Eda Davası Açılabilecek Hallerde Tespit Davası Açmakta Hukuki Yarar Yoktur

Özet:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davalı tarafça yapılan fesih işleminin haksız olduğunun tespiti ve iptali talebine ilişkindir. Dava koşullarından biri de dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmasıdır. Eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. Somut olayda, eser sözleşmesinde bedel bir miktar para olarak kararlaştırılmıştır. Davacının fesihte haklılık durumuna göre davalı iş sahibinden müspet ve menfi zarar talep etme hakkı bulunduğundan tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu durumda, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekir.

YARGITAY 15.HUKUK DAİRESİ

Tarih: 19.1.2009 Esas: 2007/6339 Karar: 2009/153

- 1086 sayılı HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU m.188

Hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davalı yanca yapılan fesih işleminin haksız olduğunun tespiti ve iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile sözleşmenin davalı tarafından feshinin haksız olduğunun tespitine dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava koşullarından birisi de dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmasıdır. Buna hukuki korunma ihtiyacı da denir. Davacının mahkemeden hukuki korunma istemesinde korunmaya değer bir yararı bulunmalıdır. Dava hakkı hukuki yararla sınırlıdır. Tespit davasında hukuki yarar da, başka şekilde hukuki korunmanın sağlanamaması halinde vardır. Doktrin ve Yargıtay içtihatlarında eda davası açılarak hukuki himayenin sağlanabileceği durumlarda ve eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmektedir. Somut olaydaki eser sözleşmesinde bedelin belli miktarda para olarak ödenmesi kararlaştırılmış olup tapuda arsa payı devrini içermediğinden tek taraflı irade beyanı ve bu beyanın karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuçlarını doğurmuştur. Davacının fesihte haklılık durumuna göre davalı iş sahibinden menfi ve müspet zararlarını talep etmesi mümkün olduğundan eldeki tespit davasını açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu durumda davanın, dava şartlarından olan hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi yerine yanlış değerlendirme sonucu kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Yargı Kararları:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yazın

(gerekli)

(gerekli)


*