<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçtihatlar &#187; alacak</title>
	<atom:link href="http://www.ictihatlar.info/no/alacak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ictihatlar.info</link>
	<description>Içtihat Bankası. Anayasa Mahkemesi, AHIM, Danıştay ve Yargıtay içtihatları.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2010 19:36:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1998/7885 E., 1998/9218 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 22:55:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 11.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[1998/7885]]></category>
		<category><![CDATA[1998/9218]]></category>
		<category><![CDATA[alacak]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[itirazın iptali]]></category>
		<category><![CDATA[kısmi itiraz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=394</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ
Esas. 1998/7885
Karar. 1998/9218
Tarih. 21.12.1998
İçtihat özeti:  Dava, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, asıl alacağın işlemiş faiz ve diğer fer&#8217;ileri ile birlikte tahsili için davalı aleyhinde icra takibine başlamıştır. Davalı ise ödeme emrinde yazılı borç miktarının bir kısmına itiraz etmiştir. Bu durumda görevli mahkeme, HUMK.nun 4/son maddesinde yer alan &#8220;alacağın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ</p>
<p>Esas. 1998/7885<br />
Karar. 1998/9218<br />
Tarih. 21.12.1998</p>
<p><em>İçtihat özeti:  Dava, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, asıl alacağın işlemiş faiz ve diğer fer&#8217;ileri ile birlikte tahsili için davalı aleyhinde icra takibine başlamıştır. Davalı ise ödeme emrinde yazılı borç miktarının bir kısmına itiraz etmiştir. Bu durumda görevli mahkeme, HUMK.nun 4/son maddesinde yer alan &#8220;alacağın tamamı münazaalı değîlse, dava olunan kısma bakılır&#8221; hükmü gereğince tayin olunmalıdır. </em></p>
<p><em> </p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">DAVA :</span></strong> Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 5.5.1998 tarih ve 1339-484 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: </em><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">KARAR :</span></strong> Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin Nevşehir bayii olduğunu, müvekkilinin aynı bölgede başka bayilikler vermesine kızan davalının bakiye 129.040.000 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine &#8220;gönderilen mallardan 75.000.000 TL lık kısmının kısmen kusurlu, kısmen de noksan olduğunu&#8221; gerekçe göstererek takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 dan az olmamak üzere icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .<br />
Davalı davaya yanıt vermemiştir.<br />
Mahkemece toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle dava değerinin mahkemenin görevini aştığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br />
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.<br />
1-Dava, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, 129.040.000 TL lık asıl alacağın işlemiş faiz ve diğer fer&#8217;ileri ile birlikte tahsildi için davalı aleyhinde icra takibine başlamıştır. Davalı ise 22.10.1997 tarihli dilekçe ile ödeme emrinde yazılı borç miktarından 75.000.000 TL lık kısma itiraz etmiştir. Görevli mahkeme, HUMK.nun 4/son maddesinde yer alan &#8220;alacağın tamamı münazaalı değîlse, dava olunan kısma bakılır&#8221; hükmü gereğince tayin olunmalıdır. Buna göre takip dosyasında alacağın 75.000.000 TL lık kısmına itiraz olunduğu, itiraz olunan kısma ilişkin olarak işbu davanın açıldığı, 11.11.1997 dava tarihi itibariyle 100.000.000 TL na kadara davaların Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğu gözardı edilerek, takip miktarının tümü dikkate alınmak suretiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir .<br />
2-Kabule göre ise; Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilk itiraza konu olan iş bölümü hususunun, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararında re’sen nazara alınması da doğru değildir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">SONUÇ :</span></strong> Yukarıda açılanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.1998 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1987/12-606 E., 1998/257 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-198712-606-e-1998257-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-198712-606-e-1998257-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 15:12:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay Hukuk Genel Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[1987/12-606]]></category>
		<category><![CDATA[1998/257]]></category>
		<category><![CDATA[alacak]]></category>
		<category><![CDATA[davası]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[sıra cetveli]]></category>
		<category><![CDATA[sıra cetveline itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[terkin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=357</guid>
		<description><![CDATA[T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
T:24.2.1988, E:1987/12-606, K:1988/257
İçtihat konusu: Sıra cetveline itiraz
DAVA: Taraflar arasındaki &#8220;şikayet&#8221; davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara İcra Hakimliğince şikayetin kabulüne dair verilen 17.7.1985 gün ve 1151-1151 sayılı kararın incelenmesi davalılardan iflas idaresi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 3.6.1986 gün ve 1985/11971-1986/6664 sayılı ilamı ile; ( &#8230; İflas idaresinin işlemlerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu<br />
T:24.2.1988, E:1987/12-606, K:1988/257</p>
<p>İçtihat konusu: <em><strong>Sıra cetveline itiraz</strong></em></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">DAVA:</span></strong> Taraflar arasındaki &#8220;şikayet&#8221; davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara İcra Hakimliğince şikayetin kabulüne dair verilen 17.7.1985 gün ve 1151-1151 sayılı kararın incelenmesi davalılardan iflas idaresi tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 3.6.1986 gün ve 1985/11971-1986/6664 sayılı ilamı ile; ( &#8230; İflas idaresinin işlemlerine karşı şikayet yoluna başvurulabilir. Ancak, yasanın çözümünü mahkemeye bıraktığı hususlarda bu yolla sonuç almak mümkün değildir. ( Bkz : İcra ve İflas Kanununun 227 ve 16. maddeleri ) zira, İİK&#8217;nun 16. maddesinde de açıklandığı üzere &#8220;Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar&#8221;a ilişkin işlemler, İcra Tetkik Merciilerinin şikayetle ilgili görevleri dışındadır.</p>
<p>Müştekiler vekilleri 3.6.1985 tarihli dilekçeleriyle icra tetkik merciine başvurarak, &#8220;Müflis T.Enerji San.Tic.A.Ş.&#8221; iflas idaresinin 28.6.1985 gün ve 1985/143 sayılı kararının iptal edilmesini istemişlerdir. İflas idaresinin bu kararı &#8220;özetle müflis şirketten alacaklı&#8221; ST-FA A.Ş&#8217;nin sıra cetvelinin 706 sıra numarasında kayıtlı olup, halen İİK.&#8217;nun 235. maddesi hükmü anlamında silinmemiş durumdaki 5.833.434.666 TL&#8217;lık alacağının kayıtlı haliyle sıra cetvelinde kalmasına&#8221; ilişkindir.</p>
<p>Şikayetin amacı sıra cetvelinde yer alan alacağın cetvelden çıkarılmasına, yasal deyimi ile terkinine yöneliktir. Bu amacı sağlayacak hak arama yolu İİK&#8217;nun 235. maddesiyle düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, &#8220;sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin verilmesinin ilanından yedi gün içinde iflasa karar veren mahkemeye müracaatla dava açmaya mecburdurlar&#8221;.</p>
<p>Başkasının kabul edilen alacağının terkini davasının da bu tür davalardan olduğu ve özelliği maddenin 2. ve 3. fıkralarında belirtilmiştir. Şikayete konu alacağın, daha önce, İİK.&#8217;nun 223/2. maddesine göre iflas dairesinin itirazına uğramış ve tetkik merciinin bu itirazı, iflas idaresini tahkik ve incelemeye yönlendirir biçimde karara bağlamış olması, yukarıda açıklanan yöntemsel durumu etkilemez ve değiştirmez.<br />
Açıklanan bu durum karşısında yasayla belli bir dava yolu ile aranabilecek bir hakka ilişkin istemin, görevi dışında kaldığı için tetkik merciince çözümlenemeyeceği ve bu nedenle reddi gerektiği düşünülmeden, şikayetin kabul ile yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir&#8230; ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda ; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.</p>
<p>Hukuk Genel Kurulu&#8217;nca incelenerek direnme kararının sonuç itibariyle göreve taalluk ettiğinden temyiz kabiliyeti olduğu oyçokluğuyla benimsendikten ve süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü :</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">KARAR :</span></strong> Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu&#8217;nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>SONUÇ:</strong></span> Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK&#8217;nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.2.1988 gününde oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">KARŞI OY YAZISI</span><br />
İflas İdaresinin sıra cetvelinin 706 sırasına aldığı alacağın 5 milyar 833 milyon 434 bin TL kesin bir belgeye dayanmadığını ve bu itibarla kaydının iptali ) dileği ile, İflas Dairesi tarafından mercie vaki başvuru, merciin 10.4.1985 tarihli kararı ile; &#8220;gerekli araştırma yapılmaksızın masa zararına olan bu kayda ilişkin şikayetin kabulüne KESİN olarak&#8221; sonuçlandırılmıştır. Bu karara karşı iflas idaresi temyiz dilekçesi vermiş ise de, merci bu isteği de kesinlik nedeni ile reddetmiştir.</p>
<p>Gerçekten, 10.4.1985 tarihli merci kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Zira, İİKnun 223. maddesi uyarınca iflas idaresini murakebe etmekle görevli olan İflas Dairesi, İİKnun 223/1. maddesinde yazılı itiraz hakkını kullanmıştır. Bu maddenin ilgili bölümü aynen şöyledir ; &#8220;İdarece kabul edilen alacaklara.. dair kararların kanuna ve hadiseye uygun görmediklerine karşı yedi gün içinde tetkik merciine müracaatla itiraz etmek&#8221; Yasanın sistemine göre, İflas İdaresi sıra cetvelini hazırladıktan sonra bunu İflas Dairesine verir ve alacaklıları ilanla haberdar eder ( İİK. 234/1 ).<br />
Alacaklılar isterlerse, İİKnun 235. maddesine göre dava ya da şikayet yoluna gidebilir. İflas Dairesinin ise İİKnun 235. maddesine giren biçimde dava ya da şikayet hakkı bulunmamaktadır. Bu gayet yerinde bir düzenlemedir. Çünkü, iflas dairesi, sıra cetvelinin İİKnun 234. maddesi gereği kendisine tevdi edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde herhangi bir alacağın kaydının kanuna ve hadiseye uygun düşmediğinden bahisle İİKnun 223/1e göre, merci nezdinde itiraz hakkına sahiptir. Olayda, bu hak ve yetki kullanılmıştır. İİK 223/1. maddesi, masrafsız, kısa, basit bir usul dairesinde işin başında çözümlenmesi amacını gütmüştür. Bu şekilde oluşacak sıra cetveline karşı alacaklıların İİK 235. maddesi gereği dava ya da şikayet hakları tanındığından İİK 223/1`e göre verilmiş merci kararı kesin nitelikte sayılmıştır. Kesin olduğu, İİK 363. maddesinde yer almamasından, 2494 sayılı Kanunun getirdiği değişiklikle sadece İİK 223/2. maddesinin temyizi kabil hale getirilmesinden de anlaşılmaktadır.</p>
<p>Aksi düşünceyi benimseyen çoğunluk görüşü sisteme, Yasaya tamamen aykırı düşmektedir. İİKnun 235 ve 223. maddeleri karıştırılmıştır. İİKnun 223. maddesi fiilen uygulanmaz hale getirilmiş ve fiilen ilga edilmiştir.</p>
<p>Olayda merciin 10.4.1985 tarihli kesin kararına iflas idaresi uymuştur. Bu konuda bir takım araştırmalara girmiş ve kararlar almış olmasına rağmen, bunları merci emri doğrultusunda ikmal etmeksizin, bilahare bu işlemlerinden vazgeçerek ( adı geçen şirket alacağının cetvelde kalmasına, cetvelin değiştirilmesine yer olmadığına ) dair 28.6.1985 tarih, 143 sayılı kararı vermiştir ki, iki alacaklı bu hali merci önüne getirmiştir. 17.7.1985 tarihli merci kararı ise; &#8220;İflas İdaresi kesin karar gereğini yerine getirmemiştir. Kesin karara ve masa menfaatine aykırı yetki dışı bu kararın iptaline&#8221; dairdir. Bu kararı iflas idaresi temyiz etmiş, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi oyçokluğuyla bozmuş, merci evvelki kararında direnmiş, bu son karar dahi iflas idaresince temyiz edilmiştir.</p>
<p>Yukarıda temas olunduğu üzere, Direnme Kararının dahi temyiz kabiliyeti yoktur. HGK ve Daire, merci kararının göreve ilişkin yönü ile temyiz edilebilir nitelikte, bulunduğunu benimsemiştir. Yani İİK 363/2 bendine girdiği müzakerede savunulan görüşte budur. Bu maddenin 2. bendine dayanılmak suretiyle temyiz yolu açıktır&#8221; denilmiştir.</p>
<p>Halbuki varılan bu sonuç, maddenin lafzına ve ruhuna tamamen aykırıdır. İİK 363. maddesi merci kararlarının muhtevasına göre yapılmış bir sıralama ve düzenlemedir. İİK 363/2de kasdedilen &#8220;merciin göreve veya ytkisizliğe&#8221; ilişkin verdiği karardır. Yoksa Yargıtayın bozma kararı muhtevası ne olursa olsun İİK 363. maddesinde nazara alınmış değildir. Olayda, madde metnine uygun düşecek biçimde, görevle ilgili bir istek ve merci kararı yoktur. İflas idaresinin, kesinleşmiş merci kararına uymadığı konusu ele alınmıştır ki,bunun hal mercii de cidden mahkeme değil mercidir. Hatta, görevle ilgili bir bozma da yoktur. Daire çoğunluğu İİK. 235`den bahisle şikayetin reddine karar verilmesi gerektiğine işaret etmiştir. Eğer bozmaya uyulsa idi, merci, görevsizlik kararı verecek değildi. O halde, gerek Dairenin gerekse HGK kararında İİK 363/2. maddesine dayanılmasının Yasaya uygun bulunmadığı kanısındayım.</p>
<p>Kaldı ki, temyiz yoluna gidecek tarafın bu yolu seçmesinde, hukuki menfaati bulunması lazımdır. İİK 226/1. maddesi gereği masa menfaatini gözetmek zorunda olan iflas idaresinin merci kararına uyması gerekir idi. Temeli belli olmayan milyarlarca liranın masaya kaydı hiçbir zaman masa menfaatine değildir. Reddedilen alacaklının İİK 235. maddesine göre dava açması ve hatta bu davayı kazanması halinde dahi ( ki bu olayda muhaldir ) maktu 6.500 TL ücreti vekalet ve maktu harç ödenecektir. ( Dairenin oturmuş içtihadı böyledir ).</p>
<p>İflas idaresinin, anılan merci kararını temyize hak ve yetkisi yoktur. İİK 226. maddesi uyarınca, masanın menfaatini gözetmekle mükellef iflas idaresi, iflas dairesinin murakabesi altında görev yapar. İİK 227/2`ye göre, iflas idaresinin de üstü olup, her iki müessese üzerinde gözetim hakkına sahiptir. Merciin bu hak ve yetkisini kullanarak verdiği ( kesin olduğu açık ) bu kararlara karşı iflas idaresi itiraz edemeyeceği gibi, temyiz hakkına da sahip değildir. Aynen uymak yükümlülüğü altındadır. Aksi düşünce, sistemdeki hiyerarşiye, masanın menfaatine ters düşer. Merci karar ve emrine uyulmaması, savsaklamak, infazını geciktirmek gibi sayısız mahzurlara yol açar. Halbuki merci, iflas idaresini, bu kesin karara uymadığı için görevden dahi alabilir. ( İİK. 227/2 ).</p>
<p>Olayın, belirtildiği üzere, İİK. 16. maddesi ile dayanağı yoktur. Zira bu dayandıkları madde genel bir kuraldır. Halbuki, daha özel nitelikteki İİK 223. maddesinin uygulanması, bu maddeye göre verilmiş merci kararına karşı iflas idaresinin direnmesi bahis konusudur. Kaldı ki, bu madde metninde şikayetten değil itirazdan bahsedilmektedir.</p>
<p>Öğreti dahi Daire ve HGK kararı ile aksi istikamettedir. ( İflas idaresinin sıra cetvelini düzenlerken kurallara aykırı hareket ettiği iddiası var ise, bu halde sıra cetveline karşı başvurulacak yol şikayet yoludur. İFLAS İDARESİNİN UYMAK VE RESEN YAPMAK ZORUNDA OLDUĞU&#8230; bu hususlardan ötürü mercie başvurulabileceği, hatta sıra cetvelindeki bu düzenleme noksanlıklarına karşı alacaklıların hatta müflisin şikayete hakkı olduğu belirtilmiştir. ( Prof.Dr. B.KURU, İflas ve Konkordato Hukuku, Cilt 2, Sh. 306-307 ).</p>
<p>Evvelki ve sonraki merci kararları kesindir, temyiz kabiliyeti yoktur. O halde esasa girilmeksizin iflas idaresinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmeli idi.<br />
Temyizi kabul olduğu benimsense dahi, iflas idaresinin uyması gereken merci kararını temyize hakkı bulunmadığı gibi, bu yola gitmesinde masa menfaatine aykırı bir davranış içine girilmiştir. İstek bu sebepten dahi incelenemez, reddi gerekir idi.</p>
<p>Temyiz edilen kararın niteliği, temyiz edenin sıfatı açısından, red kararı verilmeli ve esas incelenmemeli idi. Kesin nitelikteki önceki merci kararı ortadan kaldırılmadıkça, onun aksine karar alınması mümkün değildir. Yasaya uygunluk ve hukukta istikrar fikri başka türlü düşünmeye müsait olmasa gerektir. Merciin direnme kararının esası da tamamen hukukidir. İİK`nu ve olaya uygundur.<br />
Yukarıda açıkladığım sebeplerden ötürü, çoğunluğun vardığı sonuca karşıyım. Temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi oyundayım.</p>
<p>Üye<br />
Y. Semih ÖKTEMER</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-198712-606-e-1998257-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2007/7821 E., 2008/1622 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-20077821-e-20081622-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-20077821-e-20081622-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 15:22:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 19.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/7821]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1622]]></category>
		<category><![CDATA[alacak]]></category>
		<category><![CDATA[alacak davası]]></category>
		<category><![CDATA[davaya cevap vermeme]]></category>
		<category><![CDATA[fatura alacağı]]></category>
		<category><![CDATA[faturalar]]></category>
		<category><![CDATA[ispat yükü]]></category>
		<category><![CDATA[mal teslimi]]></category>
		<category><![CDATA[sevk irsaliyesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2007/7821 E.,2008/1622 K.
İçtihat Özeti: Davacılar malı teslim ettiklerini ancak bedelini alamadıklarını ileri sürmüş ve buna ilişkin faturaları ve sevk irsaliyelerini dosyaya sunmuşlardır. Davalılar yargılamaya katılmamakla davayı inkar etmişlerdir. Bu durumda, davacıların iddialarını kesin deliller ile kanıtlamaları gerekir.
 
İçtihat Metni :
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 2007/7821 E.,2008/1622 K.</p>
<p><em>İçtihat Özeti: Davacılar malı teslim ettiklerini ancak bedelini alamadıklarını ileri sürmüş ve buna ilişkin faturaları ve sevk irsaliyelerini dosyaya sunmuşlardır. Davalılar yargılamaya katılmamakla davayı inkar etmişlerdir. Bu durumda, davacıların iddialarını kesin deliller ile kanıtlamaları gerekir.</em></p>
<p> <br />
İçtihat Metni :</p>
<p>Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.</p>
<p>Dava, davalı A.N…&#8217;ün sahibi olduğu diğer davalı şirketin et ihtiyacının davacıdan alındığı ve buna karşılık ödeme yapılmadığı iddiasıyla davalıların borçlu olduklarının tespiti ile alacağın tahsili istemine ilişkindir.</p>
<p>Davacılar vekili, davasını ıslah etmiştir.</p>
<p>Davalılara, Tebligat Kanunu madde 35&#8242;e göre dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap verilmemiştir.</p>
<p>Mahkemece, davacıların alacağın varlığı ile her bir davalının sorumluluk miktarlarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.</p>
<p>Davacılar, davalılara mal satıp teslim etliklerini, ancak bedelini tahsil edemediklerini iddia etmişler ve kanıt olarak faturalar ile sevk irsaliyelerini dosyaya sunmuşlardır. Davalılar yargılamaya katılmamakla davayı inkar etmişlerdir. Bu durumda davacıların iddialarını kesin delillerle kanıtlamaları gerekir.<br />
 <br />
Mahkemece davacılar tarafından dosyaya sunulan irsaliyeler altındaki imzanın davalılara ya da çalışanlarına ait olup olmadığının saptanması yönünden meşruhattı isticvap davetiyesi çıkarılıp gerektiğinde imza incelemesi de yapılmak suretiyle tüm deliller toplandıktan sonra davalı A. N. vekilinin bu dosya içine konulan Fatih 2. Asliye Hukuk Hakimliği&#8217;nin 1999/378 Esas sayılı dosyasının 09.07.1999 tarihli celsedeki akdi ilişkinin varlığına dair imzalı beyanı da gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.</p>
<p>Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 25.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-20077821-e-20081622-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2007/4112 E., 2008/1081 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/17hd/yargitay-17-hukuk-dairesi-20074112-e-20081081-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/17hd/yargitay-17-hukuk-dairesi-20074112-e-20081081-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 14:47:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 17.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/4112]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1081]]></category>
		<category><![CDATA[alacak]]></category>
		<category><![CDATA[cebri icra hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[cebri icra yetkisi]]></category>
		<category><![CDATA[ferileri]]></category>
		<category><![CDATA[tasarrufun iptali davası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=195</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2007/4112 E., 2008/1081 K.
İçtihat Özeti: İcra dosyasındaki alacak ve fer&#8217;ileri ile sınırlı olmak üzere taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmalıdır.

İçtihat Metni :
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı M&#8230;. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2007/4112 E., 2008/1081 K.</p>
<p>İçtihat Özeti: <em>İcra dosyasındaki alacak ve fer&#8217;ileri ile sınırlı olmak üzere taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmalıdır.</em></p>
<p><em></em></p>
<p>İçtihat Metni :</p>
<p>Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı M&#8230;. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:</p>
<p>Davacı vekili, davalı borçlu F&#8230;. aleyhine takip yaptıklarını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını, bu nedenle borçlunun taşınmazını diğer davalı ve torunu olan M&#8230;.&#8217;e satışına ilişkin tasarrufun iptalini ve taşınmaz üzerinde cebri icra hakkı tanınmasını istemiştir.<br />
 <br />
Davalı F… vekili, müvekkilinin acz içinde olmadığını, İstanbul ilindeki adresinde haciz uygulanmadığını, emekli maaşı almakta olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.</p>
<p>Davalı M&#8230;. de, borçlunun aciz halinin mevcut olmadığını, taşınmazı borçlunun paraya ihtiyacı olduğunu belirtmesi üzerine aralarındaki akrabalık ilişkisinden dolayı satın aldığını, borçlunun mali durumu hakkında bilgi sahibi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.</p>
<p>Mahkemece, davalıların yakın akraba olmasından dolayı yapılan tasarrufun mal kaçırma kastı ile yapıldığı, borçlunun aciz halinin gerçekleştiği gerekçesi İle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı M&#8230;. tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir İsabetsizlik bulunmamasına, davalı M&#8230;.&#8217;in borçlu olan dedesi F&#8230;.&#8217;nin alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekeceğine (İİY 280/11) göre, davalı M&#8230;.&#8217;in sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.</p>
<p>2-Davacıya Kastamonu 3. İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2006/910 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınması gerekirken yazılı şekilde sınırlama konulmadan karar verilmesi doğru değildir.</p>
<p>Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, kararın HUMK&#8217;nm 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.</p>
<p>Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan &#8220;üzerinde&#8221; kelimesinden sonra gelmek üzere &#8220;Kastamonu Üçüncü İcra Müdürlüğü&#8217;nün 2006/910 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere&#8221; ibaresinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile (ONANMASINA), 06.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/17hd/yargitay-17-hukuk-dairesi-20074112-e-20081081-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
