<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçtihatlar &#187; Yargıtay 6.Hukuk Dairesi</title>
	<atom:link href="http://www.ictihatlar.info/emsal/6hd/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ictihatlar.info</link>
	<description>Içtihat Bankası. Anayasa Mahkemesi, AHIM, Danıştay ve Yargıtay içtihatları.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Dec 2010 15:13:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2008/544 E., 2008/3619 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/6hd/yargitay-6-hukuk-dairesi-2008544-e-20083619-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/6hd/yargitay-6-hukuk-dairesi-2008544-e-20083619-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 14:11:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 6.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/3619]]></category>
		<category><![CDATA[2008/544]]></category>
		<category><![CDATA[çeyiz]]></category>
		<category><![CDATA[çeyiz senedi]]></category>
		<category><![CDATA[ispat yükü]]></category>
		<category><![CDATA[yemin teklif etme hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[ziynet eşyaları]]></category>
		<category><![CDATA[ziynet eşyalarının iadesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=181</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 2008/544 E., 2008/3619 K. İçtihat Özeti: Türk medeni kanunu&#8217;nun 6. maddesi hükmü gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Ziynet eşyaları nitelikleri itibariyle saklanabilen, taşınabilen eşyalardan olduğundan, kural olarak kadının üzerinde bulunduğu kabul edilmelidir. İçtihat Metni : Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan alacak davasına dair [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 2008/544 E., 2008/3619 K.</p>
<p>İçtihat Özeti: <em>Türk medeni kanunu&#8217;nun 6. maddesi hükmü gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Ziynet eşyaları nitelikleri itibariyle saklanabilen, taşınabilen eşyalardan olduğundan, kural olarak kadının üzerinde bulunduğu kabul edilmelidir.</em><br />
İçtihat Metni :</p>
<p>Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.</p>
<p>Uyuşmazlık, çeyiz ve ziynet eşyalarının iadesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.</p>
<p>2-Davalı vekilinin ziynet eşyalarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;</p>
<p>Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların aralarında görülmekte olan boşanma davasının açılmasından bir süre sonra ayrı yaşamaya başladıklarını, davacının yanına hiçbir eşya almadan müşterek haneden ayrıldığını belirterek, 19.09.1998 tarihli çeyiz senedinde yazılı eşyaların aynen iadesini ya da bedeli olan 20.000 YTL&#8217;nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.</p>
<p>Davalı vekili, bozma kararından sonraki yargılama aşamasında yeniden bilirkişi raporu alınıp alınmaması konusunda takdiri mahkemeye bıraktıklarını belirtmiştir.</p>
<p>Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 6. maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.</p>
<p>Davacı kadın, dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı koca ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla, bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz.</p>
<p>Diğer taraftan, ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle, evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi, evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak, normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir.</p>
<p>Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.</p>
<p>Olayda, davacı kadın, evi son terk ettiği tarih itibariyle dava konusu ziynet eşyasının götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önce de götürme fırsatı elde edemediğini dinlettiği tanıkların beyanı ile ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde &#8220;her türlü delil&#8221; demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, davacıya ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.<br />
 <br />
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-200316106-e-200319889-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2003/16106 E., 2003/19889 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2003/16106 E., 2003/19889 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-199712342-e-199712425-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 1997/12342 E., 1997/12425 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 1997/12342 E., 1997/12425 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19892737-e-19903240-k/" title="Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1989/2737 E., 1990/3240 K.">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1989/2737 E., 1990/3240 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-20077821-e-20081622-k/" title="Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2007/7821 E., 2008/1622 K.">Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2007/7821 E., 2008/1622 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/4hd/yargitay-4-hukuk-dairesi-20082288-e-20083812-k/" title="Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2008/2288 E., 2008/3812 K.">Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2008/2288 E., 2008/3812 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/6hd/yargitay-6-hukuk-dairesi-2008544-e-20083619-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2007/13277 E., 2008/323 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/6hd/yargitay-6-hukuk-dairesi-200713277-e-2008323-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/6hd/yargitay-6-hukuk-dairesi-200713277-e-2008323-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 23:19:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 6.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/13277]]></category>
		<category><![CDATA[2008/323]]></category>
		<category><![CDATA[niteliği]]></category>
		<category><![CDATA[önalım]]></category>
		<category><![CDATA[önalım hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[şufa]]></category>
		<category><![CDATA[üst hakkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2007/13277 E., 2008/323 K. İçtihat Özeti: Türk Medeni Kanunu&#8217; nun 826. maddesi hükmü uyarınca tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilen bağımsız ve sürekli nitelikte bulunan üst hakkındaki payın üçüncü bir kimseye satılması halinde onalım hakkına konu teşkil eder. İçtihat Metni: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan onalım davasına dair karar Dairemizin 10.07.2007 gün ve 6005-8775 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2007/13277 E., 2008/323 K.</p>
<p><em>İçtihat Özeti: <a title="türk medeni kanunu" href="http://www.hukuki.net/hukuk/index.php?article=3" target="_blank">Türk Medeni Kanunu&#8217;</a> nun 826. maddesi hükmü uyarınca tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilen bağımsız ve sürekli nitelikte bulunan üst hakkındaki payın üçüncü bir kimseye satılması halinde onalım hakkına konu teşkil eder.</em></p>
<p>İçtihat Metni:</p>
<p>Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan onalım davasına dair karar Dairemizin 10.07.2007 gün ve 6005-8775 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine, bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.</p>
<p>Uyuşmazlık, 593 ada 2 parsel sayılı taşınmazda paydaş K&#8230; Belediyesi&#8217;nin 1472/1587 payı üzerinde kurulu bulunan üst hakkı paylaşımı payını üçüncü kişiye satması sonucu satılan pay nedeniyle onalım hakkının kullanılıp kullanılamayacağına ilişkindir. Mahkemece, üst hakkında pay satışının onalım hakkına konu olamayacağından bahisle davanın reddine dair kararın Dairemizce onanması üzerine, bu defa davacı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.</p>
<p>Onalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda paydaşlardan birinin payının tamamını veya bir kısmını üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır.</p>
<p>Türk Medeni Kanunu&#8217;nun Dördüncü Kitabı &#8220;Eşya Hukuku&#8221; ana başlığı altında, Birinci Kısmın Birinci Bölümünde &#8220;Mülkiyetin Genel Hükümleri&#8221;, İkinci Bölümde &#8220;Taşınmaz Mülkiyeti&#8221; düzenlenmiştir. İkinci Bölümün Birinci Ayırımında &#8220;Taşınmaz Mülkiyeti&#8221;, İkinci Ayırımında &#8220;Taşınmaz Mülkiyetinin İçeriği ve Kısıtlamalarına&#8221; yer verilmiştir. Bu şekilde yapılan düzenleme, üst hakkının eşya hukukundaki yerini ve taşınmaz mülkiyeti ile olan ilgisini belirleme bakımından önem taşımaktadır.</p>
<p>Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 704. maddesinde &#8220;Taşınmaz Mülkiyetinin Konusu&#8221; başlığı altında yapılan düzenlemeyle taşınmaz mülkiyetinin konusunu arazi, tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler teşkil etmektedir. Taşınmaz mülkiyetinin içeriğini düzenleyen Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 718. maddesi ise, &#8220;Arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer&#8221; hükmünü içermektedir. Yine Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 726. maddesinde de üst hakkının tanımı yapılmıştır. Buna göre &#8220;Bir üst irtifakına dayalı olarak başkasına ait arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyeti irtifak hakkı sahibine ait olur.&#8221; Yine İkinci Bölümün İkinci Ayırımında &#8220;Taşınmaz Mülkiyetinin Kısıtlaması&#8221; başlığı altında yapılan düzenlemeyle devir hakkının kısıtlamalarına yer verilmiş ve 732. madde ile onalım hakkı düzenlenmiştir. Bu şekilde yapılan düzenlemeler karşısında üst hakkını taşınmaz mülkiyetinden ayrı tutma olanağı bulunmamaktadır. Nitekim 704. maddede taşınmaz mülkiyetinin konusu arasında üst hakkı sayıldığı gibi, üst hakkının kurulmasını düzenleyen 826. maddede &#8220;Bir taşınmaz maliki, üçüncü kişi lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir&#8221; şeklinde üst hakkının konusu belirlendikten sonra 2. fıkrasında da bu hakkın devredilebileceği ve mirasçılara geçeceği, ayrıca son fıkrasında &#8220;bağımsız ve sürekli nitelikteki üst hakkının tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilmesi&#8221; öngörülmüştür. Keza en az otuz yıl için kurulan üst hakkının sürekli nitelikte olduğu vurgulanmıştır. Yürürlükten kaldırılan Medeni Kanun&#8217;un 751. maddesinde ise bu süre yirmi yıl olarak düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında üst hakkının da taşınmaz hükmünde olduğunun kabulü gerekir. Nitekim öğreti de bu görüştedir.</p>
<p>Olayımıza gelince; mülkiyeti K&#8230; Belediyesi&#8217;ne ait İ&#8230; Mahallesi, B&#8230; mevkii 157 ada 7 parsel sayılı taşınmazda davacı O.Vedat&#8217;ın 3/10, dava dışı K.Selçuk&#8217;un 5/10, A.Muhlis&#8217;in 2/10 oranında olmak üzere 01.12.1994 yılında 34 yıl süreyle üst hakkı kurulduğu, 1996 yılında yapılan imar uygulaması sonucu 593 ada 1 ve 2 parsellere ayrıldığı, üst hakkının ise K&#8230; Belediyesinin 1472/1587 pay sahibi olduğu 593 ada 2 nolu parsel üzerine kaydırıldığı anlaşılmıştır. Üst hakkı paydaşlarından K.Selçuk&#8217;un 5/10 ve A.Muhlis&#8217;in 2/10 paylarına karşılık 30/80 payın Talat&#8217;a, 26/80 payın da M.Ayşe&#8217;ye 08.05.2003 tarihinde satıldığı görülmüştür.<br />
Davacı, bu satış nedeniyle onalım hakkına dayanarak 16.05.2003 tarihinde dava açmış bulunmaktadır.</p>
<p>Yukarıda açıklandığı üzere taşınmaz mal hükmünde bulunan üst hakkına konu payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer hak sahibinin bu satış nedeniyle onalım hakkını kullanabileceğinin kabulü gerekir. Bu durumda, davacının karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 10.07.2007 gün ve 2007/6005-8775 sayılı onama kararının kaldırılmasına, işin esası incelenmek üzere 12.12.2006 gün ve 2003/76 E., 2006/123 K. sayılı mahkeme kararının (BOZULMASINA), 21.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">Benzer içtihat :</p><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/6hd/yargitay-6-hukuk-dairesi-200713277-e-2008323-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2007/10608 E., 2008/321 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/6hd/yargitay-6-hukuk-dairesi-200710608-e-2008321-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/6hd/yargitay-6-hukuk-dairesi-200710608-e-2008321-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 22:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 6.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/10608]]></category>
		<category><![CDATA[2008/321]]></category>
		<category><![CDATA[6570]]></category>
		<category><![CDATA[kira]]></category>
		<category><![CDATA[tadilat nedeniyle tahliye]]></category>
		<category><![CDATA[tahliye davası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2007/10608 E., 2008/321 K. İçtihat özeti: 6570 sayılı yasanın 7/ç maddesinde düzenlenen tadilat nedenine dayalı davalarda tahliyeye karar verilmesi için, yapılacak tadilatın esaslı ve imar amaçlı olması, tadilat esnasında kiralananda oturmanın mümkün olmaması ve tadilat projesinin imarca onaylanmış bulunması gereklidir. İçtihat Metni Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2007/10608 E., 2008/321 K.</p>
<p><em>İçtihat özeti: 6570 sayılı yasanın 7/ç maddesinde düzenlenen tadilat nedenine dayalı davalarda tahliyeye karar verilmesi için, yapılacak tadilatın esaslı ve imar amaçlı olması, tadilat esnasında kiralananda oturmanın mümkün olmaması ve tadilat projesinin imarca onaylanmış bulunması gereklidir.</em><br />
İçtihat Metni</p>
<p>Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.</p>
<p>Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiracı olduğu 8. kat, 807 no&#8217;lu bağımsız bölümün 6570 sayılı Yasa&#8217;nm 7/ç maddesi gereğince tahliyesini talep etmiştir. Davalı, davayı takip etmemiş, mahkemece 6570 sayılı Yasa&#8217;nm 7/ç<br />
 <br />
maddesindeki koşullar oluştuğundan bahisle davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.</p>
<p>Davacı, tahliyesi istenilen kiralananın bulunduğu anataşınmazın tamamını 17.03.2006 tarihinde ihale yoluyla satın almak suretiyle maliktir. Dava, önceki malik E&#8230; İnşaat A.Ş. ile davalı kiracı arasında düzenlenmiş kira sözleşmesine göre süresinde açılmıştır.</p>
<p>Uyuşmazlık, 6570 sayılı Yasa&#8217;nın 7/ç maddesine göre imar amaçlı esaslı tadilat nedenine dayalı tahliye istemine ilişkindir. 6570 sayılı Yasa&#8217;nın 7/ç maddesinde açıkça ifade edildiği üzere, bu maddeye dayalı olarak açılan davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için, yapılacak tadilatın imar amaçlı olması, esaslı işlerden bulunması, tadilat esnasında kiralananda ikamet etmenin mümkün olmaması ve projenin imarca onaylanmış bulunması zorunludur.</p>
<p>Davacı, gerek dava dilekçesinin ekinde, gerekse yargılama aşamasında 6570 sayılı Yasa&#8217;nın 7/ç maddesinde öngörülen nitelikte tadilat projesi suna-mamıştır. Davacı tarafından tadilat projesi olarak adlandırılan proje, yangın algılama ve söndürme projesidir. Çankaya Belediye Başkanlıgı&#8217;nın 18.04.2007 tarihli karşılık yazısında, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu anata-şınmazlarla ilgili olarak tadilat projesinin bulunmadığı, sadece 07.02.2007 tarihli yangın algılama ve söndürme projesi mevcut olup, bu projenin onaylandığı ve ilgilisinin isteği üzerine 17.10.1959 tarihli mimari projesine eklendiği bildirilmiştir.</p>
<p>Davacı, 13.02.2007 tarihinde onaylanmış yangın algılama ve söndürme projesini ibraz etmiş ve emsal dosyaların keşfinde bu proje uygulanmıştır. Hükme esas alınan 13.06.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, yangın algılama projesinin uygulanabilmesi için öncelikle ana binada yapılan proje dışı tadilatların eski hale getirilmesi gerektiğine işaret olunarak, bu durumda kiralananda oturmanın mümkün olamayacağından tahliyesi gerektiği görüşüne yer verilmiştir. Ancak, yapılan tadilatların eski malik tarafından yapıldığı ve bu haliyle kiralanıp akdi ilişkinin sürdürüldüğü tartışmasızdır.</p>
<p>Davacı yeni malik yangın algılama projesini uygulatmak istemekle, eski malik tarafından yapılan proje dışı imalat ve tadilatların eski hale getirilmesini sağlamak, böylece tahliyeyi gerçekleştirmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır.<br />
 <br />
Davacı, 6570 sayılı Yasa&#8217;nın 7/ç maddesinde ifade edildiği şekliyle yeni bir tadilat projesi sunamamıştır. Sözü edilen maddedeki tadilat projesi, anataşınmazda yapılması düşünülen imar amaçlı esaslı tadilat ve tamirata ilişkin projesidir. Başka bir anlatımla, bu amaçla yeni bir projenin düzenlenip imarca onaylanması zorunludur. Oysa, davacı yeni malikin amacı yangın algılama projesini uygulatmak istemekle, eski malik tarafından yapılan proje dışı tadilatların ilk mimari projeye göre eski hale getirilmesini sağlamak, böylece tahliyeyi gerçekleştirmektir. Davacının dayandığı yangın algılama projesinin uygulanması, Borçlar Kanunu&#8217;nun 251. maddesi hükmü uyarınca geçici tahliyeyi gerektirir. Davacının buna ilişkin bir talebi yoktur. Bu durumda davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.</p>
<p>Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK&#8217;nın 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/itirazin-iptali-ve-tahliye-sozlesme-ya-da-yazili-belge-bulunmadigi-durumda-kira-miktarinin-ispati/" title="İtirazın İptali ve Tahliye &#8211; Sözleşme ya da Yazılı Belge Bulunmadığı Durumda Kira Miktarının İspatı">İtirazın İptali ve Tahliye &#8211; Sözleşme ya da Yazılı Belge Bulunmadığı Durumda Kira Miktarının İspatı</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/catiya-konulan-reklam-panosuna-iliskin-kira-sozlesmesinde-imzasi-bulunan-yoneticinin-ayrica-yetki-almamis-da-olsa-bu-sozlesmeden-dogan-uyusmazlikta-taraf-sifati-vardir/" title="Çatıya Konulan Reklam Panosuna İlişkin Kira Sözleşmesinde İmzası Bulunan Yöneticinin Ayrıca Yetki Almamış da Olsa Bu Sözleşmeden Doğan Uyuşmazlıkta Taraf Sıfatı Vardır">Çatıya Konulan Reklam Panosuna İlişkin Kira Sözleşmesinde İmzası Bulunan Yöneticinin Ayrıca Yetki Almamış da Olsa Bu Sözleşmeden Doğan Uyuşmazlıkta Taraf Sıfatı Vardır</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/6hd/yargitay-6-hukuk-dairesi-200710608-e-2008321-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

