<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçtihatlar &#187; Yargıtay 2.Hukuk Dairesi</title>
	<atom:link href="http://www.ictihatlar.info/emsal/2hd/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ictihatlar.info</link>
	<description>Içtihat Bankası. Anayasa Mahkemesi, AHIM, Danıştay ve Yargıtay içtihatları.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2010 19:36:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2005/17543 E, 2005/15369 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200517543-e-200515369-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200517543-e-200515369-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:36:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2005/15369]]></category>
		<category><![CDATA[2005/17543]]></category>
		<category><![CDATA[dava açma hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[dava açma süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Mirasın Reddi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=421</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2005/17543  
KARAR NO: 2005/15369 
YARGITAY İLAMI
MAHKEMESİ : Orhangazi S.H. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava Türk Medeni Kanununun 605/2. maddesine dayalı olarak açılmıştır. Bu davada süre söz konusu değildir. Her zaman açılabilir. Delillerin bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="FONT-SIZE: x-small"><span style="FONT-FAMILY: Verdana; FONT-SIZE: x-small">T.C. YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ</span></span></p>
<p><span style="FONT-SIZE: x-small"><span style="FONT-FAMILY: Verdana; FONT-SIZE: x-small">ESAS NO :2005/17543  </span></span></p>
<p><span style="FONT-SIZE: x-small"><span style="FONT-FAMILY: Verdana; FONT-SIZE: x-small">KARAR NO: 2005/15369 </span></span></p>
<p><span style="FONT-SIZE: x-small"><span style="FONT-FAMILY: Verdana; FONT-SIZE: x-small">YARGITAY İLAMI</span></span></p>
<p><span style="FONT-SIZE: x-small"><span style="FONT-FAMILY: Verdana; FONT-SIZE: x-small">MAHKEMESİ : Orhangazi S.H. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava Türk Medeni Kanununun 605/2. maddesine dayalı olarak açılmıştır. Bu davada süre söz konusu değildir. Her zaman açılabilir. Delillerin bu çerçevede değerlendirilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın süre yönünden reddi bozma nedenidir. </span></span></p>
<p><span style="FONT-SIZE: x-small"><span style="FONT-FAMILY: Verdana; FONT-SIZE: x-small">SONUÇ: Temyiz edilen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.11.2005 </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200517543-e-200515369-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2004/17134 E, 2005/4343 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200417134-e-20054343-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200417134-e-20054343-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 19:32:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2004/17134]]></category>
		<category><![CDATA[2005/4343]]></category>
		<category><![CDATA[tedbir nafakası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 2.ci HUKUK DAİRESİ SAYI:2004/17134 ESAS, 2005/4343 KARAR
YARGITAY İLAMI
MAHKEMESİ :Kayseri 2.Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm 27.8.2004 tarihli ek karara karşı temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davalı kadının Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı bir davası bulunmamaktadır. Tavzih kararı ile hükmün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY 2.ci HUKUK DAİRESİ SAYI:2004/17134 ESAS, 2005/4343 KARAR</p>
<p>YARGITAY İLAMI</p>
<p>MAHKEMESİ :Kayseri 2.Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm 27.8.2004 tarihli ek karara karşı temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davalı kadının Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı bir davası bulunmamaktadır. Tavzih kararı ile hükmün değiştirilmesi mümkün değildir. (HUMK.455-459. maddeler) Takdir edilen tedbir nafakasının dava tarihinden hükmün kesinleştiği tarihe kadar geçerli olmasına karşın, tavzih kararı ile tedbir nafakasının kararının kesinleşmesinden sonra da devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p>SONUÇ:Hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.03.2005</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200417134-e-20054343-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 1981/3041 E., 1981/3099 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-19813041-e-19813099-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-19813041-e-19813099-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 22:37:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[1981/3041]]></category>
		<category><![CDATA[1981/3099]]></category>
		<category><![CDATA[altsoy]]></category>
		<category><![CDATA[evlatlık]]></category>
		<category><![CDATA[füruu]]></category>
		<category><![CDATA[mirası red]]></category>
		<category><![CDATA[reddi miras]]></category>
		<category><![CDATA[tereke]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=386</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi
Esas no: 1981/3041
Karar no: 1981/3099
Karar Tarihi: 23.04.1981
ÖZET: Olayda Ü. ölmüş, tek çocuğu (evlatlığı) F. kalmış ve süresinde mirası reddetmiştir. Ölenin tek mirasçısı olan kızı mirası reddettiğine göre onun yerini kendi füruu yani davacı alamaz. Çünkü MK.nun 551. maddesinin şartı gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca MK.nun 552-553. maddeleri çerçevesinde işlem yapılması gerekir.
(743 S. K. m. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 2.Hukuk Dairesi<br />
Esas no: 1981/3041<br />
Karar no: 1981/3099<br />
Karar Tarihi: 23.04.1981<br />
<em>ÖZET: Olayda Ü. ölmüş, tek çocuğu (evlatlığı) F. kalmış ve süresinde mirası reddetmiştir. Ölenin tek mirasçısı olan kızı mirası reddettiğine göre onun yerini kendi füruu yani davacı alamaz. Çünkü MK.nun 551. maddesinin şartı gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca MK.nun 552-553. maddeleri çerçevesinde işlem yapılması gerekir.<br />
</em>(743 S. K. m. 551, 552, 553)<br />
<em><strong><span style="text-decoration: underline;">Dava:</span></strong></em> Lütfiye tarafından açılan reddi miras davasının yapılan muhakemesi sonunda, davanın reddine dair verilen hükmün Lütfiye tarafından temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: İstek mirasın reddinin tesciline ilişkindir.<br />
Karar: MK.nun 551. maddesi, birden çok mirasçının mevcut olması ve bunlardan bir kısmının mirası kabul etmesine, rağmen bir kısmının mirası reddetmesi hali için öngörülmüş olup, bu gibi durumlarda mirası red edenin yerini altsoyu (füruu) alır. Yani onlar ölenin mirasçısı olurlar. Mirasçıların tümü mirası red ederler ise bu takdirde MK. nun 552-553. maddlerine göre işlem yapılır.<br />
Miras bırakanın sadece bir çocuğunun bulunması ve onun da mirası red etmesi halinde de bütün mirasçıları red etmiş gibi MK. nun 552-553. maddeleri çerçevesinde uyuşmazlık çözülür. Bu durumda MK.nun 551. maddesi uygulanamaz.<br />
Olayda Ülfet ölmüş, tek çocuğu (evladlığı) Fatma kalmış ve süresinde mirası reddetmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi ölenin tek mirasçısı olan kızı mirası reddettiğine göre onun yerini kendi füruu yani davacı alamaz. Çünkü MK.nun 551. maddesinin şartı gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca MK.nun 552-553. maddeleri çerçevesinde işlem yapılması gerekir.<br />
Sonuç: Az önce açıklanan gerekçeler karşısında davanın reddi sonucu bakımından kanuna uygun bulunduğundan kararın ONANMASINA ve onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23.4.1981 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-19813041-e-19813099-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2000/852 E., 2000/3152 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2000852-e-20003152-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2000852-e-20003152-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 22:34:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2000/3152]]></category>
		<category><![CDATA[2000/852]]></category>
		<category><![CDATA[borca batık]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[tereke]]></category>
		<category><![CDATA[yetki]]></category>
		<category><![CDATA[yetki uyuşmazlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yetkisizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=384</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi
Esas no: 2000/852
Karar no: 2000/3152
Karar Tarihi: 10.03.2000
İçtihat özeti: Terekenin borca batık olduğunun tesbiti hakkındaki davada yetkili mahkeme tereke alacaklısının davanın açıldığı tarihteki ikametgahı mahkemesidir. Yetki uyuşmazlığının buna uygun çözülmesi gerekirken olayın özellik ve niteliğine uymayan amaç ve düşüncelerle yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir.
(743 S. K. m. 545) (1086 S. K. m. 9)
İçtihat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY 2.Hukuk Dairesi<br />
Esas no: 2000/852<br />
Karar no: 2000/3152<br />
Karar Tarihi: 10.03.2000</p>
<p><em>İçtihat özeti: Terekenin borca batık olduğunun tesbiti hakkındaki davada yetkili mahkeme tereke alacaklısının davanın açıldığı tarihteki ikametgahı mahkemesidir. Yetki uyuşmazlığının buna uygun çözülmesi gerekirken olayın özellik ve niteliğine uymayan amaç ve düşüncelerle yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir.<br />
(743 S. K. m. 545) (1086 S. K. m. 9)</em></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">İçtihat metni:</span></strong><br />
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü,<br />
İstek terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkindir (MK. 545), Kanunda bu dava bakımından özel yetki tayin olunmamıştır. Dava Medeni Kanunun 518 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 11. maddesinde sayılan davalardan da değildir. O halde yetki konusunun Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9. maddesindeki genel yetki kuralına göre belirlenmesi gerekir. Buna göre terekenin borca batık olduğunun tespiti hakkındaki davada yetkili mahkeme davalının yani tereke alacaklısının davarım açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. (Yargıtay 2. HD.nin 6.7,1973 tarihli 4596-4438 sayılı ve 17.10.1980 tarihli 9584-8233 sayılı 17.4.1997 tarihli 3065-4332 sayılı kararları) Yetki uyuşmazlığının buna uygun çözülmesi gerekirken olayın özellik ve niteliğine uymayan amaç ve düşüncelerle yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. Öte yandan kanunun açıkça belirlediği kesin yetti kuralları dışında&#8221; yetki ilk itirazı (HUMK. 187) cevap süresi (HUMK. 195) içinde, doğru bir şekilde (HUMK. 23) ortaya konmadıkça dinlenemez. Davalının yetki ilk itirazı olmadığı gözardı edilerek dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ve yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.<br />
Sonuç: Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oyçokluğuyla karar verildi. 10.3.2000<br />
MUHALEFET ŞERHİ<br />
Terekeye ilişkin yetkili mahkemelim belirlenmesine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 11 ve Medeni Kanunun 518 maddeleri ile değinilmiştir.<br />
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 112 maddesi tereke aleyhine açılan tüm davaların Medeni Kanunun 518 ile ölüme bağlı kazandırmalar, iptal ve tenkis, mirasın paylaştırılması miras sebebiyle istihkak davalarının (istihkak davaları için ayrıcalık tanınmış davanın taşınmazın bulunduğu yerde de açılabileceği kabul edilmiştir. HUMK. md 11/2-a) miras bırakanın son ikametgahı mahkemesinde görüleceğini kesin yetki kuralı koyarak belirlemiştir<br />
Terekenin borca batık olması nedeniyle red bin tespiti diğeri yenilik doğuran iki ayrı hükmün oluşmasını sağlar. Bunlardan tespiti içeren bolüm tamamen terekenin özünü ilgilendirir Bu yönü ile yetkili mahkemenin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 11/2 maddesi gereği miras bırakanın son ikametgahı mahkemesinde görülmesini gerektirir. Yenilik doğuracak mirasın reddinin tescilinde terekenin alacakları söz konusudur. Bu durumda alacaklılardan her hangi birinin ikametgahının seçimi mirasın reddinin tescilini isteyen mirasçıya bırakılmaktadır. Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu ve Medeni Kanunda mirasın reddiyle ilgili yetki kuralı konulmamıştır. Benzetme yolu ile bu boşluğun doldurulması gerekir Özel yetki kuralının bulunmaması halinde genel yetki kuralına başvurulması esas olmakla beraber, burada terekeye sıkı sıkıya ilgili bir durum söz konusu olduğundan terekenin reddinin de Medeni Kanunun 518. ve Hukuk Usulü Muhakemelerı Kanununun 11. maddesinin belirttiği tanını içinde yorumlanması gerekir. Bu yorum amaca uygun yorum olur. Aksı halde değişik mekanlarda bulunan alacaklıların kendileri için uygun olmayan bir mahkemede yargılamaya zorlanmaları yasal amaca uygun değildir. Gerçek red ile hükmi red arasında yetki yönünden ayrımı yapılamaz. Yetkili mahkemenin miras bırakanın son ikametgahı olarak kabulü alacaklıların da yararınadır. Zira terekenin en iyi şekilde değerleneceği yer son ikametgahtır, Sayın Esat Şener ve Prof. Dr İlhan E. Postacıoglu mirasın reddinde yetkili mahkemenin son ikametgahı mahkemesi olduğunu belirtmektedir. (Şener Esat Miras Hukuku 1977 Sh 172-273 Postacıoğlu Medeni Usul Hukuku 1975 başı sh 156-157)<br />
Bu itibarla sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2000852-e-20003152-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/4202 E., 2008/4601</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-20074202-e-20084601/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-20074202-e-20084601/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 03:39:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma kararı]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[tanıma]]></category>
		<category><![CDATA[tenfiz]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı mahkeme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=329</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2007/4202
Karar No : 2008/4601
Tarih : 03.04.2008
İçtihat özeti: Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması için Tenfiz şartlarını taşıması Gerekir.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ<br />
Esas No : 2007/4202<br />
Karar No : 2008/4601<br />
Tarih : 03.04.2008</p>
<p>İçtihat özeti: <em><strong>Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması için Tenfiz şartlarını taşıması Gerekir.</strong></em></p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.<br />
2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununun &#8220;Tanıma&#8221; kenar başlığını taşıyan 42. maddesinde;<br />
“Yabancı Mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tesbitine bağlıdır. Tanımada 38 inci maddenin (a) ve (d) bentleri uygulanmaz. İhtilafsız kaza kararlarının tanınması da aynı hükme tabidir. Yabancı mahkeme ilamına dayanılarak Türkiye&#8217;de idari bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır&#8221;. hükmü yer almaktadır.<br />
Bu hükme göre, tanıma talebinin incelenmesi ve karara bağlanması tenfizdeki usule tabi olduğundan, tanıma talebini içeren dilekçenin, anılan Kanunun 39. maddesinin birinci fıkrasında yer alan hükme uygun olarak duruşma günü ile birlikte davalıya tebliğ edilmesi gerekmektedir.<br />
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesinde de mahkemenin, Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde iddia ve savunmalarını bildirmeleri için tarafları usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremeyeceği belirtilmiştir.<br />
Mahkemece, dava dilekçesinin ve duruşma gününün davalıya tebliğ edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, bu hususa uyulmaksızın karşı tarafa savunma imkanı sağlanmadan hasımsız olarak açılan davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p>SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 3/4/2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-20074202-e-20084601/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2008/1913 E., 2008/6171 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-20081913-e-20086171-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-20081913-e-20086171-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 03:35:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1913]]></category>
		<category><![CDATA[2008/6171]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma kararı]]></category>
		<category><![CDATA[tanıma]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı mahkeme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=325</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No : 2008/1913
Karar No : 2008/6171
İçtihat özeti: Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması için Kararın Onanmış Aslı Gerekir
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı &#8230;&#8230;&#8230;..vekili tarafından &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.&#8217;e karşı açılan davada, boşanmaya ilişkin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi<br />
Esas No : 2008/1913<br />
Karar No : 2008/6171</p>
<p>İçtihat özeti: <em><strong>Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması için Kararın Onanmış Aslı Gerekir</strong></em></p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.<br />
Davacı &#8230;&#8230;&#8230;..vekili tarafından &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.&#8217;e karşı açılan davada, boşanmaya ilişkin Droscha Sulh Hukuk Mahkemesinin 8/8/2003 tarihli ve 65 F 512/13 sayılı kararının tanınmasına karar verilmesinin istendiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br />
2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 37. maddesinde dilekçeye eklenecek belgeler belirtilmiş olup, bu hükme göre yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı ve belge ile onanmış tercümesinin dilekçeye eklenmesi zorunludur.<br />
Mahkemece, tanınması istenilen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhini içeren onanmış aslı getirtilmeksizin fotokopisi ile yetinilmesi usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p>SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 1/5/2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-20081913-e-20086171-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/11016 E., 2008/10040 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200711016-e-200810040-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200711016-e-200810040-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 03:00:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/11016]]></category>
		<category><![CDATA[2008/10040]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[miras şirketi]]></category>
		<category><![CDATA[temsilcii atanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=304</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2007/11016
Karar No : 2008/10040
Tarih : 7.7.2008
İçtihat konusu: Miras şirketine temsilci atanması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640. maddesi gereğince atanan miras şirketi temsilcisi, özel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ<br />
Esas No : 2007/11016<br />
Karar No : 2008/10040<br />
Tarih : 7.7.2008</p>
<p>İçtihat konusu: <strong><em>Miras şirketine temsilci atanması</em></strong></p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.<br />
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640. maddesi gereğince atanan miras şirketi temsilcisi, özel kayyım yetkilerine sahip olup tüm mirasçılar (tereke) adına tasarruf ve hareket eder. Miras şirketine mümessil atanmasına ilişkin karar, tüm mirasçıların hukukunu etkileyeceğinden davaya mirasçıların tamamının katılımının sağlanması gerekmektedir.<br />
Diğer taraftan, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesinde:<br />
&#8220;Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.&#8221;<br />
Hükmüne yer verilmiştir.<br />
Mahkemece anılan hükümler göz önünde bulundurularak, re&#8217;sen gözetilmesi gereken taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, bu hususa uyulmaksızın davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.<br />
SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200711016-e-200810040-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/6730 E., 2008/4453 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-20076730-e-20084453-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-20076730-e-20084453-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 11:59:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/6730]]></category>
		<category><![CDATA[2008/4453]]></category>
		<category><![CDATA[akıl hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık kurulu raporu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=168</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2007/6730 E.,2008/4453 K.
İçtihat Özeti: Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davalarında; Davalıda bulunan akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirecek nitelikte olup olmadığı ve hastalığın geçmesine olanak bulunup, bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla belirlendikten sonra karar verilmelidir.
İçtihat Metni:
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2007/6730 E.,2008/4453 K.</p>
<p>İçtihat Özeti: <em>Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davalarında; Davalıda bulunan akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirecek nitelikte olup olmadığı ve hastalığın geçmesine olanak bulunup, bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla belirlendikten sonra karar verilmelidir.</em><br />
İçtihat Metni:</p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.<br />
 <br />
Eşlerden biri akıl hastası olup da, bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla, bu eş boşanma davası açabilir (TMK m. 165).</p>
<p>Mahkemece bu konuda rapor alınmadığı gibi, mahkemenin kararında belirttiği İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nin 01.12.2006 tarihli yazısı, davalının hastanede tedavi gördüğü 13.09.2004-12.10.2004 dönemine ait verilere dayanmaktadır. Bu yazı hüküm kurmaya yeterli değildir.</p>
<p>Mahkemece yapılacak iş, davalıda bulunan akıl hastalığının ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirecek nitelikte olup olmadığı ve hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığını resmi sağlık kurulu raporuyla tespit etmek, delilleri hep birlikte değerlendirip sonucu uyarınca karar vermekten ibarettir.</p>
<p>Bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p>Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebeple (BOZULMASINA), temyiz peşin haranın yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 31.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-20076730-e-20084453-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2008/137 E., 2008/1671 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2008137-e-20081671-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2008137-e-20081671-k/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 11:53:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2008/137]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1671]]></category>
		<category><![CDATA[2828]]></category>
		<category><![CDATA[4787]]></category>
		<category><![CDATA[5395]]></category>
		<category><![CDATA[aile mahkemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[ergin]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[husumet]]></category>
		<category><![CDATA[koruma kararının kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[korunma kararı]]></category>
		<category><![CDATA[korunmaya muhtaç çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[vasi]]></category>
		<category><![CDATA[veli]]></category>
		<category><![CDATA[yasal temsilci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2008/137 E.,2008/1671 K.
İçtihat Özeti:

Korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde, bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemesi&#8217;ne aittir.
Korunma kararının kaldırılması davasının, hakkında korunma kararı alınmış çocuğa, çocuk ergin değilse yasal temsilcisine yöneltilmesi gerekir.

 
İçtihat Metni :
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 2.Hukuk Dairesi 2008/137 E.,2008/1671 K.</p>
<p>İçtihat Özeti:</p>
<ul>
<li><em>Korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde, bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemesi&#8217;ne aittir.</em></li>
<li><em>Korunma kararının kaldırılması davasının, hakkında korunma kararı alınmış çocuğa, çocuk ergin değilse yasal temsilcisine yöneltilmesi gerekir.</em></li>
</ul>
<p> </p>
<p>İçtihat Metni :</p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.</p>
<p>1- Dava, 2828 sayılı Kanun&#8217;a göre alınmış olan korunma kararının kaldırılmasına ilişkindir. Sözü edilen Kanun, korunmaya muhtaç çocukların, ergin oluncaya kadar, bu Kanun hükümlerine göre kurulan sosyal hizmet kuruluşlarında bakılıp gözetilmeleri hususundaki tedbirin görevli ve yetkili mahkemece alınacağını hükme bağlamış (2828 s. K. m. 22/1), görevli ve yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğunu göstermemiştir. Kanun&#8217;un 24. maddesi de, korunma kararı alınmasını gerektiren şartların ortadan kalkması halinde, kurum yetkililerinin önerisi üzerine mahkemece, çocuk ergin olmadan kaldırılabileceği gibi, ergin olduktan sonra da, çocuğun rızası alınmak şartıyla ve bu maddede gösterilen şartların varlığı halinde korunma kararının devamına karar verilebileceğini hükme bağlamıştır.<br />
 <br />
09.01.2003 tarihinde kabul edilen ve 18.01.2003 tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayınlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun&#8217;un 6. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi ise; görev alanına giren konularda, bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunan veya manen terk edilmiş halde kalan küçüğü, ana ve babadan alarak bir aile yanına veya resmi ya da özel sağlık kurumuna veya genel veya katma bütçeli daireler ve benzeri yerlere yerleştirmeye ilişkin tedbirin Aile Mahkemelerince alınacağını hükme bağlamıştır. 03.07.2005 tarihinde kabul edilen ve 15.07.2005 tarihli Resmi Gazete&#8217;de yayınlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararı alma yetkisini çocuk mahkemelerine vermiş (5395 s. K. m. 7/7), bu Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik&#8217;te (R.G. 24.12.2006 ve 26386) &#8220;Mahkemenin&#8221;, müstakil çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde aile ya da asliye hukuk mahkemeleri ile suça sürüklenen çocuklar yönünden ceza mahkemelerini ifade ettiği belirtilmiştir (Yönetmelik m. 4/e).</p>
<p>Yukarıda belirtilen kanun ve yönetmelik hükümlerine göre, 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu&#8217;nun yürürlüğe girmesiyle, 2828 sayılı Kanun uyarınca korunmaya muhtaç çocuklar hakkında korunma kararı alma ve koşullarının varlığı halinde bu kararı kaldırma görevi Aile Mahkemelerinin görevi kapsamına alınmıştır. İşin esasıyla ilgili karar vermek görevi, sonradan yürürlüğe giren yukarıda bahsedilen kanunlarla değiştiğine göre, davaya bakmakla Aile Mahkemesi görevlidir. O halde, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.</p>
<p>2- Kabule göre de;</p>
<p>2828 sayılı Yasa uyarınca alınmış olan korunma kararının kaldırılmasına yönelik istek, korunma altında bulunan çocuğun hak ve menfaatleriyle de ilgilidir. 6u nedenle, davanın; hakkında korunma karan alınmış olan çocuğa, çocuk ergin değilse yasal temsilcisine (veli veya vasisine) yöneltilmesi, onların da göstereceği deliller varsa toplanıp, sözü edilen Yasa&#8217;nın 24. ve müteakip maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek ulaşılacak sonuç uyarınca karar oluşturulması gerekir. Olayda, korunma kararı, davalı kurumun başvurusu üzerine evrak üzerinde yapılan inceleme ile kaldırılmış, çocuğun yasal temsilcisine husumet yöneltilmediği gibi, karar da bunlara tebliğ edilmemiştir.<br />
 <br />
Koruma altına alınmış olan çocuk daha sonra ergin olduğuna göre, ona husumet yöneltilmeden, gösterdiği takdirde delilleri toplanmadan karar verilmesi de doğru görülmemiştir.</p>
<p>Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple (BOZULMASINA), bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 18.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2008137-e-20081671-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/21466 E.,2008/1471 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200721466-e20081471-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200721466-e20081471-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Nov 2008 23:01:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 2.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2007/21466]]></category>
		<category><![CDATA[2008/1471]]></category>
		<category><![CDATA[2644]]></category>
		<category><![CDATA[2675]]></category>
		<category><![CDATA[4722]]></category>
		<category><![CDATA[karşılıklık ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[mülkiyet]]></category>
		<category><![CDATA[tapu]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmaz]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı]]></category>
		<category><![CDATA[yabancıların mirasçılık durumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=101</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/21466 E., 2008/1471 K.
İçtihat Özeti: Mirasçılar arasında yabancı uyruklular bulunduğuna göre, bu mirasçıların uyruğunda oldukları ülke ile türkiye arasında miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle kanuni miras yoluyla taşınmaz mülkiyeti edinmede karşılıklılık bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
İçtihat Metni:
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Mirasçılık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/21466 E., 2008/1471 K.</p>
<p><em>İçtihat Özeti: Mirasçılar arasında yabancı uyruklular bulunduğuna göre, bu mirasçıların uyruğunda oldukları ülke ile türkiye arasında miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle kanuni miras yoluyla taşınmaz mülkiyeti edinmede karşılıklılık bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.</em></p>
<p>İçtihat Metni:</p>
<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.</p>
<p>Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 s. K. m. 17).</p>
<p>Miras bırakan, Türk vatandaşı olup, 21.09.2004 tarihinde vefat etmiş, mirasçı olarak kendisinden önce 1993 tarihinde vefat eden oğlu Abdullah&#8217;tan olma torunları davalı Gülnar ile davacı M.Sabit ve Shajidan&#8217;ı bırakmıştır. Mirasçılardan M.Sabit ve Shajidan&#8217;ın miras bırakanın ölüm tarihinde Çin Halk Cumhuriyeti uyruğunda oldukları anlaşılmaktadır.</p>
<p>Miras, ölenin milli hukukuna tabidir. Türkiye&#8217;de bulunan taşınmazlar hakkında Türk Hukuku uygulanır (2675 s. MÖHUK m. 22/1). Yabancı uyruklu gerçek kişiler karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak şartıyla Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde taşınmaz edinebilirler (2644 sayılı Tapu Kanunu m. 35). Kanuni miras yoluyla edinmede de aynı koşul ve sınırlamalar aranır. Bu bakımdan, mirasçılar arasında yabancı uyruklular bulunduğuna göre, bu mirasçıların uyruğunda oldukları Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye arasında kanuni miras yoluyla taşınmaz mülkiyeti edinmede, miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle karşılıklılık bulunup bulunmadığı Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığı&#8217;ndan araştırılması ve ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.</p>
<p>Sonuç: Hükmün yukarıda gösterilen sebeple (BOZULMASINA), bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13.02.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-200721466-e20081471-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
