<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçtihatlar &#187; 6831</title>
	<atom:link href="http://www.ictihatlar.info/no/6831/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ictihatlar.info</link>
	<description>Içtihat Bankası. Anayasa Mahkemesi, AHIM, Danıştay ve Yargıtay içtihatları.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2010 19:36:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2008/693 E., 2008/4391 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/21hd/yargitay-21-hukuk-dairesi-2008693-e-20084391-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/21hd/yargitay-21-hukuk-dairesi-2008693-e-20084391-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 15:37:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 21.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2/B madde]]></category>
		<category><![CDATA[2008/4391]]></category>
		<category><![CDATA[2008/693]]></category>
		<category><![CDATA[2B araziler]]></category>
		<category><![CDATA[4999]]></category>
		<category><![CDATA[5112]]></category>
		<category><![CDATA[6831]]></category>
		<category><![CDATA[öncesi orman olan yerler]]></category>
		<category><![CDATA[orman içi açıklık]]></category>
		<category><![CDATA[orman kadastrosu]]></category>
		<category><![CDATA[orman kadastrosuna itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[özel mülk]]></category>
		<category><![CDATA[tapu tescil]]></category>
		<category><![CDATA[zilyetlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2008/693 E., 2008/4391 K.
İçtihat Özeti: Hangi nedenle olursa olsun orman bütünlüğünün korunması amacı ile orman içi açıklıkların özel mülke dönüşmesi ve yine zilyetlik yolu işe kazanılması mümkün değildir.
 
İçtihat Metni:
Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Bakanlık tarafından istenilmekle, süresinde olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2008/693 E., 2008/4391 K.</p>
<p>İçtihat Özeti: <em>Hangi nedenle olursa olsun orman bütünlüğünün korunması amacı ile orman içi açıklıkların özel mülke dönüşmesi ve yine zilyetlik yolu işe kazanılması mümkün değildir.</em></p>
<p> <br />
İçtihat Metni:</p>
<p>Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Bakanlık tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:</p>
<p>Davacı Mustafa, B&#8230; Köyü İ&#8230; Deresi mevkiinde, zilyetliklerinde bulunan taşınmazların, orman sayılan yerlerden olmadığı halde, yörede yapılan ve 31.05.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alındığını belirterek, orman sınırları dışına çıkarılması istemi ile 6 aylık askı ilan süresi içinde orman kadastrosuna itiraz davası açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, (B)=4614.82 m21ik bölüm yönünden orman kadastrosunun iptaline, bu bölümün orman sınırlan dışına çıkarılmasına, (A) ile işaretli taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ile davalılar Orman Genel Müdürlüğü ve Orman Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Dava, 6 aylık askı ilanı içinde açılan orman kadastro ve 2/B madde uygulamasına itiraza ilişkindir.</p>
<p>1) Davalı Çevre ve Orman Bakanlığı&#8217;nın temyiz itirazları yönünden;</p>
<p>02.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 sayılı Yasa ile değiştirilen 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 11/2. maddesi hükmüne göre &#8220;Hak sahibi gerçek veya tüzel kişiler tarafından açılacak sınırlamaya itiraz davalarında hasım, Orman Genel Müdürlüğü; 2. madde uygulamasıyla orman sınırlan dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz davalarında ise hasım, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü&#8217;dür&#8221;. Somut olayda; davaya konu taşınmazlarda orman rejimi dışına çıkarma işlemi yapılmadığından Çevre ve Orman Bakanlığı hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esas yönünden ret edilmesi isabetsiz olduğundan, davalı Bakanlığın temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.</p>
<p>2)Davacı gerçek kişinin (A) işaretli bölüm yönündeki temyiz itirazlarının incelenmesinde;</p>
<p>Mahkemece hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, &#8220;Çekişmeli taşınmazlardan (A) ile işaretli 2588.71 m2 lik bölümün 1963 tarihli memleket haritasında, yeşil renge boyalı geniş yapraklı orman ağaçlarının bulunduğu alanda, yine 1957 tarihli hava fotoğraflarında ormanlık alanda kaldığı, %45 eğimli olduğu, içinde meşe ve harnup ağaçlarının bulunduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu, (B) ile işaretli 4614.82 m2lik bölümün ise 1963 tarihli memleket haritasında beyaz renkli tarım alanında, 1957 tarihli hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı ve %15 eğimde olduğu, teraslama ile eğimin %5&#8242;e indirildiği, tarım toprağı olduğu, üzerinde yaşlı zeytin, badem ve narenciye ağaçlarının bulunduğu ve orman sayılmayan yerlerden olduğu&#8221; açıklanarak taşınmazın bu belgelerdeki ve orman kadastro haritasındaki konumunu göstermişlerdir. Bilirkişi raporunda saptanan bulgulara göre (A) ile işaretli bölümün gerek eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında orman sayılan yerlerden olduğu gibi, keşif gününde dahi eylemli orman olduğu anlaşıldığından, davacı gerçek kişinin bu bölümle ilgili temyiz itirazlarının reddi gerekir.</p>
<p>3)Davalı Orman Yönetimi&#8217;nin (B) işaretli bölüm yönündeki temyiz itirazlarına gelince;</p>
<p>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli (A) ve (B) ile işaretli taşınmazların birbirine bitişik olduğu, üzerinde meşe ve harnup ağaçlarının bulunduğu, uzman bilirkişilerce dava konusu taşınmazların memleket haritasında gösterilen yerin yeşil boyalı orman alanı içinde ve etrafında yapraklı ve ibreli ağaç rumuzunun bulunduğu, eğimi %15 İken teraslanma sonucu düşürüldüğü ve etrafının Kara Tepe Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı, bu haliyle davacı kişi adına tescile karar verilen bölümün 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 17/2. maddesi hükmü gereğince orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.</p>
<p>6831 sayılı Yasa&#8217;nın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.</p>
<p>6831 sayılı Yasa&#8217;nın 17/1-2. maddesi hükmü,</p>
<p>Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.</p>
<p>Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açlıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya Orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğü&#8217;nce değerlendirilir (03.07.2004 gün ve 5112 sayılı Yasa ile değişik hali) şeklindedir.</p>
<p>Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı İle ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.</p>
<p>Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca &#8220;Hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermektedir&#8221; ve amacı orman bütünlüğünü korumaktır.</p>
<p>Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararlan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu&#8217;nca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [YHGK'nın 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılmayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].</p>
<p>Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Yasa&#8217;nın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesi&#8217;nin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa&#8217;nın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.</p>
<p>Ayrıca; bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez.</p>
<p>2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği&#8217;nin 23/A ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazete&#8217;de yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliği&#8217;nin 26/a maddesi &#8220;6831 sayılı Yasa&#8217;nın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların&#8221; da Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. O halde, açıklanan olgular gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının tamamen reddi gerekirken, taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p>Sonuç: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler ile davalı Bakanlığın temyiz itirazlarının kabulü ile Bakanlık aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,</p>
<p>2)2. bentte açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile (A) ile işaretli taşınmaz yönünden hükmün ONANMASINA, onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine,</p>
<p>3)3. bentte açıklanan nedenlerle davalı Orman Yönetimi&#8217;nin temyiz itirazlannın kabulü ile (B) ile işaretli bölüm yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin alman harcın istek halinde Orman Yönetimi&#8217;ne iadesine 20.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/21hd/yargitay-21-hukuk-dairesi-2008693-e-20084391-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1302 E., 2008/3731 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081302-e-20083731-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081302-e-20083731-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 15:29:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 20.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1302]]></category>
		<category><![CDATA[2008/3731]]></category>
		<category><![CDATA[3373]]></category>
		<category><![CDATA[6831]]></category>
		<category><![CDATA[hak düşürücü süre]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[orman kadastrosu]]></category>
		<category><![CDATA[orman kadastrosuna itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[tapu]]></category>
		<category><![CDATA[zeytincilik tapusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=204</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 20.Hukuk Dairesi 2008/1302 E.,2008/3731 K.
İçtihat Özeti: Hak düşürücü süre ile mülkiyet hakkı değil, hak arama özgürlüğü belli bir süre ile sınırlandırıldığı, bu sürelerin kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerektiği, bir davada hak düşürücü süre varsa işin esasının incelenemeyeceği, kadastrodan önceki tapu kaydı ya da kesin hükmün tartışma konusu yapılamayacağı gözetilmelidir.
 
İçtihat Metni :
Taraflar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 20.Hukuk Dairesi 2008/1302 E.,2008/3731 K.</p>
<p>İçtihat Özeti: <em>Hak düşürücü süre ile mülkiyet hakkı değil, hak arama özgürlüğü belli bir süre ile sınırlandırıldığı, bu sürelerin kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerektiği, bir davada hak düşürücü süre varsa işin esasının incelenemeyeceği, kadastrodan önceki tapu kaydı ya da kesin hükmün tartışma konusu yapılamayacağı gözetilmelidir.</em></p>
<p> <br />
İçtihat Metni :</p>
<p>Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddi yolunda kurulan 10.07.2006 günlü hükmün Yargıtay&#8217;ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı E.T.. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.03.2007 günü için yapılan tebligat üzerine, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki eksiklikler nedeniyle dava dosyası mahkemesine iade edilip tamamlattırıldıktan sonra tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:</p>
<p>Davacı E.T&#8230; vekili, 03.09.2004 tarihli dava dilekçesi île Milas Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nde açtığı davada; Milas İlçesi, Kıyıkışlacık Köyü, Zindaf Çanacık mevkiinde bulunan taşınmazın 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılanması Hakkındaki Yasa gereğince oluşan tapu kaydı kapsamında kaldığı halde, 25 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 1985 yılında orman kadastro sınırları içine alınmasının doğru olmadığını ileri sürülerek, zeytincilik tapusu kapsamında kalan yerin orman sınırları içine alınması isteminin iptalini istemiştir.</p>
<p>Mahkemece, 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 11. maddesi gereğince tapulu taşınmaz maliklerine orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve kararlara karşı askı ilan tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açma hakkı tanındığı, davacı tarafça belirtilen bu sürenin geçirilmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1985 yılında 6831 sayılı Yasa&#8217;ya göre orman kadastrosu ile aynı Yasa&#8217;nın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulama çalışmaları birlikte yapılmış, 06.10.1987 tarihinde ilan edilerek 06.04.1988 tarihinde kesinleşmiştir.</p>
<p>Davacı, Medeni Yasa&#8217;ya göre mülkiyet hakkının bütün ayni haklar gibi, hak düşürücü süreye bağlı olmadığı ileri sürülerek dava konusu taşınmazı içine alan orman kadastrosunun iptali istenmekte ise de, dosya içeriğinden çekişmeli taşınmazı orman sınırları içine alan orman kadastro çalışmasının 2896 sayılı Yasa&#8217;nın yürürlüğü sırasında yapılıp askı ilanının 3373 sayılı Yasa&#8217;nın 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe girdiği tarihten sonra 06.10.1987 tarihinde İlan edilerek kesinleştiği, Hukuk Genel Kurulu&#8217;nun 11.03.1992 gün ve 1991/14-253-170 sayılı kararında da kabul edilen ilkeye göre, ilan; işin esası değil sonucunun duyurulması olduğundan, 3373 sayılı Yasa&#8217;nın yürürlüğünden önce yapılan, ancak bu yasanın yürürlüğü sırasında ilan edilen orman kadastro İşlemlerine karşı 3373 sayılı Yasa ile tapulu taşınmazlar için getirilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, kaldı ki; ilan ve dava tarihine göre 10 yıllık sürenin dahi geçirilmiş olduğu, orman kadastrosunun kesinleştiği, yine Hukuk Genel Kurulu&#8217;nun 20.03.1996 gün ve 1995/20-1086-174 sayılı kararında kabul edildiği gibi, hak arama özgürlüğünün sınırsız olarak kabulü kamu düzenini aksi yönde etkileyeceği, hak düşürücü süre ile mülkiyet hakkı değil, hak arama özgürlüğü belli bir süre ile sınırlandırıldığı, bu sürelerin doğrudan doğruya kamu düzenini ilgilendirmeleri nedeniyle davanın hangi aşamasında olursa olsun dava engellerinden olması nedeni ile mahkemelerce kendiliğinden ilk önce incelenmesi gerektiği, bir davada hak düşürücü süre varsa dava dinlenemeyeceğinden işin esasının incelenemeyeceği ve kadastrodan önce var olan tapu kaydı ya da kesin hükmün tartışma konusu yapılamayacağı, zeytincilik tapusuna dayanılarak yasanın öngördüğü süre içinde orman kadastrosuna itiraz edilmesi gerektiği, aksi takdirde zeytincilik tapusunun ya da başka bir tapu kaydının veya kesin hükmün bulunması, orman kadastrosunun kendiliğinden geçersiz olması sonucunu doğurmayacağı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün (ONANMASINA) ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi&#8217;ne göre belirlenen 500.00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak Orman Yönetimi ve Hazineye ayrı ayrı verilmesine, onama haranın temyiz edene yükletilmesine 11.03.2008 günü oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081302-e-20083731-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081500-e-20082855-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081500-e-20082855-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 23:39:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 20.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1500]]></category>
		<category><![CDATA[2008/2855]]></category>
		<category><![CDATA[3402]]></category>
		<category><![CDATA[6831]]></category>
		<category><![CDATA[davası]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kadastro tespitine itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kesinleşmiş]]></category>
		<category><![CDATA[orman kadastrosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=124</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K.
İçtihat Özeti: Genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosu kesinleşmiş, kesinleşen kadastronun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla taşınmaza ada ve parsel numarası verildiğine göre, kesinleşen kadastronun tapuya tescil edilmemiş olması kadastro mahkemesinde dava açma hakkı vermez.
İçtihat Metni:
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2008/1500 E., 2008/2855 K.</p>
<p><em>İçtihat Özeti: Genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosu kesinleşmiş, kesinleşen kadastronun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla taşınmaza ada ve parsel numarası verildiğine göre, kesinleşen kadastronun tapuya tescil edilmemiş olması kadastro mahkemesinde dava açma hakkı vermez.</em></p>
<p>İçtihat Metni:</p>
<p>Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:</p>
<p>Davacı, kadastro sırasında 776.04 m2 yüzölçümüyle adına tespit edilen K&#8230; Köyü 108 ada 1 sayılı parselin zeminde 19.000 m2 olarak kullandığı halde, büyük bir bölümünün bitişikteki orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen parsel içinde bırakıldığını iddia ederek ve Hazine ile Orman Yönetimi&#8217;ne husumet yönelterek dava açmıştır. Mahkemece, orman parseli hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğini, daha önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun 3402 sayılı Yasa&#8217;nın 22/5. maddesi gereğince tapu kütüğüne aktarılması işlemi yapıldığını, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, dava konusu taşınmazın kesinleşen, ancak henüz tapuya tescil edilmeyen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, kesinleşen orman sınırları içinde olması nedeniyle 3402 sayılı Yasa&#8217;nın 22/5. maddesi gereğince tapu kütüğüne aynen aktarılması amacıyla ada ve parsel numarası verildiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasa&#8217;nın 26/4. maddesinde &#8220;kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar/&#8217; hükmü bulunmaktadır. 6831 sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu yapılması halinde; aynı Yasa&#8217;nın 11/1. maddesi hükümlerine göre orman sınırı içine alınan, yani hakkında orman kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler, bu yerin orman olmadığı iddiası ile orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında da o yerin orman olduğu iddiası ile Orman Yönetimi tarafından altı aylık askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesine dava açabilirse de, somut olayda genel arazi kadastrosundan önce yapılan orman kadastrosu kesinleşmiş olduğu, 3402 sayılı Yasa&#8217;nın 22/5. maddesi gereğince kesinleşen orman kadastrosunun tapu kütüğüne aktarılması amacıyla, taşınmaza ada ve parsel numarası verildiğine göre, kesinleşen orman kadastrosunun halen tapuya tescil edilmemiş olması kadastro mahkemesinde dava açma hakkı vermeyeceği, 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 11/1. maddesi gereğince tapulu taşınmazlar hakkında 10 yıllık hak düşürücü süre içinde genel mahkemede davanın görülebileceği, tapu kaydına dayanılmaması halinde orman kadastrosunun kesinleştiğinin takdiri genel mahkemeye ait olacağı (HGK&#8217;nın 28.11.2007 gün ve 20-909/891 S.K.) gözönünde bulundurularak, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek orman kadastrosunun kesinleştiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p>Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Yusuf&#8217;un temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25.02.2008 günü oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-20081500-e-20082855-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2007/17152 E., 2008/2026 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-200717152-e-20082026-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-200717152-e-20082026-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 22:20:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 20.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/17152]]></category>
		<category><![CDATA[2008/2026]]></category>
		<category><![CDATA[3116]]></category>
		<category><![CDATA[4785]]></category>
		<category><![CDATA[4999]]></category>
		<category><![CDATA[6831]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kadastro]]></category>
		<category><![CDATA[kesin hüküm]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[orman kadastrosu]]></category>
		<category><![CDATA[özel orman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=78</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2007/17152 E. , 2008/2026 K.
İçtihat özeti: Çekişmeli taşınmaz 1940 yılındaki orman kadastrosunda orman dışında bırakılmış ise de; 4785 sayılı yasa ile tüm ormanlar devletleştirilmiş, 1970 yılında kişiler adına yapılan tespite karşı hazine &#8216;nin açtığı davada orman sayılan yer olduğu için tespit dışı bırakılmış, daha sonradan kişiler adına tescilin yolsuz olduğu nedeniyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2007/17152 E. , 2008/2026 K.</p>
<p><em>İçtihat özeti: Çekişmeli taşınmaz 1940 yılındaki orman kadastrosunda orman dışında bırakılmış ise de; 4785 sayılı yasa ile tüm ormanlar devletleştirilmiş, 1970 yılında kişiler adına yapılan tespite karşı hazine &#8216;nin açtığı davada orman sayılan yer olduğu için tespit dışı bırakılmış, daha sonradan kişiler adına tescilin yolsuz olduğu nedeniyle orman sınırı içine alınan karar kesinleşmiştir. Orman sınırlarının düzeltilmesi sırasında kesin hüküm nedeniyle orman sınırı içinde gösterilmesi doğrudur.</em></p>
<p>İçtihat Metni :</p>
<p>Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:</p>
<p>Davacılar, Sulh Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada, yörede 1970 yılında yapılan kadastro sırasında, K&#8230; Köyü 716 parsel sayılı 7815 m2 yüzölçümündeki taşınmazın eski tapu kaydı revizyon gösterilerek, ayrıca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle murisleri İdris adına tespit edilmişse de, Hazine tarafından Tapulama Mahkemesinde açılan dava sonucunda, orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit harici bırakıldığını ve dilekçelerine cevap olarak Orman Genel Müdürlüğü tarafından kendilerine gönderilen 19.03.1994 tarihli yazıda 716 sayılı parselin orman kadastro sınırları dışında kaldığının bildirildiği, daha önce görülen kadastro tespitine itiraz davasında Hazine taraf ise de, Orman Yönetimi&#8217;nin taraf olmadığını, orman kadastro komisyonu tarafından 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 9. maddesi gereğince yapılan orman sınırlarının düzeltilmesi işlemi sırasında 716 sayılı parselin bulunduğu yerin yanlışlıkla orman sınırı içinde gösterildiğini bildirerek, taşınmazın orman tahdit sınırları dışına çıkartılıp adlarına tescile karar verilmesini istemişlerdir.</p>
<p>Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Dava, 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 4999 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan orman sınırlarının düzeltilmesi işlemine itiraza ilişkindir.</p>
<p>Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmaz 6831 sayılı Orman Yasası&#8217;nın 1744, 2896 ve 3302 sayılı Yasalar ile değişik 2. ve 2/B madde uygulamasına konu olmamış, 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 4999 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesine göre yapılan orman sınırlarının düzeltilmesi işlemi sırasında çekişmeli taşınmazın orman sayılan yer olduğu konusunda kesinleşen mahkeme kararı bulunduğu gözönüne alınarak (K&#8230; Devlet Ormanı II) olarak adlandırılan orman sınırları içinde gösterilip orman kadastro haritasında gerekli düzeltmenin yapıldığı anlaşılmaktadır.</p>
<p>İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli K&#8230; Köyü 716 sayılı parsel 1940 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış ise de, bu tarihten sonra 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasa ile özel ve tüzel kişilere ait tüm ormanların hiçbir bildirime gerek olmaksızın devletleştirildiği ve 1970 yılında kişiler adına yapılan tespite karşı Hazine tarafından Tapulama Mahkemesinde açılan dava sonucunda 4785 sayılı Yasa hükümleri gözönünde bulundurularak yapılan incelemede orman sayılan yer olduğu saptanarak, mahkemenin 1973/194-54 sayılı kararı ile o tarihte yürürlükte bulunan 766 sayılı Yasa&#8217;nın 2. maddesi gereğince &#8220;parsel numarası iptal edilerek tescil ve tespit harici bırakılmasına&#8221; dair verilen kararın kesinleştiği, bundan sonra Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2002 gün ve 2002/328-494 sayılı kararı ile de orman sayılan yerlerden olduğu konusunda kesin hüküm bulunduğu ve sicilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu saptanarak orman sınırı içine alınıp tapu kütüğündeki sayfasının sicilden terkin edildiği, bu nedenlerle, 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasa&#8217;nın 9. maddesi gereğince yapılan orman sınırlarının düzeltilmesi işlemi sırasında kesinleşen mahkeme kararları gereği orman sınırı içerisinde gösterilip bu şekilde orman sınırlarının düzeltildiği belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün (ONANMASINA), onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 11.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/20hd/yargitay-20-hukuk-dairesi-200717152-e-20082026-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
