<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçtihatlar &#187; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi</title>
	<atom:link href="http://www.ictihatlar.info/emsal/11hd/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ictihatlar.info</link>
	<description>Içtihat Bankası. Anayasa Mahkemesi, AHIM, Danıştay ve Yargıtay içtihatları.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Dec 2010 15:13:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1998/7885 E., 1998/9218 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Dec 2008 22:55:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 11.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[1998/7885]]></category>
		<category><![CDATA[1998/9218]]></category>
		<category><![CDATA[alacak]]></category>
		<category><![CDATA[görevli mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[itirazın iptali]]></category>
		<category><![CDATA[kısmi itiraz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=394</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ Esas. 1998/7885 Karar. 1998/9218 Tarih. 21.12.1998 İçtihat özeti:  Dava, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, asıl alacağın işlemiş faiz ve diğer fer&#8217;ileri ile birlikte tahsili için davalı aleyhinde icra takibine başlamıştır. Davalı ise ödeme emrinde yazılı borç miktarının bir kısmına itiraz etmiştir. Bu durumda görevli mahkeme, HUMK.nun 4/son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ</p>
<p>Esas. 1998/7885<br />
Karar. 1998/9218<br />
Tarih. 21.12.1998</p>
<p><em>İçtihat özeti:  Dava, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, asıl alacağın işlemiş faiz ve diğer fer&#8217;ileri ile birlikte tahsili için davalı aleyhinde icra takibine başlamıştır. Davalı ise ödeme emrinde yazılı borç miktarının bir kısmına itiraz etmiştir. Bu durumda görevli mahkeme, HUMK.nun 4/son maddesinde yer alan &#8220;alacağın tamamı münazaalı değîlse, dava olunan kısma bakılır&#8221; hükmü gereğince tayin olunmalıdır. </em></p>
<p><em> </p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">DAVA :</span></strong> Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 5.5.1998 tarih ve 1339-484 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: </em><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">KARAR :</span></strong> Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin Nevşehir bayii olduğunu, müvekkilinin aynı bölgede başka bayilikler vermesine kızan davalının bakiye 129.040.000 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine &#8220;gönderilen mallardan 75.000.000 TL lık kısmının kısmen kusurlu, kısmen de noksan olduğunu&#8221; gerekçe göstererek takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %40 dan az olmamak üzere icra-inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .<br />
Davalı davaya yanıt vermemiştir.<br />
Mahkemece toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle dava değerinin mahkemenin görevini aştığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br />
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.<br />
1-Dava, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, 129.040.000 TL lık asıl alacağın işlemiş faiz ve diğer fer&#8217;ileri ile birlikte tahsildi için davalı aleyhinde icra takibine başlamıştır. Davalı ise 22.10.1997 tarihli dilekçe ile ödeme emrinde yazılı borç miktarından 75.000.000 TL lık kısma itiraz etmiştir. Görevli mahkeme, HUMK.nun 4/son maddesinde yer alan &#8220;alacağın tamamı münazaalı değîlse, dava olunan kısma bakılır&#8221; hükmü gereğince tayin olunmalıdır. Buna göre takip dosyasında alacağın 75.000.000 TL lık kısmına itiraz olunduğu, itiraz olunan kısma ilişkin olarak işbu davanın açıldığı, 11.11.1997 dava tarihi itibariyle 100.000.000 TL na kadara davaların Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğu gözardı edilerek, takip miktarının tümü dikkate alınmak suretiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir .<br />
2-Kabule göre ise; Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilk itiraza konu olan iş bölümü hususunun, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararında re’sen nazara alınması da doğru değildir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">SONUÇ :</span></strong> Yukarıda açılanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.1998 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-200719-50-e-200750-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2007/19-50 E., 2007/50 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/itirazin-iptali-icra-inkar-tazminati-bilirkisi-raporu-ve-takdire-dayali-belirlenen-alacak-likit-ve-belli-kabul-edilemez/" title="İtirazın İptali, İcra İnkar Tazminatı &#8211; Bilirkişi Raporu ve Takdire Dayalı Belirlenen Alacak Likit ve Belli Kabul Edilemez">İtirazın İptali, İcra İnkar Tazminatı &#8211; Bilirkişi Raporu ve Takdire Dayalı Belirlenen Alacak Likit ve Belli Kabul Edilemez</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/16hd/yargitay-16-hukuk-dairesi-20034594-e-20039280-k/" title="Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.">Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2003/4594 E., 2003/9280 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-198712-606-e-1998257-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1987/12-606 E., 1998/257 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1987/12-606 E., 1998/257 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19987885-e-19989218-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2005/790 E., 2006/2934 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-2005790-e-20062934-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-2005790-e-20062934-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 15:23:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 11.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2005/790]]></category>
		<category><![CDATA[2006/2934]]></category>
		<category><![CDATA[fikri ve sınai haklar]]></category>
		<category><![CDATA[haksız rekabet]]></category>
		<category><![CDATA[hesaplanması]]></category>
		<category><![CDATA[maddi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[marka tecavüzü]]></category>
		<category><![CDATA[markaya tecavüz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=363</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ Esas : 2005/790 Karar : 2006/2934 Tarih : 21.3.2006 İçtihat konusu: Marka Tecavüzü Nedeniyle Hükmedilecek Maddi Tazminatın Hesabı DAVA : Taraflar arasında görülen davada (İstanbul Birinci Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi)nce verilen 21.09.2004 tarih ve 2001/1317 &#8211; 2004/517 sayılı kararın Yargıtay&#8217;ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, temyiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ<br />
Esas : 2005/790<br />
Karar : 2006/2934<br />
Tarih : 21.3.2006</p>
<p>İçtihat konusu: <strong><em>Marka Tecavüzü Nedeniyle Hükmedilecek Maddi Tazminatın Hesabı</em></strong></p>
<p>DAVA : Taraflar arasında görülen davada (İstanbul Birinci Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi)nce verilen 21.09.2004 tarih ve 2001/1317 &#8211; 2004/517 sayılı kararın Yargıtay&#8217;ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:</p>
<p>KARAR : Davacı vekili, müvekkili şirketin 1911 yılında kurulup, o tarihten beri hizmet sektöründe faaliyet gösterip, gerek Harry&#8217;s New York Bar S.A. olarak bizzat açtığı barlar ile gerekse üçüncü kişilere ve özellikle de büyük tanınmış uluslararası otel işletmecilerine franchising vermek suretiyle faaliyetlerini sürdürdüğünü, &#8220;Harry&#8217;s New York Bar&#8221;, &#8220;Harry&#8217;s Bar&#8221; ve &#8220;Harry&#8217;s&#8221; markalarını kendi adına dünyanın pek çok ülkesinde tescil ettirdiğini, &#8220;Harry&#8217;s Bar&#8221; markasının bar hizmetlerini içeren 42. sınıf hizmetler için ülkemizde de tescilli olduğunu, müvekkili markalarının Paris Sözleşmesi&#8217;nin 6. mükerrer 1. maddesi kapsamında dünyaca tanınan markalar olduğunu, davalının uluslararası oteller zincirinin bir parçası olan Hyatt Regency otelinin İstanbul şubesini ve otelin içerisinde &#8220;Harry&#8217;s Jazz Bar&#8221; ismiyle bir bar işlettiğini, davalının kullandığı &#8220;Harry&#8217;s Jazz Bar&#8221; ibaresinin müvekkilinin &#8220;Harry&#8217;s Bar&#8221; ibareli tescilli markasıyla aynı olduğu, davalının müvekkilinin ticari unvan ve marka tecavüzü yoluyla oluşturulan aynılık ve aynılık derecesindeki benzerliklerinin davalının işletmesinin müvekkilinin işletmesi veya müvekkilinin izni veya lisansı ile işletilmekte olduğu şeklinde algılanmasına neden olduğu ve bundan dolayı davalı tarafın haksız olarak kazanç elde ettiğini ileri sürerek, davalının müvekkili ticari unvanına ve marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet işlediğinin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına 556 sayılı KHK&#8217;nın 66 ve 67. maddeleri ile TTK&#8217;nın 58/2. fıkrası gereğince belirlenecek en fazla miktar üzerinden ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ( 100.000 ) Euro&#8217;nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına kadar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
<p>Davalı vekili, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kullandığı isimde yer alan &#8220;Jazz&#8221; ibaresinin davacı markasıyla iltibas ihtimalini tamamen bertaraf eder mahiyette olduğunu, davacı iddiasının aksine &#8220;Harry&#8217;s Bar&#8221; markasının Türkiye&#8217;de tanınmış bir marka olmadığını, markasını tescil ettirdiği 42. sınıf dışındaki ürün ve hizmetler bakımından markasının himayesini talep edemeyeceğini, istenen tazminat miktarı ve faiz oranı ile başlangıç tarihinin de kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.</p>
<p>Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının &#8220;Harry&#8217;s Bar&#8221; isminin tescilli marka olduğu, davalının ise iş yerinde Harry&#8217;s Jazz Bar ismini kullandığı, davalının kullandığı iş yeri isminde davacının tescilli markasının iki kelimesinin olduğu gibi yer aldığı, bu haliyle davalının davacının markasından yararlandığı ve sözkonusu markayı bilenlerin davalının işyerinin davacıya ait işyeri zincirinin bir parçası olduğuna kanaat getirecekleri, bu nedenle davacı ticaret unvanı ve markasıyla davalı işyeri adının iltibas oluşturduğu, 856 sayılı KHK&#8217;nın 42. maddesi uyarınca haksız rekabetin işlenmekte olduğunun tespit ve önlenmesine karar verilmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile davalının iş yerinde Harry&#8217;s Jazz Bar ismini kullanmasının davacı ticari unvanına ve markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının bu unvanı kullanmasının önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ( 100.000 ) Euro tazminatın % 5.75 faiziyle birlikte 19.07.2001 tespit tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.</p>
<p>Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>
<p>1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.</p>
<p>2- Dava, davacının ticaret unvanı ve tescilli markasına vaki tecavüzün tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, her ne kadar maddi tazminat isteminin 556 sayılı KHK&#8217;nın 66. maddesindeki üç hesaplama şekli ile TTK&#8217;nın 58/2. maddesi uyarınca belirlenecek miktarlardan hangisi fazla ise o miktarda hüküm altına alınması istemiyle kısmi dava açmış ise de, yargılama esnasında talebini, 556 sayılı KHK&#8217;nın 66/2-b maddesine yani, &#8220;Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre sınırlandırmıştır. 556 sayılı KHK&#8217;nın 6. maddesi uyarınca anılan KHK ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edileceğinin açık olması karşısında, davalının elde ettiği kazancın belirlenmesinde başlangıç tarihi olarak, davacı markasının Türkiye&#8217;de tescil edildiği 06.11.1998 tarihinin esas alınması gerekirken, davalının faaliyete geçtiği 1994 yılının hesaplamada esas alınması doğru olmadığı gibi, davalının markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazancın Türk Lirası olması, davacının yabancı para üzerinden doğmuş bir zararın da sözkonusu olmaması nedeniyle yabancı para üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.</p>
<p>SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/bosanma-protokolune-dayanan-alacaklarda-gorevli-mahkeme/" title="Boşanma Protokolüne Dayanan Alacaklarda Görevli Mahkeme">Boşanma Protokolüne Dayanan Alacaklarda Görevli Mahkeme</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/3hd/yargitay-3-hukuk-dairesi-2002458-e-2002920-k/" title="Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.">Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2002/458 E., 2002/920 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/2hd/yargitay-2-hukuk-dairesi-2000852-e-20003152-k/" title="Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2000/852 E., 2000/3152 K.">Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2000/852 E., 2000/3152 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/hgk/yargitay-hukuk-genel-kurulu-200818-271-e-2008272-k/" title="Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2008/18-271 E., 2008/272 K.">Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2008/18-271 E., 2008/272 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/18hd/yargitay-18-hukuk-dairesi-20079055-e20081092-k/" title="Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2007/9055 E.,2008/1092 K.">Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2007/9055 E.,2008/1092 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-2005790-e-20062934-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2003/5445 E., 2004/1483 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-20035445-e-20041483-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-20035445-e-20041483-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 15:20:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 11.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2003/5445]]></category>
		<category><![CDATA[2004/1483]]></category>
		<category><![CDATA[iptali]]></category>
		<category><![CDATA[marka]]></category>
		<category><![CDATA[patent]]></category>
		<category><![CDATA[show]]></category>
		<category><![CDATA[terkin]]></category>
		<category><![CDATA[tescil]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Patent Enstitüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=361</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ Esas No : 2003/5445 Karar No: 2004/1483 Tarih : 19.2.2004 İçtihat konusu: Tescilli Markanın Hükümsüzlüğü Davası Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi&#8217;nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2002/156 &#8211; 2002/658 sayılı kararın Yargıtay&#8217;ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.02.2004 günde davacı avukatı ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ<br />
Esas No : 2003/5445<br />
Karar No: 2004/1483<br />
Tarih : 19.2.2004</p>
<p>İçtihat konusu: <strong><em>Tescilli Markanın Hükümsüzlüğü Davası</em></strong></p>
<p>Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi&#8217;nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2002/156 &#8211; 2002/658 sayılı kararın Yargıtay&#8217;ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.02.2004 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:</p>
<p>KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin televizyon yayıncılığı ve benzeri alanlarda faaliyet gösterdiğini ve bu alanda ülkenin en büyük ve en tanınmış kuruluşu olduğunu, &#8220;Show Tv&#8221; markasının müvekkili adına tescilli olup, bu firma ile özdeşleştiğini, toplumda belirli bir tanınmışlık düzeyi ve ayırt edici niteliğe sahip iken davalı şirketin &#8220;Showtime&#8221; ibaresini aynı hizmet sınıfında tescil ettirmek için davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdinde tescil isteminde bulunduğunu, davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı&#8217;na yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa markaların ayırt edilemeyecek kadar birbirine benzediği gibi, kapsadıkları hizmetlerin de ayniyet arzettiğini, müvekkile ait marka ile tescili istenen markanın halk tarafından karıştırılmamasının olanaksız olduğunu, davalının müvekkilinin yıllardır emek harcayarak sağladığı itibar ve tanınmışlıktan haksız olarak yararlanacağını, müvekkilinin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname&#8217;nin korumasından yararlanması gerektiğini ileri sürerek, davalı Enstitü&#8217;nün itirazın reddine ilişkin 10.12.2001 tarih ve M-2066 sayılı kararının iptalini, davalı şirketin marka başvurusunun reddi ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.</p>
<p>Davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili, diğer davalı adına marka tescil işleminin tekemmül edip, markanın tescil edildiğini, bu aşamada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, her iki marka arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.</p>
<p>Diğer davalı vekili, müvekkili şirketin ABD&#8217;nin Delawear eyaleti kanunlarına göre kurulan bir şirket olduğunu, &#8220;Showtime&#8221; markasını 11.10.1977 tarihinde 38 ve 41 nci sınıflarda tescil ettirdiğini, ayrıca dünyanın birçok ülkesinde tescili bulunduğunu, TV yayınlarının dünyanın birçok ülkesinde tüketicinin hizmetine sunulduğunu 15.01.2001 tarihinde Digiturk tarafından uydu aracılığı ile Türkiye&#8217;de yayınlandığını, müvekkilinin ABD&#8217;de eğlence sektöründe lider durumda olduğunu, her iki markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, her iki TV kanalının halka sunuluş şeklinin farklı olduğunu, ikisinin ortak özelliği bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin Paris Sözleşmesi&#8217;nin 1 nci mükerrer 6 ncı maddesi korumasından yararlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.</p>
<p>Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davacı adına tescilli &#8220;Show TV&#8221; ile davalı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu &#8220;Showtime&#8221; markalarının her iki şirket tarafından aynı hizmet dalında kullanıldığı, davalının Showtime markasında bulunan &#8220;Show&#8221; kelimesinin davacının &#8220;Show&#8221; kelimesi ile aynı olduğu, davacı markasına eklenen &#8220;TV&#8221;ile davalı markasına eklenen &#8220;Time&#8221; harf ve kelimesinin eklenmesi ile iltibasa neden olunup olunmayacağı hususunun uyuşmazlığın asıl konusunu oluşturduğu, davacının &#8220;Show TV&#8221; markasının 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca tescilli olup, koruma altında olduğu, vurgu ve kısmen görüntü olarak bile iltibas yaratabileceği açıkça anlaşılan davalı markasının Paris Sözleşmesi hükümlerine göre koruma altında olmasının davanın reddine neden olmayacak asli unsur olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı YİDK&#8217;nun 10.12.2001 tarih ve M-2066 sayılı kararının iptaline, davalı şirketin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.</p>
<p>Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.</p>
<p>1-Dava, tescilli markanın hükümsüzlüğünün tesbiti istemine ilişkindir.</p>
<p>Davacı vekili, davalı adına tescil edilen &#8220;Showtime&#8221; markasının müvekkili adına tescilli &#8220;Show TV&#8221; markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aynı hizmet sınıfında tescil edilmesi nedeniyle halk tarafından karıştırılacağını ve davalının müvekkilinin itibarı ile tanınmışlığından yararlanacağını iddia ederek davalı markasının hükümsüzlüğünün tesbiti isteminde bulunmuştur. Davalı Showtime Net.Inc. vekili, müvekkiline ait &#8220;Showtime&#8221; markasının ABD&#8217;de 11.10.1977 tarihinden beri tescilli olduğu gibi, başka ülkelerde de tescilli olduğunu ve Dünya&#8217;nın pek çok ülkesinde yayın yaptığını, belirli bir tanınmışlık düzeyinde bulunduğunu bu nedenle Paris Sözleşmesi&#8217;nin 1 nci mükerrer 6 ncı maddesinin korumasından yararlanması gerektiğini ve ayrıca iki markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacı tescilinin daha önce olduğu ve her iki markanın birbirine çok benzediği gerekçesiyle, davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı kararının iptali ve davalı şirketin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.</p>
<p>Oysa, dava, markanın hükümsüzlüğünün tesbitine ilişkin olduğuna ve davalı Showtime Net.Inc. vekili, tanınmışlık savunmasında bulunduğuna göre, mahkemece öncelikle çözümlemesi gereken uyuşmazlık, tanınmış marka niteliğini kazanmış yurt dışında tescilli bir markanın Türkiye&#8217;de tescil edilebilmesi için benzer nitelikteki markanın Türkiye&#8217;de tescilli olması halinde marka sahibinin tescilli bu markanın terkinini istemeden kendi markasını tescil ettirip, ettiremeyeceği ve tanınmışlık olgusunun savunma olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği hususlarıdır.</p>
<p>Konu ile ilgili 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname&#8217;nin 7 nci maddesinin son fıkrası, bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetler ile ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise, aynı maddenin ( b )bendindeki aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan marka bulunduğundan bahisle tescil isteminin redolunamayacağı hükmünü içermektedir. Diğer bir deyişle,böyle bir halde yasa koyucu, ayırt edici nitelik kazanmış bir marka sahibine önceki benzer tescilli markanın terkinini istemeden bu markayı tescil ettirebileceğini öngörmüş bulunmaktadır.</p>
<p>Ayırt edici nitelik kazanmış markalar bakımından getirilen bu özellik, Paris Sözleşmesi&#8217;nin 1 nci mükerrer 6 ncı maddesi hükmü uyarınca sözleşmeye dahil tüm ülkelerde üstünlük tanınmış bulunan &#8220;tanınmış marka&#8221;ya evleviyet ilkesi uyarınca tanınması gerekir. Çünkü, doktrinde de değinildiği üzere, &#8220;556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, kazanılan ayırt edici nitelik dolayısı ile piyasada aynı veya benzer markanın varlığından rahatsızlık duymamakta, kazanılan ayırt edici niteliğin birden ziyade aynı veya benzer marka arasındaki karıştırılma riskini ortadan kaldırılacağını kabul etmekte&#8230;&#8221;dir. ( Bkz.Prof.Dr.Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Güncelleştirilmiş 2.Basım 2002, sh.354 vd. )Aynı ilkelerin tanınmış markaya da,tanınmış olması halinde, tanınmış marka sahibinin, kendinden önce tescilli markayı terkin ettirme yoluna gitmeden kendi markasının tescilini isteyebilmelidir. Böyle bir halde, tanınmış marka sahibine terkin davası açma yükümlülüğü getirilmemelidir ( 11. HD.26.05.2000 gün ve 2000/2762-4717 sayılı kararı ).</p>
<p>Somut olayda, davalı Türkiye&#8217;de marka tescil isteminde bulunurken tanınmışlık olgusuna dayanmamış ise de, kendisine karşı açılan eldeki hükümsüzlük davasında markanın tanınmışlığını savunduğuna göre, mahkemece Paris Sözleşmesi&#8217;nin 1 nci mükerrer 6 ncı maddesi hükmü anlamında tanınmışlığı savunma olarak ileri sürebileceği kabul edilerek, davalı tarafın tanınmışlık konusundaki kanıtlarının nelerden ibaret olduğu sorularak bu hususta kendisine ispat hakkı tanınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile hükümsüzlük davasının kabulü doğru görülmemiş ve kararın davalı Showtime Net.Inc. yararına bozulması gerekmiştir.</p>
<p>2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.</p>
<p>SONUÇ : Yukarıda ( 1 )No&#8217;lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı Showtime Net.Inc. yararına BOZULMASINA, ( 2 )No&#8217;lu bentte yazılı nedenlerle, davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Showtime Net Inc.&#8217;e verilmesine, 19.02.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/itirazin-iptali-icra-inkar-tazminati-bilirkisi-raporu-ve-takdire-dayali-belirlenen-alacak-likit-ve-belli-kabul-edilemez/" title="İtirazın İptali, İcra İnkar Tazminatı &#8211; Bilirkişi Raporu ve Takdire Dayalı Belirlenen Alacak Likit ve Belli Kabul Edilemez">İtirazın İptali, İcra İnkar Tazminatı &#8211; Bilirkişi Raporu ve Takdire Dayalı Belirlenen Alacak Likit ve Belli Kabul Edilemez</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/itirazin-iptali-ve-tahliye-sozlesme-ya-da-yazili-belge-bulunmadigi-durumda-kira-miktarinin-ispati/" title="İtirazın İptali ve Tahliye &#8211; Sözleşme ya da Yazılı Belge Bulunmadığı Durumda Kira Miktarının İspatı">İtirazın İptali ve Tahliye &#8211; Sözleşme ya da Yazılı Belge Bulunmadığı Durumda Kira Miktarının İspatı</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/itirazin-iptali-temerrut-nedeniyle-tahliye/" title="İtirazın İptali &#8211; Temerrüt Nedeniyle Tahliye">İtirazın İptali &#8211; Temerrüt Nedeniyle Tahliye</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/itirazin-iptali-likit-sayilamayacagindan-kacakelektrik-bedeli-uzerinden-icra-inkar-tazminatina-karar-verilemez/" title="İtirazın İptali &#8211; Likit Sayılamayacağından KaçakElektrik Bedeli Üzerinden İcra İnkar Tazminatına Karar Verilemez">İtirazın İptali &#8211; Likit Sayılamayacağından KaçakElektrik Bedeli Üzerinden İcra İnkar Tazminatına Karar Verilemez</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/kavram/bedeli-miras-birakanca-odenmesine-ragmen-tasinmazin-baskasi-adina-tescil-ettirilmis-olmasi-gizli-bagis-niteliginde-olup-kosullari-varsa-tenkise-tabidir/" title="Bedeli Miras Bırakanca Ödenmesine Rağmen Taşınmazın Başkası Adına Tescil Ettirilmiş Olması Gizli Bağış Niteliğinde Olup Koşulları Varsa Tenkise Tabidir">Bedeli Miras Bırakanca Ödenmesine Rağmen Taşınmazın Başkası Adına Tescil Ettirilmiş Olması Gizli Bağış Niteliğinde Olup Koşulları Varsa Tenkise Tabidir</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-20035445-e-20041483-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2005/2750 E., 2006/2644 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-20052750-e-20062644-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-20052750-e-20062644-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 03:12:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 11.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2005/2750]]></category>
		<category><![CDATA[2006/2644]]></category>
		<category><![CDATA[anonim şirket]]></category>
		<category><![CDATA[çıkarma]]></category>
		<category><![CDATA[müessesi]]></category>
		<category><![CDATA[ortaklık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=309</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 11. Hukuk Dairesi E:2005/2750, K:2006/2644 sayılı içtihatı, Tarih:14.03.2006, İçtihat konusu : Anonim şirketlerde ortaklıktan çıkarma müessesinin bulunmaması  hakkında. Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi&#8217;nce verilen 24.11.2004 tarih ve 2003/760 &#8211; 2004/632 sayılı kararın Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>YARGITAY 11. Hukuk Dairesi<br />
E:2005/2750, K:2006/2644 sayılı içtihatı, Tarih:14.03.2006,</p>
<p>İçtihat konusu : <strong><em>Anonim şirketlerde ortaklıktan çıkarma müessesinin bulunmaması</em></strong>  hakkında.</p>
<p>Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi&#8217;nce verilen 24.11.2004 tarih ve 2003/760 &#8211; 2004/632 sayılı kararın Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br />
Davacı vekilleri, müvekkilinin davalı anonim şirketin ortağı olduğunu, ortaklar arasında ciddi tartışmaların olduğunu, ortaklık payını devretmek istemesine rağmen sonuç alamadığını ileri sürerek, TTK&#8217;nun 551&#8242;inci maddesi uyarınca hissesinin gerçek değeri karşılığında ortaklıktan çıkmasına, bu mümkün olmadığında şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
<p>Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.</p>
<p>Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK&#8217;nun 551&#8242;inci maddesinin şahıs unsuru önem kazanan limitet şirketlerde uygulanacağı, sermaye unsuru ön planda olan anonim şirketlere ilişkin olarak ise TTK&#8217;da çıkarma müessesine yer verilmediği, TTK&#8217;nun fesih ve tasfiyesinin TTK&#8217;nun 434 vd. maddelerinde düzenleme olduğu, bu davada şirketin tasfiyesini gerektirecek durumun olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.</p>
<p>Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.</p>
<p>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">Benzer içtihat :</p><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-20052750-e-20062644-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1984/4029 E., 1984/4214 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19844029-e-19844214-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19844029-e-19844214-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 21:12:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 11.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[1984/4029]]></category>
		<category><![CDATA[1984/4214]]></category>
		<category><![CDATA[bono]]></category>
		<category><![CDATA[geriye ciro]]></category>
		<category><![CDATA[iktisap]]></category>
		<category><![CDATA[kötüniyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1984/4029 E., 1984/4214 K. İÇTİHAT ÖZETİ : Geriye ciro ile bir senedi iktisap eden kimse kendisinden önce gelen müteselsil borçlulara kural olarak müracaat edebilirse de, bunlardan birisinin sonradan kendisine müracaat hakkının mevcut olması halinde, bu kişiden senet bedelini istemesi ( Geri verilmesi gereken bir şeyi talep eden kimse kötü niyetle hareket [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1984/4029 E., 1984/4214 K.</p>
<p>İÇTİHAT ÖZETİ : Geriye ciro ile bir senedi iktisap eden kimse kendisinden önce gelen müteselsil borçlulara kural olarak müracaat edebilirse de, bunlardan birisinin sonradan kendisine müracaat hakkının mevcut olması halinde, bu kişiden senet bedelini istemesi ( Geri verilmesi gereken bir şeyi talep eden kimse kötü niyetle hareket eder ) kuralı gereğince MK.nun 2. maddesine aykırı olmakla kanun tarafından himaye göremeyeceğinden davacının isteğinin bu nedenle kabulü gerekir.</p>
<p>DAVA : N. ile E. arasında çıkan davadan dolayı Üsküdar Üçüncü Asliye Hukuk Hakimliği`nce verilen 30.12.1983 gün ve 687-829 sayılı hükmü bozan dairenin 27.4.1984 gün ve 2252-2485 sayılı ilamı aleyhinde davacı avukatı tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:</p>
<p>KARAR : Davacı, hakkında takip yapan davalı hem bononun lehdarı, hem de son hamili olduğu, kendisinin de ciranta olduğu, bu durumda kendisinin bu bono ile hem borçlu hem de ondan alacaklı olması nedeniyle ve takas ve mahsup sebebiyle borçlu olmadığının tesbitini istemiş, mahkemece dava reddedilmiş, hüküm Dairemizin 1984/2252-2485 sayılı ve 27.4.1984 günlü kararıyla ve hamilin cirantaya müracaat edebilmesinin TTK.nun 642. maddesi gereğince protesto keşidesine bağlı olduğu bu yönün araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle bozmuştur.</p>
<p>Davacı gerekçe yönünden ve esastan karar düzeltme isteminde bulunmuştur.</p>
<p>Davalı E. bononun lehdarı ve bono iki ciro gördükten sonra, son hamilidir. Davacı ise davalı lehdarın ciro ettiği ilk cirantadır. Davacı ciranta N. senedi M. adlı dava dışı kişiye, o da davalı lehdar E.`e ciro ( geriye ciro ) etmiştir.</p>
<p>Senedin lehdarı ve son hamili durumundaki davalı E. davacı ilk ciranta N. hakkında icra takibine geçmiş, adı geçen N. da işbu dava ile hamil davalının lehdar sıfatına dayanarak ve kendisinin de ilk ciranta olması sebebiyle lehdar davalıdan senet bedeli kadar alacaklı olduğunun tesbiti ve bu alacağın davalıya olan borcu ile takas ve mahsubu ile davalıya borçlu olmadığının tesbitini ( menfi tesbit ) istemiştir.</p>
<p>İlk önce bu safhada davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususu üzerinde durulmalı, sonra takas ve mahsup konusuna girilmelidir. Zira BK.nun 118/1. maddesi gereğince takasın mümkün olabilmesi için iki kişinin karşılıklı bir miktar meblağı birbirine borçlu bulunmaları ve bu borçların muaccel olmaları gerekmektedir. Davacı ciranta alacaklı olmuş mudur?</p>
<p>TTK.nun 636. maddesine göre bir poliçeyi keşide, kabul, ciro eder veya o poliçeye aval veren kişiler hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla mesul olup hamil bunların sıraları ile bağlı olmaksızın her birine yahut bunlardan bazıları yahut hespine birden müracaat edebilir. Yine aynı maddenin 3. fıkrası gereğince, poliçeden dolayı taahhüt altına girmiş olup da, poliçeyi ödemiş bulunan herkes aynı hakkı kullanabilir yani kendisinden önce gelen ( TTK. 638 ) borçlulardan ( ciranta, lehdar, keşideci ) ödemiş olduğu meblağı ve sair hususları isteyebilir.</p>
<p>Bu hükümler gereğince, kendisine başvurulan kişinin senet dolayısıyla kendisinden önce gelen kişilerden alacaklı durumuna girebilmesi için senet bedelini ödemiş bulunması gerekmektedir. Oysa davacı henüz senet bedelini ödemediği cihetle senede dayalı bir alacağı henüz doğmamıştır, diğer bir deyimle davacının henüz kendisinden önceki borçlulara rücu edebileceği muaccel bir alacağı mevcut değildir. O halde, davacının davalıdan henüz muaccel olmuş bir alacağı mevcut bulunmadığından takas ve mahsup da söz konusu olamaz.</p>
<p>Ancak, geriye ciro ile bir senedi iktisap eden kimse kendisinden önce gelen müteselsil borçlulara kural olarak müracaat edebilirse de, bunlardan birisinin sonradan kendisine müracaat hakkının mevcut olması halinde, bu kişiden senet bedelini istemesi ( dolo, facit gui, petit guod redditurus eçt = Geri verilmesi gereken bir şeyi talep eden kimse kötü niyetle hareket eder ) kuralı gereğince MK.nun 2. maddesine aykırı olmakla kanun tarafından himaye göremeyeceğinden ( Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 1976, sh. 337 &#8211; Türk Hukuk Lugatı, sh. 561 ) davacının isteğinin bu nedenle kabulü gerektiği, gerekçesiyle hükmün bozulması gerekirken, her nasılsa başka nedenlerle bozulmuş olması karşısında davacının karar düzeltme istemi HUMK.nun 440.maddesine uygun bulunmuştur.</p>
<p>SONUÇ : Davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile, dairemizin 84/2252- 2485 sayılı ve 27.4.1984 günlü bozma kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.9.1984 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-200316106-e-200319889-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2003/16106 E., 2003/19889 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2003/16106 E., 2003/19889 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-20079059-e-200710473-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2007/9059 E., 2007/10473 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2007/9059 E., 2007/10473 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-200612663-e-200615260-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2006/12663 E., 2006/15260 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2006/12663 E., 2006/15260 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-199712342-e-199712425-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 1997/12342 E., 1997/12425 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 1997/12342 E., 1997/12425 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19892737-e-19903240-k/" title="Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1989/2737 E., 1990/3240 K.">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1989/2737 E., 1990/3240 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19844029-e-19844214-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1989/2737 E., 1990/3240 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19892737-e-19903240-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19892737-e-19903240-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 20:45:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 11.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[1989/2737]]></category>
		<category><![CDATA[1990/3240]]></category>
		<category><![CDATA[bono]]></category>
		<category><![CDATA[ispat yükü]]></category>
		<category><![CDATA[nakden veya malen kaydı içermeyen bono]]></category>
		<category><![CDATA[tanıkla ispat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=243</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1989/2737 E., 1990/3240 K. İÇTİHAT ÖZETİ : Dava konusu bonoda nakden veya malen alacak kaydı olmadığından ispat yükü davacıda olup iddia tanıkla ispat edilemez. DAVA : Hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü: KARAR : Davacı, oğlu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1989/2737 E., 1990/3240 K.<br />
İÇTİHAT ÖZETİ : Dava konusu bonoda nakden veya malen alacak kaydı olmadığından ispat yükü davacıda olup iddia tanıkla ispat edilemez.<br />
DAVA : Hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:<br />
KARAR : Davacı, oğlu C.`in dava dışı A.`den satın aldığı renkli televizyonun borcu için kendisinin bu şahsa açık bono düzenleyip verdiğini, oğlu C.`in televizyonu davalıya devir ettiğini ve davalının televizyon borcunu asıl satıcı alan A`ye ödediğini, ancak bu arada davalının boş bonoyu A`den alarak kendisini alacaklı gösterip 750.000 TL. bedel yazarak icra takibine geçtiğini, taraflar arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını iddia ederek takibe konu 750.000 TL. bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.<br />
Davalı vekili, davacı iddiasının doğru olmadığını, iddianın tanıkla isbatına muvafakatları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br />
Mahkemece, iddia ve savunmaya, dinlenen tanıklar beyanlarına ve toplanan kanıtlara nazaran taraflar arasında borç ilişkisinin bulunmadığı iddiasının tanık beyanları ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br />
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.<br />
Dava, 750.000 TL. bedelli bonoya dayalı alacak nedeniyle menfi tesbit istemine ilişkindir. Dava konusu bonoda nakden veya malen kaydı bulunmamaktadır. İsbat külfeti davacıda olup, iddia tanıkla isbat edilemez. Davacı iddiasını yazılı bir delille isbat edemediğinden davacıya iddiasıyla ilgili olarak davalıya yemin teklifine hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması icabetmiştir.<br />
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 10.4.1990 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">İlgili Yargı Kararları:</p><ul class="related_post"><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-199712342-e-199712425-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 1997/12342 E., 1997/12425 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 1997/12342 E., 1997/12425 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-200316106-e-200319889-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2003/16106 E., 2003/19889 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2003/16106 E., 2003/19889 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/12hd/yargitay-12-hukuk-dairesi-20079059-e-200710473-k/" title="Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2007/9059 E., 2007/10473 K.">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2007/9059 E., 2007/10473 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19844029-e-19844214-k/" title="Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1984/4029 E., 1984/4214 K.">Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1984/4029 E., 1984/4214 K.</a></li><li><a href="http://www.ictihatlar.info/19hd/yargitay-19-hukuk-dairesi-20077821-e-20081622-k/" title="Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2007/7821 E., 2008/1622 K.">Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2007/7821 E., 2008/1622 K.</a></li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-19892737-e-19903240-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2005/5775 E., 2006/6299 K.</title>
		<link>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-20055775-e-20066299-k/</link>
		<comments>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-20055775-e-20066299-k/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 20:38:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargıtay 11.Hukuk Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[2005/5775]]></category>
		<category><![CDATA[2006/6299]]></category>
		<category><![CDATA[çek yaprağının iptali talebi]]></category>
		<category><![CDATA[kısmen doldurulmuş çek]]></category>
		<category><![CDATA[rıza hilafına elden çıkan çek]]></category>
		<category><![CDATA[sadece imzalanmış çek]]></category>
		<category><![CDATA[zayi nedeniyle iptal davası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ictihatlar.info/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2005/5775 E., 2006/6299 K. ÖZET : Davacı, imzasız tamamen boş, tedavüle konmamış üç adet çek yaprağını kaybettiğini ileri sürerek iptalini istemiştir. Davacı, imzasız tamamen boş üç adet çek yaprağını kaybettiğini iddia ederek iptallerine karar verilmesini talep etmiştir. Çek kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması halinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2005/5775 E., 2006/6299 K.</p>
<p>ÖZET : Davacı, imzasız tamamen boş, tedavüle konmamış üç adet çek yaprağını kaybettiğini ileri sürerek iptalini istemiştir. Davacı, imzasız tamamen boş üç adet çek yaprağını kaybettiğini iddia ederek iptallerine karar verilmesini talep etmiştir. Çek kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması halinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup böyle bir çek nedeniyle hamil iptal davası açabilir. Rızası hilafına çeki elinden çıkan keşideci ise muhatap bankayı ödemeden men edebileceği gibi menfi tespit davası da açabilir. Keşide edilmemiş, çek vasfında olmayan tamamen boş çek yaprakları tedavüle konmuş sayılamayacağından zayi nedeniyle iptal davasına konu edilemez.<br />
DAVA : Hasımsız olarak açılan davada Küçükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesi&#8217;nce verilen 27.10.2004 tarih ve 2004/445 &#8211; 2004/814 sayılı kararın Yargıtay&#8217;ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br />
KARAR : Davacı vekili, 3 adet çek&#8217;i üzerine bir tutar, keşide tarihi ya da imza atmadan boş olarak kaybettiğini, bankaya bilgi verdiğini, ancak iptal kararı istendiğini, bulanların meblağ yazıp işlem yapmasından endişe duyduğunu ileri sürerek iptallerini talep ve dava etmiştir.<br />
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre 3 aylık ilan süresi içinde iki çek için başvuru yapılmadığı, biri için başvuru geldiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br />
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.<br />
1- Davacı, imzasız tamamen boş, tedavüle konmamış üç adet çek yaprağını kaybettiğini ileri sürerek iptalini istemiş olup, mahkemece, bunlardan iki çek&#8217;in ilan süresi içinde ibraz edilmediği gerekçesiyle iptaline; diğer çek&#8217; in ibraz edildiği gerekçesi ile bu çek bakımından istemin reddine karar verilmiştir.<br />
TTK&#8217;nun 730/1-20. madde ve bendi yollamasıyla aynı kanunun 592&#8242;nci madde hükmü uyarınca bir çek&#8217;in kısmen doldurulmuş ya da sadece imzalanmış olması halinde, tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, böyle bir çek için 669&#8242;uncu vd maddeleri uyarınca, iptalini isteme hakkı sadece hamile aittir. Böyle bir iddiaya sahip keşideci, aynı kanunun 711/son madde hükmü uyarınca muhatabı çeki ödemekten men edebileceği gibi, elinden rızası hilafına çıkan, bir başka anlatımla imzasını içeren ve fakat kaybettiği çekin bedelinin kendisinden istenmesi halinde, aynı kanun&#8217;un 704&#8242;üncü madde hükmüne dayanarak borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açma olanağına sahiptir.<br />
Diğer yandan, henüz keşide edilmemiş, çek vasfında olmayan tamamen boş çek yaprakları tedavüle konmuş sayılamayacağından, hesap sahibi tarafından zayi nedeniyle iptal davası açılmayacağı, ele geçirenlerce imzalanıp doldurulması sonrasında, çeke dayalı hak iddia edene karşı menfi tespit davası açılabileceği, bu nedenle boş çek yapraklarına dayanarak iptal isteminde bulunmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmelidir.<br />
Dava konusu bir çek&#8217;in ibraz edildiği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş olup, aynı sonuca yukarıda açıklanan gerekçelerle varılması gerekir ise de, hüküm sonucu itibariyle doğru olmuştur.<br />
Ne var ki, davacının dava dilekçesinde sıraladığı çek&#8217;lerden ikisi için yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,gerekirken, bu iki çek bakımından iptal kararı verilmesi doğru olmamış, çekişmesiz yargıya ilişkin bu tür davaların niteliği karşısında, temyiz eden davacı da olsa, davanın kısmen kabule ilişkin hüküm bozulması gerekmiştir.<br />
2- Zayi edildiği öne sürülen dava konusu çek&#8217;lerden birinin yasal hamili olduğunu iddia ederek ortaya çıkan üçüncü kişi nedeniyle TTK&#8217;nun 675&#8242;inci maddesi hükmünün uygulanabilmesi için, hamilin bu davayı açmış olması gerekir. Oysa, bu davayı hamil açmamış olup, dava sırasında ortaya çıkan çek için yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekli bakımından doğru görülmemiştir.<br />
Diğer yandan, yapılan son ilanda da TTK&#8217;nun 673&#8242;üncü maddesinde öngörülen asgari 3 ay olarak verilen sürenin 09.10.2004 tarihinde dolmasından sonra, 27.10.2004 tarihinde yapılan başvuru ile anılan bir çek ortaya çıkmış olup, aynı kanunun 676/1 &#8216;inci madde hükmü uyarınca, iptal kararı verilebilmesi yine, hamilin bu davayı açmış olmasına bağlıdır. Bu itibarla, anılan bu çek bakımından mahkemece, yazılı şekilde hüküm kurulması da yine kabul şekli bakımından bu yönden de doğru bulunmamıştır.<br />
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p  class="related_post_title">Benzer içtihat :</p><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ictihatlar.info/11hd/yargitay-11-hukuk-dairesi-20055775-e-20066299-k/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

