<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçtihatlar &#187; Yargıtay 3.Hukuk Dairesi</title>
	<atom:link href="http://www.ictihatlar.info/emsal/3hd/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ictihatlar.info</link>
	<description>Içtihat Bankası. Anayasa Mahkemesi, AHIM, Danıştay ve Yargıtay içtihatları.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Dec 2010 15:13:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 22:59:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2002/458]]></category>
		<category><![CDATA[2002/920]]></category>
		<category><![CDATA[fazlaya ilişkin haklar]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[kısmi dava]]></category>
		<category><![CDATA[maddi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[saklı tutulması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=396</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ Esas no. 2002/458 Karar no. 2002/920 Tarihi. 29.1.2002 İÇTİHAT ÖZETİ : Alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Davamızda, davacının almaya hak kazandığı tazminatın tamamı 6.208.723.764 liradır ve davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuştur. Bu durumda, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ</p>
<p>Esas no. 2002/458<br />
Karar no. 2002/920<br />
Tarihi. 29.1.2002</p>
<p><em>İÇTİHAT ÖZETİ : Alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.<br />
Davamızda, davacının almaya hak kazandığı tazminatın tamamı 6.208.723.764 liradır ve davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuştur.<br />
Bu durumda, alacağın tamamına göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekir.</em><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">DAVA :</span></strong> Dava dilekçesinde 10.000.000 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">KARAR :</span></strong> Davada, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000.000 lira maddi tazminatın tahsili talep edilmiştir.<br />
Mahkemece; davacının fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere davanın ( talep gibi )kabulüne karar verilmiştir.<br />
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 6.208.723.764 lira maddi zararı olduğu belirtilmiştir.<br />
HUMK.&#8217;nun 4/2 maddesine göre, alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.<br />
Davamızda, davacının almaya hak kazandığı tazminatın tamamı 6.208.723.764 liradır ve davacı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuştur.<br />
Bu durumda, alacağın tamamına göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">SONUÇ :</span></strong> Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.1.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-200719-50-e-200750-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/" title="Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1998/7885 E., 1998/9218 K.">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1998/7885 E., 1998/9218 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-20016816-e-20024172-k/" title="Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2001/6816 E., 2002/4172 K.">Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2001/6816 E., 2002/4172 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-2005790-e-20062934-k/" title="Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2005/790 E., 2006/2934 K.">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2005/790 E., 2006/2934 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/2522 E., 2002/2896 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20022522-e-20022896-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20022522-e-20022896-k/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 15:59:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2002/2522]]></category>
		<category><![CDATA[2002/2896]]></category>
		<category><![CDATA[4721]]></category>
		<category><![CDATA[743]]></category>
		<category><![CDATA[bozulma]]></category>
		<category><![CDATA[dava açma süresi]]></category>
		<category><![CDATA[davalar]]></category>
		<category><![CDATA[nişan]]></category>
		<category><![CDATA[nişanlanma]]></category>
		<category><![CDATA[süresi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman aşımı def'i]]></category>
		<category><![CDATA[zamanaşımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=376</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi Esas no: 2002/2522 Karar no: 2002/2896 Karar Tarihi: 26.03.2002 İçtihat özeti: Nişanlanmaktan kaynaklanan davalar, nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir sene sonra sakıt olur. Dava dilekçesinde 1.592.000.000 lira değerindeki eşyaların aynen olmadığında bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.416.890.000 liranın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY 3.Hukuk Dairesi</p>
<p>Esas no: 2002/2522<br />
Karar no: 2002/2896<br />
Karar Tarihi: 26.03.2002</p>
<p>İçtihat özeti: <strong><em>Nişanlanmaktan kaynaklanan davalar, nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir sene sonra sakıt olur.</em></strong></p>
<p>Dava dilekçesinde 1.592.000.000 lira değerindeki eşyaların aynen olmadığında bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.416.890.000 liranın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p><strong>YARGITAY KARARI</strong></p>
<p>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.</p>
<p>Davada, nişan hediyelerinin aynen iadesi, olmadığı takdirde 1.592.000.000 liranın tahsili talep edilmektedir.</p>
<p>Davalı vekili, cevap dilekçesinde, nişanın bozulmasından 1 yıl geçtikten sonra davanın açıldığını belirterek zamanaşımı def&#8217;inde bulunmuştur.</p>
<p>Mahkemece, (zamanaşımı def&#8217;i üzerinde durulmadan) davanın kısmen kabulü ile 1.416.890.000 liranın tahsiline karar verilmiştir.</p>
<p>743 sayılı Medeni Kanunun 87.maddesinde; &#8220;<em>Nişanlanmaktan kaynaklanan davalar, nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir sene sonra sakıt olur</em>&#8221; denilmektedir.</p>
<p>Duruşmada dinlenen tanıklar ise; nişanın ne zaman bozulduğuna ilişkin kesin ve net bir şekilde ifade vermemişler, tahmine dayalı beyanda bulunmuşlardır.</p>
<p>Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; taraflardan delillerini sormak suretiyle nişanın ne zaman bozulduğunu kesin olarak saptadıktan sonra, Medeni kanunun 87.maddesi de dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davalının zaman aşımı def&#8217;i üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.</p>
<p>Ayrıca, asıl mesleği Yazı İşleri Müdürü olan bilirkişinin uzmanlığından söz edilemeyeceğinden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru değildir.</p>
<p>Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200517543-e-200515369-k/" title="Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2005/17543 E, 2005/15369 K.">Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2005/17543 E, 2005/15369 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/1hd/yargitay-1-hukuk-dairesi-200414912-e-2005715-k/" title="Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2004/14912 E., 2005/715 K.">Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2004/14912 E., 2005/715 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-200520774-e-200524209-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2005/20774 E., 2005/24209 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2005/20774 E., 2005/24209 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/9hd/yargitay-9-hukuk-dairesi-200534667-e-200537461-k/" title="Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2005/34667 E., 2005/37461 K.">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2005/34667 E., 2005/37461 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-200715957-e-20085726-k/" title="Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2007/15957 E., 2008/5726 K. ">Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2007/15957 E., 2008/5726 K. </a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20022522-e-20022896-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2008/3339 E., 2008/6157 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-3-hukuk-dairesi-20083339-e-20086157-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-3-hukuk-dairesi-20083339-e-20086157-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 03:31:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yargıtay Hukuk Genel Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[2008/3339]]></category>
		<category><![CDATA[2008/6157]]></category>
		<category><![CDATA[davanın]]></category>
		<category><![CDATA[reddi]]></category>
		<category><![CDATA[zamanaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[zamanaşımı itirazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=322</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ Esas No : 2008/3339 Karar No : 2008/6157 Tarih : 08.04.2008 İçtihat konusu: Zamanaşımı itirazı bulunmamasına rağmen davanın bu nedenle reddedilmesi hakkında içtihat. Dava dilekçesinde 792,40 YTL rücuan alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ve yargılamanın iadesi isteminin reddi cihetine gidilmiş, hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/2/2008 tarih [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ<br />
Esas No : 2008/3339<br />
Karar No : 2008/6157<br />
Tarih : 08.04.2008</p>
<p>İçtihat konusu: <em><strong>Zamanaşımı itirazı bulunmamasına rağmen davanın bu nedenle reddedilmesi</strong></em> hakkında içtihat.</p>
<p>Dava dilekçesinde 792,40 YTL rücuan alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ve yargılamanın iadesi isteminin reddi cihetine gidilmiş, hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/2/2008 tarih ve 2008/26003 sayılı yazıları ile kanun yararına bozulması istenilmiştir.<br />
YARGITAY KARARI<br />
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.<br />
Davacı Banka tarafından, banka personeli davalılar aleyhine açılan tazminat davasında yapılan yargılama sonucu haksız fiilin 25/10/1994 tarihinde gerçekleştiği ve davacının bu rücuen alacak davasını 2/3/2005 tarihinde açtığı gerekçesi ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddi cihetine gidilmiş; davacı banka vekilinin temyiz istemi miktardan reddedilmiştir. Yine, davacı vekili bu red kararı üzerine yargılamanın iadesini istemiş ise de mahkemece, HUMK. 445 maddede sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiç birisine uygun olmayan talebin reddine karar verilmiştir. Bu şekilde kesinleşen hükmün Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/2/2008 gün ve 2008/26003 sayılı tebliğnamesi ile HUMK. nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:<br />
Davada, banka personeli davalıların özensiz ve dikkatsiz davranışları nedeniyle mudileri zarara uğrattıkları ileri sürülerek 792,40 YTL tazminatın rücuen tahsili istenilmiştir.<br />
Tebligat Kanunu&#8217;nun 17. ve Tebligat Tüzüğü&#8217;nün 23. maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Aynı kanunun 18. ve aynı tüzüğün 24. maddesinde ise tebliğ yapılacak şahıs otel hastane, tedavi veya istirahat evi, fabrika, mektep, talebe yurdu gibi içine serbestçe girilemeyen veya arananın kolayca bulunması mümkün olmayan bir yerde bulunuyorsa, tebliğin yapılmasını o yeri idare eden veya muhatabın bulunduğu kısmın amiri temin eder, bunlar tarafından muhatap derhal bulundurulamaz veya tebliğin temini mümkün olmazsa, tebliğ amire yapılır hükmü yeralmaktadır.<br />
Somut olayda, davalılardan Nesrin Yayla adına çıkartılan davetiye &#8220;görevli Meriç Kaplan imzasına tebliğ edilmiştir&#8221; şerhini içermektedir. Mahkemece, tebligat yapılan kişinin tebligatı almaya ehil olup olmadığı araştırılmamıştır.<br />
Bundan ayrı olarak ta zamanaşımı itirazı, davalılardan Rabia Berberoğlu vekili tarafından yapılmıştır. Diğer davalı Nesrin Yayla&#8217;nın zamanaşımı itirazı bulunmamaktadır. Bu davalı yönünden delillerin toplanıp davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde her iki davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.<br />
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 8/4/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/hizmet-tespiti-davalinin-muvafakati-olmaksizin-davanin-atiye-birakilmasi-kabul-edilemez/" title="Hizmet Tespiti &#8211; Davalının Muvafakati Olmaksızın Davanın Atiye Bırakılması Kabul Edilemez">Hizmet Tespiti &#8211; Davalının Muvafakati Olmaksızın Davanın Atiye Bırakılması Kabul Edilemez</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/1hd/yargitay-1-hukuk-dairesi-200414912-e-2005715-k/" title="Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2004/14912 E., 2005/715 K.">Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2004/14912 E., 2005/715 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20022522-e-20022896-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/2522 E., 2002/2896 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/2522 E., 2002/2896 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-200711897-e-20081114-k/" title="Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2007/11897 E., 2008/1114 K.">Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2007/11897 E., 2008/1114 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-200711592-e-20081274-k/" title="Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2007/11592 E., 2008/1274 K.">Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2007/11592 E., 2008/1274 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-3-hukuk-dairesi-20083339-e-20086157-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2004/2920 E., 2004/2731 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20042920-e-20042731-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20042920-e-20042731-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 03:15:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2004/2731]]></category>
		<category><![CDATA[2004/2920]]></category>
		<category><![CDATA[dava]]></category>
		<category><![CDATA[mirasçı]]></category>
		<category><![CDATA[taraf ehliyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=311</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ Esas : 2004/2920 Karar : 2004/2731 Tarih : 25.3.2004 İçtihat konusu: Taraf Ehliyeti ve Mirasçıların Davaya Devam Etmesi hakkında&#8230; DAVA : Dava dilekçesinde 119.612.222 liralık takibe vaki itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ<br />
Esas : 2004/2920<br />
Karar : 2004/2731<br />
Tarih : 25.3.2004</p>
<p>İçtihat konusu: <em><strong>Taraf Ehliyeti ve Mirasçıların Davaya Devam Etmesi</strong></em> hakkında&#8230;</p>
<p>DAVA : Dava dilekçesinde 119.612.222 liralık takibe vaki itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:</p>
<p>KARAR : Davacı vekili dilekçesinde, davalı aleyhine telefon borcunun tahsili amacı ile icra takibi yaptıklarını ve davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile % 40 icra &#8211; inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
<p>Dava tarihi, 08.09.2001 olup yargılama sırasında 08.10.2001 tarihinde davalı ölmüştür.</p>
<p>Mahkemece, davalının mirasçısı aleyhine yapılan bir takip olmadan ve bu kişinin yapılacak takibe itiraz edip etmeyeceği belirlenmeden, mirasçının davaya dahil edilerek davanın sonuçlandırılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Dava devam ederken, taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ancak, yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz bu davalara, ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.</p>
<p>Yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, yargılama sırasında ölen davalının mirasçısı davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılacak yargılama neticesinde bir karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.</p>
<p>SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/islah-dilekcesi-verilerek-dava-dilekcesindeki-faiz-baslangic-tarihi-degistirilemez/" title="Islah Dilekçesi Verilerek Dava Dilekçesindeki Faiz Başlangıç Tarihi Değiştirilemez">Islah Dilekçesi Verilerek Dava Dilekçesindeki Faiz Başlangıç Tarihi Değiştirilemez</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/dava-dilekcesinin-iptaline-karar-verildiginde-vekalet-ucreti-takdir-edilir/" title="Dava Dilekçesinin İptaline Karar Verildiğinde Vekalet Ücreti Takdir Edilir">Dava Dilekçesinin İptaline Karar Verildiğinde Vekalet Ücreti Takdir Edilir</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/bosanma-karari-verilip-kesinlesmedikce-katilma-alacagi-talepli-dava-incelenemez/" title="Boşanma Kararı Verilip Kesinleşmedikçe Katılma Alacağı Talepli Dava İncelenemez">Boşanma Kararı Verilip Kesinleşmedikçe Katılma Alacağı Talepli Dava İncelenemez</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-20082593-e-20087912-k/" title="Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/2593 E., 2008/7912 K.">Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/2593 E., 2008/7912 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-20084346-e-20087975-k/" title="Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/4346 E., 2008/7975 K.">Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/4346 E., 2008/7975 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20042920-e-20042731-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/10944 E., 2005/13157 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200510944-e-200513157-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200510944-e-200513157-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 21:06:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2005/10944]]></category>
		<category><![CDATA[2005/13157]]></category>
		<category><![CDATA[ecrimisil]]></category>
		<category><![CDATA[ıslah]]></category>
		<category><![CDATA[kira alacağı]]></category>
		<category><![CDATA[kira paraları]]></category>
		<category><![CDATA[kira sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ödenmemesi]]></category>
		<category><![CDATA[tahsili]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=249</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/10944 E., 2005/13157 K. İÇTİHAT ÖZETİ : Davada, ecrimisil ve kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Somut olayda, davacıya ait işyerinin davadışı oğlu tarafından davalıya kiraya verildiği, davacı ile davalı arasında bir kira ilişkisinin bulunduğu sabittir. O halde; davanın ıslah edilmiş şekline göre, yani kira sözleşmesine göre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/10944 E., 2005/13157 K.<br />
İÇTİHAT ÖZETİ : Davada, ecrimisil ve kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Somut olayda, davacıya ait işyerinin davadışı oğlu tarafından davalıya kiraya verildiği, davacı ile davalı arasında bir kira ilişkisinin bulunduğu sabittir. O halde; davanın ıslah edilmiş şekline göre, yani kira sözleşmesine göre çözülmesi gerektiği ve buna istinaden de davalı malikin davalı kiracıdan ödenmeyen kira paralarını isteyebileceği gözetilmeden hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.</p>
<p>DAVA : Dava dilekçesinde 1.000.000.000 lira ecrimisilin, ıslah dilekçesi ile de 9.170.000.000 lira kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:</p>
<p>KARAR : Davada, davacıya ait işyerinin 2000 yılından beri davalının işgalinde olduğu, ileri sürülerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 1.000.000.000 lira ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenilmiştir.<br />
Davacı vekili, 7.10.2004 tarihli dilekçesinde ise; bilirkişi raporu doğrultusunda davayı ıslah ederek 10.470.000.000 lira kira alacağının tahsilini istemiştir.<br />
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
HUMK&#8217;nun 84.maddesine göre ıslah yargılamanın sonuna kadar yapılabilir.<br />
Islah ile fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş olan ( yani ek dava açma olanağı bulunan ) davacı müddeabihi artırabileceği gibi, davanın niteliğini de değiştirebilir. Bu husus karşı tarafın onayına veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir.<br />
Somut olayda, davacıya ait işyerinin davadışı oğlu tarafından davalıya kiraya verildiği, davacı ile davalı arasında bir kira ilişkisinin bulunduğu sabittir.<br />
O halde; davanın ıslah edilmiş şekline göre, yani kira sözleşmesine göre çözülmesi gerektiği ve buna istinaden de davalı malikin davalı kiracıdan ödenmeyen kira paralarını isteyebileceği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.</p>
<p>SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine oybirliği ile karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/bozma-sonrasinda-yapilan-islah/" title="Bozma Sonrasında Yapılan Islah">Bozma Sonrasında Yapılan Islah</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/islah-dilekcesi-verilerek-dava-dilekcesindeki-faiz-baslangic-tarihi-degistirilemez/" title="Islah Dilekçesi Verilerek Dava Dilekçesindeki Faiz Başlangıç Tarihi Değiştirilemez">Islah Dilekçesi Verilerek Dava Dilekçesindeki Faiz Başlangıç Tarihi Değiştirilemez</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13-hukuk-dairesi-20084345-e-20086088-k-sayili-ictihati/" title="Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/4345 E., 2008/6088 K. sayılı içtihatı">Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/4345 E., 2008/6088 K. sayılı içtihatı</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-20063-76-e-2006109-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2006/3-76 E., 2006/109 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2006/3-76 E., 2006/109 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20081871-e-20083679-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2008/1871 E., 2008/3679 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2008/1871 E., 2008/3679 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200510944-e-200513157-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2008/1871 E., 2008/3679 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20081871-e-20083679-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20081871-e-20083679-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 12:13:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1871]]></category>
		<category><![CDATA[2008/3679]]></category>
		<category><![CDATA[dava şartı]]></category>
		<category><![CDATA[ecrimisil]]></category>
		<category><![CDATA[hissedarlar]]></category>
		<category><![CDATA[intifa]]></category>
		<category><![CDATA[intifadan men]]></category>
		<category><![CDATA[muris]]></category>
		<category><![CDATA[müşterek malik]]></category>
		<category><![CDATA[paydaşlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=173</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2008/1871 E.,2008/3679 K. İçtihat Özeti: Paydaşlar, kural olarak, intifadan men edilmedikçe birbirinden ecrimisil isteyemezler. ancak, muris tarafından kurulan fabrika, otel, fırın gibi hasılat getiren ticari amaçlı ortak yerler için intifadan men koşulu aranmaz. İçtihat Metni : Dava dilekçesinde, 2.150 YTL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2008/1871 E.,2008/3679 K.</p>
<p>İçtihat Özeti: <em>Paydaşlar, kural olarak, intifadan men edilmedikçe birbirinden ecrimisil isteyemezler. ancak, muris tarafından kurulan fabrika, otel, fırın gibi hasılat getiren ticari amaçlı ortak yerler için intifadan men koşulu aranmaz.</em><br />
İçtihat Metni :</p>
<p>Dava dilekçesinde, 2.150 YTL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.</p>
<p>Davacı, davalı ile hissedar olduğunu, taşınmazlar üzerinde bulunan 10 ve 11 parsel sayılı iki parça taşınmazın ve biri üzerinde bulunan işyerlerinin davalı tarafından hukuki dayanaktan yoksun olarak kullanıldığını beyanla 2001-2005 dönemi için toplam 2.150 YTL ecrimisilin tahsilini istemiştir.</p>
<p>Davalı, taşınmazlardan birisini hiç kullanmadığını, diğerinde İse 3 dükkandan birisini araç yıkama-yağlama yeri olarak kullandığını beyanla davanın reddini dilemiştir.</p>
<p>Mahkemece, taşınmazlardan bir bölümünü davalı kullanmakta ise de, taraflar müşterek malik olup, intifadan men şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.</p>
<p>Ancak, ecrimisile konu taşınmazlarda taraflar paydaştır. Paydaşlar, kural olarak, intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmiş bulunması dava şartı ise de, bazı hallerde bu şart gerçekleşmiş kabul edilmektedir.</p>
<p>Somut olayda, taşınmazlar üzerinde davalı tarafından ticari amaçla kullanılan işyeri bulunduğu anlaşılmaktadır. Muris tarafından kurulan veya fabrika, otel, fırın gibi hasılat getiren ticari amaçlı ortak yerler için ise intifadan men koşulu aranmaz. Dolayısı ile araç yıkama-yağlama yerinin muris tarafından kurulup kurulmadığı somutlaştırılarak, muris tarafından kurulmakla davalı tarafından işletildiğinin anlaşılması halinde intifadan men şartı gerçekleşmiş kabul edilerek, bu işyeri hakkında davanın kısmen kabulü gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.</p>
<p>Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK&#8217;nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-20063-76-e-2006109-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2006/3-76 E., 2006/109 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2006/3-76 E., 2006/109 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200510944-e-200513157-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/10944 E., 2005/13157 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/10944 E., 2005/13157 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719237-e20081018-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2007/19237 E.,2008/1018 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2007/19237 E.,2008/1018 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20081871-e-20083679-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2007/19271 E., 2008/860 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719271-e-2008860-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719271-e-2008860-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 12:08:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/19271]]></category>
		<category><![CDATA[2008/860]]></category>
		<category><![CDATA[aile bağları]]></category>
		<category><![CDATA[altsoy]]></category>
		<category><![CDATA[dna testi]]></category>
		<category><![CDATA[dürüstlük kuralı]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[ÖLÜMLE TEHDİT SUÇU]]></category>
		<category><![CDATA[üstsoy]]></category>
		<category><![CDATA[yardım nafakası]]></category>
		<category><![CDATA[yardıma muhtaç]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2007/19271 E., 2008/860 K. İçtihat Özeti: Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Yardım nafakası isteyenin kusuru ile yardıma muhtaç duruma düşmesi, yükümlüyü borcundan kurtarmaz. Aile bağlarının temelinden sarsılması halinde nafaka yükümlülüğünün ortadan kalkacağı kabul edilmektedir. Aile bağları kusuru ile zayıflamasına rağmen, oğlun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2007/19271 E., 2008/860 K.</p>
<p>İçtihat Özeti:</p>
<ul>
<li><em>Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.</em></li>
<li><em>Yardım nafakası isteyenin kusuru ile yardıma muhtaç duruma düşmesi, yükümlüyü borcundan kurtarmaz.</em></li>
<li><em>Aile bağlarının temelinden sarsılması halinde nafaka yükümlülüğünün ortadan kalkacağı kabul edilmektedir.</em></li>
<li><em>Aile bağları kusuru ile zayıflamasına rağmen, oğlun yardıma muhtaç hale gelmiş olan babasının asgari yaşama giderlerini karşılaması gerekir.</em></li>
</ul>
<p>İçtihat Metni</p>
<p>Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.</p>
<p>Davacı, dilekçesinde banka kredi kartı borçlarından dolayı Sosyal Sigortalar Kurumu&#8217;ndan aldığı emekli aylığının haczedildiğini, aylık gelirinin 225 YTL olduğunu beyanla; yüksek gelir sahibi ve refah içerisinde bulunan oğlundan kendisi İçin 2.250 YTL, halen 7. sınıf öğrencisi olan küçük oğlu için 750 YTL yardım nafakası istemiştir.</p>
<p>Davalı cevabında; davacının dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suçlarından sabıkasının bulunduğunu. Maliye Bakanlığı ve İstanbul Defterdarlığı&#8217;na başvurarak kendisini ihbar ettiğini, Ümraniye Sulh Ceza Mahkemesinde ölümle tehdit ve hakaret suçlarından yargılandığını, yanında çalışan hizmetçisinden evlilik dışı çocuğu olduğunu, velayeti altında olmayan çocuk için de yardım nafakası isteyemeyeceğini savunmuştur.</p>
<p>Mahkemece, taraflar arasındaki aile bağlarının davalının kusuru ile ortadan kalktığı, davacının davalı oğlunu ölümle tehdit suçundan yargılandığı, dava dosyalarında davalıyı evlatlıktan reddettiğine ilişkin beyanların yer aldığı, sonuçta aile bağlarının temelinden sarsılması yüzünden aile birliğinin sağladığı hak ve yükümlülüklerin ortadan kalktığı, nafaka talebinin MK m. 2 ile bağdaşmadığı, küçük Kaan&#8217;ın ise MK m. 365/1 uyarınca, öncelikle anne ve babasından nafaka talep edebileceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Sabıka sorgulamasından, Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;nin 1980/392-1981/55 sayılı karan ile davacının TCK m. 503-509 uyarınca yargılanarak cezalandırıldığı, Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;nin 18.12.2002 gün ve 2001/1795-2001/2976 sayılı kararı ile davacının davalı oğluna telefonla mesaj göndermek suretiyle tehdit ettiği, yargılanıp TCK m. 191/1 uyarınca mahkum olduğu, dava ile ilgili 21.11.2001 tarihli ifade tutanağında, kendisini şikayet eden kişinin oğlu olduğunu İspat etmesi için DNA testi istediği, Ümraniye Sulh Ceza Mahkemesi&#8217;nin 2002/1175-2006/1116 sayılı karan ile yine oğluna karşı işlediği tehdit suçundan TCK m. 191/1 uyarınca yargılandığı ve mahkum olduğu, 1986 yılında davalının teyzesi Ö.S&#8217;nin kendisini evlatlık aldığı ve soyadının bu nedenle G&#8230; olduğu, yine davacının davalı oğlunu İstanbul Defterdarlığı&#8217;na 08.06.2001 tarihinden 16 yıl önce Zeytinburnu ve Mecidiyeköy Vergi Dairelerinden adını kullanarak haksız vergi tahsilatı yaptığı konusunda şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p>Mahkemece Kaan hakkında nafaka istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, bu yöne ilişkin hükmün onanmasına;</p>
<p>Ancak, MK&#8217;nın 364. maddeleri uyarınca &#8220;Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri refah içinde bulunmalarına bağlıdır.&#8221;<br />
 <br />
MK&#8217;nın 366. maddesi uyarınca, korunmaya muhtaç kişilerin bakımı bununla yükümlü kurumlar tarafından sağlanır. Bu kurumlar yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlarından isteyebilir. Yasanın bu hükmü de gözetildiğinde, nafaka yükümlülüğünün yasanın emrettiği ve özellikle refah içerisinde olan altsoy (oğul) için kaçınılmaz bir yükümlülük olduğu görülmektedir.</p>
<p>Nafaka yükümlülüğünün ortadan kaldırılması, MK m. 365/3te düzenlenmiştir. Bu hükme göre, &#8220;nafakanın, yükümlülerin bir ya da birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa, hakim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir.&#8221; O nedenle, kural olarak nafaka yükümlülüğünün kaldırılması için birden çok nafaka yükümlüsünden talep edilmesi ve yükümlülerden birinin nafaka yükümlülüğünü yerine getirmesi hafinde, diğerinden talep edilmesinin hakkaniyete aykırı bulunması gerekir. Bunun dışında nafaka yükümlülüğünün ortadan kaldırılmasını düzenleyen herhangi bir hüküm yer almamaktadır.</p>
<p>Yardım nafakası, ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı sosyal ödevdir ve kanun koyucu, kişinin ve toplumun vicdanına bırakmamış, kanuni bir ödev olarak düzenlemiş, bu ödevin ortadan kaldırılmasını ise, MK m. 365 ile sınırlamıştır.</p>
<p>Yardım nafakası, zarurete düşen hısımın yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu yardım isteğidir. Yardım nafakası isteyenin kusuru İle yardıma muhtaç duruma düşmüş olması, yükümlüyü borcundan kurtarmamaktadır. Aile bağlarının herhangi bir nedenle zayıflamış olması da yükümlülüğü ortadan kaldıran bir neden olarak düzenlenmemiştir. Yardım nafakasının koşulları objektiftir ve bu koşulların gerçekleşmesi halinde nafaka borcu doğmaktadır (H.V. Velidedeoğlu, Türk Medeni Hukuku, İst. 1963, s. 396).</p>
<p>Aileye karşı vazifelerini ağır surette ihmal edenlerin, nafaka isteyemeyeceği MK m. 510 uyarınca, mirasçılıktan çıkarılma sebepleri varlığı halinde de nafaka yükümlülüğünün ortadan kalkması gerektiği öğretide (Mustafa Reşit Belgesay, Türk Kanun Medenisi Şerhi, İst. 1957, s. 298) kabul edilmektedir.</p>
<p>Uygulamada da aile bağlarının temelinden sarsılması halinde nafaka yükümlüğünün ortadan kalkacağı kabul edilmektedir.</p>
<p>Y.2.HD. 02.02.1995 gün ve 12296/1222 sayılı kararında, aile bağlarının temelinden sarsılması halinde, kurumun sağladığı hak ve mükellefiyetlerin de ortadan kalkmasının MK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralı gereği olduğunu ifade etmiştir (nafaka borçlusunu döven altsoy).</p>
<p>Buna karşılık, uygulamada altsoyun yardım nafakası yükümlüğüne daha fazla önem verilmiş, annenin nafaka yükümlüsü karşısında çocukluğunda görevlerini yapmaması, oğlunu küçük yaşta ona buna terk etmesi, oğlunu başkalarına bırakması, büyüyüp iş sahibi olana kadar onunla ilgilenmemesinin, ananın nafaka hakkını ıskat etmeyeceği kabul edilmiştir (Y.2.HD. 25.12.1947-7584-6786).</p>
<p>Davacı 70 yaşlarında, nafaka yükümlüsü oğul refah içerisindedir. Aile bağları babanın kusuru ile zayıflamıştır. Ne var ki, MK&#8217;nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı, bu koşullarda davalı oğlun nafaka yükümlüğünü ortadan kaldıran bir neden olarak kabul edilmemelidir. Oğlun yardıma muhtaç duruma gelmiş olan babasına karşı asgari yaşama giderlerini karşılama borcu, dürüsttük kuralı gereği ortadan kaldırılamaz. Aksini gerektirir. Zira altsoyun (oğlun) üstsoya (babaya) karşı yardım yükümlülüğü ile üstsoyun altsoya karşı olan yardım yükümlülüğünün ahlaki, geleneksel ve toplumsal nedenleri farklıdır. MK m. 364 bu şekilde yorumlanmalıdır.</p>
<p>Mahkemece yapılacak yargılamaya göre, davacı babanın yardıma muhtaç olduğu, yoksul olduğu (MK m. 364) saptandığı takdirde, MK m. 365 uyarınca &#8220;davacının geçinmesi için gerekli&#8221; yardım nafakasına hükmedilmelidir.</p>
<p>Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK&#8217;nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz haranın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-19813041-e-19813099-k/" title="Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 1981/3041 E., 1981/3099 K.">Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 1981/3041 E., 1981/3099 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/4cd/yargitay-4-ceza-dairesi-20067501-e-2008291-k/" title="Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2006/7501 E., 2008/291 K.">Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2006/7501 E., 2008/291 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719271-e-2008860-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2008/1639 E., 2008/3514 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20081639-e-20083514-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20081639-e-20083514-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 23:09:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1639]]></category>
		<category><![CDATA[2008/3514]]></category>
		<category><![CDATA[çek]]></category>
		<category><![CDATA[ispat yükü]]></category>
		<category><![CDATA[kambiyo senedi]]></category>
		<category><![CDATA[menfi tespit davası]]></category>
		<category><![CDATA[zamanaşımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2008/1639 E., 2008/3514 K. İçtihat Özeti: Zamanaşımına uğramış çek sebebiyle kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilir ise de, temel hukuki ilişkiye dayanılarak bir tahsil davası açılabileceği gibi, Türk ticaret kanununun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davası da açılabilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıya düşer. Ancak davayı açan borçlu, hukuki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2008/1639 E., 2008/3514 K.</p>
<p><em>İçtihat Özeti: Zamanaşımına uğramış çek sebebiyle kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilir ise de, temel hukuki ilişkiye dayanılarak bir tahsil davası açılabileceği gibi, Türk ticaret kanununun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davası da açılabilir.</em></p>
<p><em>Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıya düşer. Ancak davayı açan borçlu, hukuki ilişkiyi inkar etmeyip kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığım ileri sürdüğüne göre, borçlu olmadığını ispat etmekle yükümlüdür.</em></p>
<p>İçtihat Metni :</p>
<p>Dava dilekçesinde 1.367.50 YTL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir.</p>
<p>Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm dayalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br />
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.</p>
<p>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı (alacaklı) şirket tarafından davalı (borçlu) aleyhine dava konusu &#8220;çeke&#8221; dayanılarak daha evvel kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını ve bu takibe yapılan itiraz sonucu Ankara Onüçüncü İcra Mahkemesi&#8217;nin 12.09.2005 tarih ve 2005/786-619 sayılı ilamı gereğince takip dayanağı çekin keşide tarihine göre müracaat tarihi de dikkate alınarak 6 aylık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra takibe konulduğu için usulsüz yapılan takibin İİK&#8217;nın 170/a maddesi gereğince iptaline karar verildikten sonra, davalı (alacaklı) tarafından aynı çeke dayanılarak davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.</p>
<p>Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.</p>
<p>Mahkemece; takibe konu çekin zamanaşımına uğradığından bahisle davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.</p>
<p>Hükmü, davalı vekili temyiz etmektedir.</p>
<p>Davalı (alacaklı) tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için borçlu, menfi tespit davası açabilir (İİK m. 72). Borçlu icra takibinden önce menfi tespit davası açabileceği gibi, icra takibinden sonra da (borç ödeninceye kadar) borçlu olmadığının tespiti davası açabilir (İİK m. 72.1).</p>
<p>Çünkü ödeme emrine itiraz etmemiş (veya süresinde itiraz etmemiş) ve bu nedenle hakkında takip kesinleşmiş olan borçlu, cebri icra (haciz, satış) tehdidi altında olduğundan davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.</p>
<p>Dosya kapsamından davacı keşideci tarafından düzenlenen 10.09.2004 keşide tarihli ve davalı adına yazılı çekten dolayı davacı aleyhine Ankara Dokuzuncu İcra Müdürlüğü&#8217;nün 18.08.2005 tarih, 2005/7491 E. sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin davacı borçlunun şikayeti üzerine Ankara Onüçüncü İcra Mahkemesi&#8217;nin 12.09.2005 tarih, 2005/786-619 sayılı ilamı ile &#8220;takip dayanağı çekin keşide tarihine göre müracaat-tarihi de dikkate alınarak 6 aylık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra takibe konulduğundan ve takibin bu nedenle usulsüz olduğundan bahisle, İİK&#8217;nın 170/a maddesi gereğince takibin iptaline&#8221; karar verildiği ve bu defa davalı alacaklı tarafından yine aynı çeke dayanılarak 18.10.2005 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının ödeme emrine süresi geçirildikten sonra itiraz edildiği ve itirazın bu nedenle reddedildiği anlaşılmaktadır.</p>
<p>Bu durumda icra takibine dayanak yapılan çekin zamanaşımına uğramış olduğu tartışmasızdır. Zamanaşımına uğramış çek sebebiyle kambiyo hukukundan doğan haklar yitirilir ise de, çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi ya doğrudan doğruya temel ilişkiye dayanarak bir tahsil davası, ya da TTK&#8217;nın 730/14. maddesinin yollamasıyla çeklerde uygulanması gereken ve Yasa&#8217;nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluyla ulaşması mümkündür.</p>
<p>Davalı (alacaklı) da, davacı (borçlu) aleyhine aynı senede dayanarak ilamsız icra takibi başlatmış, başka bir deyişle temel ilişki iddiasında bulunmamıştır.</p>
<p>Bu durumda, somut olay yönünden uyuşmazlığın TTK&#8217;nın 644. maddesi hükmü çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.<br />
Menfi tespit davasında ispat yükü, MK&#8217;nın 6. maddesindeki genel kural gereği davalı (alacaklı) ya düşer. Ancak, ispat yükünün davacı (borçlu) ya düştüğü istinai halleri de vardır. Menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, başka nedenle örneğin kambiyo senedinin zamanaşımına uğradığını belirttiği durumda, borçlu olmadığının ispatı davacı (borçlu) ya düşmektedir.</p>
<p>O halde davacı keşideci, TTK&#8217;nın 644. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmediğini usulen kanıtlamak durumundadır. Mahkemece; bu yön gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.</p>
<p>Kabule göre de; davacının talebi olmadan davalının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması doğru değildir.</p>
<p>Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK&#8217;nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/karsiliksiz-cek-para-cezasinin-belirlenmesinde-ibraz-tarihinde-merkez-bankasinca-aciklanmis-olan-efektif-satis-kuru-esas-alinmalidir/" title="Karşılıksız Çek &#8211; Para Cezasının Belirlenmesinde İbraz Tarihinde Merkez Bankası`nca Açıklanmış Olan Efektif Satış Kuru Esas Alınmalıdır">Karşılıksız Çek &#8211; Para Cezasının Belirlenmesinde İbraz Tarihinde Merkez Bankası`nca Açıklanmış Olan Efektif Satış Kuru Esas Alınmalıdır</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/6cd/yargitay-6-ceza-dairesi-20044574-e-20062404-k/" title="Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2004/4574 E., 2006/2404 K.">Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2004/4574 E., 2006/2404 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/6cd/yargitay-6-ceza-dairesi-200219030-e-20034673-k/" title="Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2002/19030 E., 2003/4673 K.">Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2002/19030 E., 2003/4673 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/1hd/yargitay-1-hukuk-dairesi-200414912-e-2005715-k/" title="Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2004/14912 E., 2005/715 K.">Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2004/14912 E., 2005/715 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20022522-e-20022896-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/2522 E., 2002/2896 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/2522 E., 2002/2896 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20081639-e-20083514-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2007/19237 E.,2008/1018 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719237-e20081018-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719237-e20081018-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 23:05:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/19237]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1018]]></category>
		<category><![CDATA[ecrimisil]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırmasız elatma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=104</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2007/19237 E., 2008/1018 K. İçtihat Özeti:  Davalı belediye taşınmazı park haline getirdiğine göre, fiilen elatma olgusu gerçekleşmiştir.  Kamulaştırmasız elatılan taşınmazın dava tarihindeki değeri gözetilerek bedelin tahsiline karar verildiğine göre, bedele ilişkin dava tarihinden önceki dönem için ecrimisil istenebilir. İçtihat Metni: Dava dilekçesinde 6.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2007/19237 E., 2008/1018 K.</p>
<p><em>İçtihat Özeti:  Davalı belediye taşınmazı park haline getirdiğine göre, fiilen elatma olgusu gerçekleşmiştir.  Kamulaştırmasız elatılan taşınmazın dava tarihindeki değeri gözetilerek bedelin tahsiline karar verildiğine göre, bedele ilişkin dava tarihinden önceki dönem için ecrimisil istenebilir.</em></p>
<p>İçtihat Metni:</p>
<p>Dava dilekçesinde 6.000.000.000 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup/gereği düşünüldü.</p>
<p>Davacı vekili, dava dilekçesi ile; müvekkilinin taşınmazına kamulaştırmasız elatan davalı aleyhine 25.06.2004 tarihinde kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat (bedel) davası açıldığını, ancak elatma bu dava öncesine dayandığından müvekkilinin uzun yıllardır faydalanamadığını beyanla, dava tarihinden geriye doğru 6 yıl için toplam 6.000,00 YTL ecrimisilin 13.02.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.</p>
<p>Davalı cevap dilekçesi ile, taşınmaza fiilen elatılmadığını, dava konusu taşınmazın park alanında kaldığını beyanla, işgal tazminatı talep edilemeyeceğinden davanın reddini savunmuştur.</p>
<p>Mahkemece, kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davası açıldığından, aynı taşınmazla ilgili olarak ecrimisii davası açılmasının mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>Ecrimisil, kötüniyetli zilyedin ödemekle sorumlu olduğu tazminattır. Davalı Belediye taşınmazı park haline getirdiğine göre, davalının fiilen elatmadığından ve davacının zarara uğramadığından söz edilemez.</p>
<p>Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden, davacının 25.06.2004 tarihinde taşınmaz malın kamulaştırmasız elatma nedeni ile bedelinin tahsili için dava açtığı anlaşılmaktadır. 16.05.1956 ve 1956/1-1956/6 sayılı YİBK&#8217;da açıklandığı üzere, kamulaştırmasız elatma halinde malikin mülkiyet hakkı sürmekte, davacı, dava ile davalı idareye devrine muvafakat ettiği taşınmazın bedelini istemektedir. O nedenle, taşınmazın dava tarihindeki değeri gözetilerek bedelinin tahsiline karar verildiğine göre, bedele ilişkin dava tarihinden öncesi için ecrimisil istemeye engel bir durum söz konusu değildir.</p>
<p>O halde mahkemece, belirtilen ilke ve açıklamalar nazara alınarak bir karar vermek gerekirken, yanılgılı ve yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.</p>
<p>Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, kabulü ile hükmün HUMK&#8217;nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-20063-76-e-2006109-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2006/3-76 E., 2006/109 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2006/3-76 E., 2006/109 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200510944-e-200513157-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/10944 E., 2005/13157 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2005/10944 E., 2005/13157 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/5hd/yargitay-5-hukuk-dairesi-200714571-e-20082276-k/" title="Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2007/14571 E., 2008/2276 K.">Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2007/14571 E., 2008/2276 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-20081871-e-20083679-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2008/1871 E., 2008/3679 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2008/1871 E., 2008/3679 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719237-e20081018-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2007/19173 E., 2008/1300 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719173-e-20081300-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719173-e-20081300-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 21:53:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/19173]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1300]]></category>
		<category><![CDATA[2577]]></category>
		<category><![CDATA[3202]]></category>
		<category><![CDATA[adli yargı]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[suya müdahalenin men'i]]></category>
		<category><![CDATA[yargı yolu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2007/19173 E. , 2008/1300 K. İçtihat Özeti: Davacının malik olduğu taşınmazda yer alan kuyudan çıkan suyun davalılar köy tüzel kişiliği ve il özel idaresinin açtığı sondaj kuyusu nedeni ile etkilenmesine yönelik davanın haksız fiile ilişkin özel hukuk hükümlerine göre Adli Yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. İçtihat Metni: Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men&#8217;i [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2007/19173 E. , 2008/1300 K.</p>
<p><em>İçtihat Özeti: Davacının malik olduğu taşınmazda yer alan kuyudan çıkan suyun davalılar köy tüzel kişiliği ve il özel idaresinin açtığı sondaj kuyusu nedeni ile etkilenmesine yönelik davanın haksız fiile ilişkin özel hukuk hükümlerine göre Adli Yargı yerinde çözümlenmesi gerekir.</em></p>
<p>İçtihat Metni:</p>
<p>Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin men&#8217;i istenilmiştir. Mahkemece davanın görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.</p>
<p>Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.</p>
<p>Davacı dilekçesinde, öteden beri kullandığı ve maliki olduğu 695 parsel nolu taşınmazında yer alan kuyu suyunun davalılar P&#8230; Köyü tüzel kişiliği ile İzmir İl Özel İdaresi Müdürlüğü&#8217;nce açılan sondaj kuyusu nedeniyle kuruduğunu ileri sürerek, suya müdahalenin men&#8217;i ile sondaj kuyusunun kapatılmasına karar verilmesini istemiştir.</p>
<p>Davalı köy tüzel kişiliği cevabında, açılan kuyunun davacının yararlandığını ileri sürdüğü suyu etkilemediğini,</p>
<p>Davalı Özel İdare Müdürlüğü, köyün yaşadığı su sıkıntısı nedeniyle köy adına Ö&#8230; Köylere Hizmet Götürme Birliği&#8217;ne para aktarılarak, Birlik tarafından yapılan ihale sonucu sondaj yolu ile su çıkarıldığını, davacının suyunun kot farkı nedeniyle etkilenmediğini savunmuştur.</p>
<p>Mahkemece, 3202 sayılı Köye Yönelik Hizmetler Hakkında Kanun&#8217;un 40. maddesinde köy ve bağlı yerleşim birimlerine içme ve kullanma suyu temini amacıyla açılacak sondajların 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu hükümlerine tabi olmadığı, dava konusu kuyunun İzmir İl Özel İdare Müdürlüğü&#8217;nün idari işlemi sonucu açıldığı, idarenin eylem ve işlemlerine karşı idari yargının görevli olduğu, bu nedenle yargı yolu yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.</p>
<p>Hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.</p>
<p>İzmir İl Özel İdare Müdürlüğü&#8217;nün 04.10.2007 tarihli yazısından kaynaklara yönelik içme suyu çalışmalarında 3202 sayılı Kanun&#8217;un 2. maddesinin (e) fıkrasına dayanılarak tahsis kararı alındığı, yeraltı suyuna yönelik sondaj çalışmalarının ise yine 3202 sayılı Kanun&#8217;un 40. maddesinde yer alan &#8220;167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu hükümlerine tabi değildir&#8221; ibaresiyle kanun kapsamı dışında bırakıldığı, dolayısıyla DSİ&#8217;den herhangi bir tahsis belgesi alınmadan Özel İdare Müdürlüğü&#8217;nce, etüd, proje ve uygulama çalışmaları yapıldığı, 09.04.2007 tarihli yazıda davalı P&#8230; Köyünün ihtiyacına bağlı olarak teknik elemanlarca mahallinde yapılan etüdler sonunda hazırlanan raporlar doğrultusunda sondaj çalışmasının gerçekleştirildiği ifade edilmiştir.</p>
<p>Olayda idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak yapılmış bir idari işlemin iptali ya da bu işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminine yönelik olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 2/1. maddesinde sayılan idari davalardan birisi açılmadığı gibi, kamu hizmetinin yasa ile idareye görev olarak verilmiş olması, idarenin bu görev çerçevesinde, davacının taşınmazının içinde yer alan kuyu suyundan yararlanma hakkına yapılan müdahalenin önlenmesi için açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi için yeterli sayılmaz.</p>
<p>Davacının malik olduğu taşınmazında yer alan kuyudan çıkan suyun davalıların açtığı sondaj kuyusu ile etkilenmesine yönelik davanın haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir.</p>
<p>Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK&#8217;nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/13hd/yargitay-13hukuk-dairesi-200714381-e-20081473-k/" title="Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2007/14381 E., 2008/1473 K.">Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 2007/14381 E., 2008/1473 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/cmk-250-gorev-alani-orgutten-beraat-ve-gorevsizlik/" title="CMK 250 GÖREV ALANI, ÖRGÜTTEN BERAAT VE GÖREVSİZLİK">CMK 250 GÖREV ALANI, ÖRGÜTTEN BERAAT VE GÖREVSİZLİK</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/alacagin-temliki-fesih-gorev-kat-irtifaki-kat-karsiligi-insaat-sozlesmesi/" title="Alacağın Temliki, Fesih, Görev, Kat İrtifakı, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi">Alacağın Temliki, Fesih, Görev, Kat İrtifakı, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-20016816-e-20024172-k/" title="Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2001/6816 E., 2002/4172 K.">Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2001/6816 E., 2002/4172 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-200719173-e-20081300-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

