kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.<br />
KARAR<br />
Davacı, davalı kredi kartı sahibinin müracaatı ile Tüketici Hakem Heyetince yıllık kart kullanım ücretinin alınması işleminin iptali ile tüketici davalıya iadesine karar verildiğini, kararın kredi kartı sözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürerek, 12/3/2007 tarihli hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.<br />
Davalı, davanın reddini dilemiştir.<br />
Mahkemece, davanın reddine kesin olarak karar verilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 10/12/2007 tarih ve 2007/250925 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. 427/6 maddesi uyarınca hükmün kanun yararına bozulmasını istemiştir.<br />
Mahkemece davanın reddine karar verildikten sonra, davanın mahiyeti gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığına hükmedilmiştir. Avukatlık ücreti HMUK’nun 423/6 maddesine göre yargılama giderlerinden olup, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun’da vekalet ücreti alınmayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı bu davada kendisine vekil ile temsil ettirdiğine ve mahkemece de, davanın reddine karar verildiğine göre, reddedilen tutar üzerinden, davalı lehine karar tarihininde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarife’si gereğince, 200,00 YTL. vekalet ücretinin takdiri gerekir. Davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.<br />
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile İzmir 1. Tüketici Mahkemesi’nin 2007/128-285 sayılı ve 7/6/2007 tarihli kararının hukuki sonuçları saklı kalmak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 28/2/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-200715957-e-20085726-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/2593 E., 2008/7912 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-20082593-e-20087912-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-20082593-e-20087912-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 03:28:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 13.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/2593]]></category>
		<category><![CDATA[2008/7912]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[davalı]]></category>
		<category><![CDATA[kısmen red]]></category>
		<category><![CDATA[kısmi red]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=320</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
Esas No : 2008/2593
KararNo : 2008/7912
Tarih : 05.06.2008
içtihat konusu: Kısmen Reddedilen Davada Davalı Lehine Avukatlık ücretine hükmedilmesi hakkında içtihat.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 13. Hukuk Dairesi<br />
Esas No : 2008/2593<br />
KararNo : 2008/7912<br />
Tarih : 05.06.2008</p>
<p>içtihat konusu: <strong><em>Kısmen Reddedilen Davada Davalı Lehine Avukatlık ücretine hükmedilmesi</em></strong> hakkında içtihat.</p>
<p>Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.<br />
KARAR<br />
Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen DİGİTÜRK konur içi bireysel üyelik sözleşmesi uyarınca vermiş oldukları hizmet karşılığı olan borçların ödenmediğini, yaptığı icra takibine itiraz edildiğini, tüketici sorunları, hakem heyetinin yetkili olmadığı gerekçesi ile şikayeti reddettiğini ileri sürerek hakem heyeti karanının iptali ile alacağı olan 535,48 YTL.nın faizi ile tahsiline karar verilmesi istemiştir.<br />
Davalı, borcu bulunmadığı bildirip davanın reddini savunmuştur.<br />
Mahkemece, 402,55 YTL.nın davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine kesin olarak karar verilmiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına kararın bozulması istenilmiştir.<br />
Yargılama sonucu davanın kısmen kabul, kısmen de reddine karar verilmiştir. HMUK. 417 maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi &#8220;davada iki taraftan her biri kısmen hakla çıkarsa mahkeme her birini masrafla ilzam veya bu masrafı aralarında takdir ettiği surette taksim eder&#8221; hükmünü öngörür. Buna göre mahkeme masraflarının davanın kabul ve red edilen miktarına, yani tarafların haklı çıktıkları miktarlara göre paylaştırılması, red edilen kısım üzerinden de kendisini yargılamada vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı lehine de HMUK. 423. maddesinin 1. fıkrasının 6. bendine göre mahkeme masraflarından sayılan vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davanın bir kısmının reddedildiği göz önünde bulundurularak , kendisini avukat aracılığı ile temsil ettiren davalı yararına avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün HUMK.nun 427/6 maddesi uyarınca kanun yararına bozulması gerekir.<br />
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, hükmün kanun yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-20082593-e-20087912-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2008/772 E., 2008/1004 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/8hd/yargitay-8-hukuk-dairesi-2008772-e-20081004-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/8hd/yargitay-8-hukuk-dairesi-2008772-e-20081004-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 14:16:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 8.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1004]]></category>
		<category><![CDATA[2008/772]]></category>
		<category><![CDATA[3402]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[görevsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kadastro mahkemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 8.Hukuk Dairesi 2008/772 E., 2008/1004 K.
İçtihat Özeti: Mahalli mahkemelerde görülen henüz kesinleşmemiş kadastro ile ilgili davalar, o taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihten itibaren kadastro mahkemesine kendiliğinden devrolur ve bu görevsizlik kararı devir niteliğinde olduğundan, davacı avukatlık ücretinden sorumlu tutulamaz.
 
İçtihat Metni:
M…… ile Hazine ve B&#8230; Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasında mahkemenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 8.Hukuk Dairesi 2008/772 E., 2008/1004 K.</p>
<p>İçtihat Özeti: <em>Mahalli mahkemelerde görülen henüz kesinleşmemiş kadastro ile ilgili davalar, o taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihten itibaren kadastro mahkemesine kendiliğinden devrolur ve bu görevsizlik kararı devir niteliğinde olduğundan, davacı avukatlık ücretinden sorumlu tutulamaz.</em></p>
<p> <br />
İçtihat Metni:</p>
<p>M…… ile Hazine ve B&#8230; Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasında mahkemenin görevsizliğine dair (Doğanhisar Sulh Hukuk Hakimliği&#8217;nden verilen 05.06.2007 gün ve 383/232 sayılı hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:</p>
<p>Davacı M….., satın alma, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırlan yazılı bulunan bir parça tapusuz taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini<br />
istemiştir.</p>
<p>Davalı Hazine vekili ile davalı B&#8230; Belediye Başkanlığı vekili, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.</p>
<p>Mahkemece, yargılama devam ederken dava konusu taşınmaz hakkında 520 ada 92 parsel numarası verilmek suretiyle kadastro tutanağı tanzim edildiği gerekçesiyle Kadastro Kanunu&#8217;nun 26. maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Doğanhisar Kadastro Mahkemesi&#8217;ne gönderilmesine karar verilmesi üzerine; hükmün, esası ve avukatlık ücretine ilişkin bölümü, davacı tarafından temyiz edilmiştir.<br />
 <br />
3402 sayılı Kadastro Kanunu&#8217;nun 27/1. maddesi hükmüne göre &#8220;mahalli hukuk mahkemelerinde görülen kadastro İle ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine kendiliğinden devrolunur&#8221;. Aynı Kanun&#8217;un 26/son maddesi hükmüne göre de, &#8220;Kadastro Mahkemesinin yetkisi, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar&#8221;.</p>
<p>Somut olayda: Doğanhisar Kadastro Müdürlüğü&#8217;nün mahkemeye hitaben yazdığı 28.06.2006 tarih ve 1156 sayılı yazısından; dava konusu edilen taşınmazla ilgili kadastro çalışması yapıldığı, 520 ada 92 parsel olarak kadastro tutanağının tanzim edildiği ve bu yazıya ekli olan kadastro tutanağının edinme sebebinde de, eldeki dava dosyası ile davalı olduğu belirtilerek, tutanağın malik hanesi boş bırakılmak suretiyle 28.06.2006 tarihinde Kadastro Mahkemesine gönderildiği anlaşıldığına göre, yazılı şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacının hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasına ilişkin bölümünün ONANMASINA,</p>
<p>Davacının, hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlarla ilgili olarak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu&#8217;nun 27. maddesi uyarınca genel mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararı devir karan niteliğinde olup, davacı avukatlık ücretinden sorumlu tutulamaz. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi&#8217;nin 7/son maddesi de bu gibi durumlarda avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğini öngörmüştür. Mahkemece, davacının avukatlık ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken, değişik düşüncelerle usul ve kanuna aykırı bir şekilde davalılar yararına ayrı ayrı 250,00&#8242;şer YTL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.</p>
<p>Davacının, hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 4. ve 5. bendinde yazılı bulunan 250,00&#8242;şer YTL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine yönelik bölümünün açıklanan nedenlerle ve HUMK&#8217;nın 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA) ve 13,10 YTL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 90 YKR&#8217;nin temyiz edenden alınmasına 25.02.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/8hd/yargitay-8-hukuk-dairesi-2008772-e-20081004-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2007/11708 E., 2008/1869 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-200711708-e-20081869-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-200711708-e-20081869-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 22:49:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 13.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/11708]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1869]]></category>
		<category><![CDATA[avukatlık ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[azil]]></category>
		<category><![CDATA[fesih]]></category>
		<category><![CDATA[icra inkar tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[itirazın iptali]]></category>
		<category><![CDATA[müvekkil]]></category>
		<category><![CDATA[vekalet ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[vekil]]></category>
		<category><![CDATA[yazılı belge]]></category>
		<category><![CDATA[yemin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2007/11708 E., 2008/1869 K.
İçtihat Özeti:

Vekil, müvekkili lehine verilen kararı en kısa sürede müvekkiline bildirip masraflar konusunda bilgilendirmekle yükümlüdür. bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde azil haklı olur ve ücrete hak kazanamaz.
Davacı yazılı belge ibraz edemediğine göre dava dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılmalı, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

 
İçtihat Metni :
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2007/11708 E., 2008/1869 K.</p>
<p>İçtihat Özeti:</p>
<ul>
<li><em>Vekil, müvekkili lehine verilen kararı en kısa sürede müvekkiline bildirip masraflar konusunda bilgilendirmekle yükümlüdür. bu yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde azil haklı olur ve ücrete hak kazanamaz.</em></li>
<li><em>Davacı yazılı belge ibraz edemediğine göre dava dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılmalı, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.</em></li>
</ul>
<p> <br />
İçtihat Metni :</p>
<p>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya İncelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</p>
<p>Davacı avukat olduğunu, davalının K&#8230; Belediyesi&#8217;ndeki alacaklarını tahsil etmek İçin davalı ile sözlü olarak anlaştıklarını, mahkemece hükmedilecek miktarın %15&#8242;nin vekalet ücreti olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, belediye aleyhine dava açıp davalı lehine sonuçlandığını, davalının harcı vermediği için tebliğe çıkarılamadığını, davalının haricen borçlu ile anlaşıp haksız olarak kendisini azlettiğini, vekalet ücretini almaya hak kazandığını, bu alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.</p>
<p>Davalı yargılamaya katılmamıştır.</p>
<p>Mahkemece davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 3.189.301.193 TL asıl alacak ve asıl alacağa 04.11.2003 tarihinden İtibaren faiz işletilerek devamına karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.</p>
<p>2-Dava vekalet ücreti alacağının tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı, davalının vekili olarak K&#8230; Belediyesi aleyhine 20.09.2002 tarihinde dava açmış ve mahkemece 14.11.2003 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı icra takibine itiraz dilekçesinde, davacının davasını vekil olarak açtığını, ancak dava hakkında bilgi vermediğini, bu nedenle haklı olarak azlettiğini savunmuştur. Aşkale Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nce 14.11.2003 tarihinde verilen karar, davacının azledildiği 18.02.2005 tarihinden sonra 17.06.2005 tarihinde davalı tarafından harç yatırılarak tebliğe çıkarılmıştır. Bu tarihlere göre kararın tebliğe çıkarılmasında bir gecikme olduğu anlaşılmaktadır. Müvekkili lehine verilen kararı en kısa sürede müvekkiline bildirip, yatırılması gereken masraflar konusunda bilgilendirmek vekilin görevidir. Bu yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde azil haklı olur ve vekil ücrete hak kazanamaz. Davalı, kendisine bilgi verilmediğini iddia ettiğine göre, bu durumda davacı avukat müvekkili olan davalıya mahkeme kararını tebliğe çıkarabilmek için harç yatırması gerektiğini bildirdiğini yasal delillerle ispat etmelidir. Davacı bu konuda yazılı belge ibraz edemediğine göre, dava dilekçesinde yemin demek suretiyle yemin deliline dayandığından, davacıya; davanın karara bağlanıp harç yatırması gerektiğini bildirdiği iddiası hakkında yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmalı, hasıl olacak sonuca göre feshin haklı ya da haksız olduğu belirlenerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön gözardı edilerek ve de kabul şekli itibarıyla icra takibinden önce davalı temerrüde düşürülmediği halde dava tarihinden önceki, davacının vekil olarak takip ettiği davanın karar tarihinden faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.</p>
<p>Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-200711708-e-20081869-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
