Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2008/5669 E., 2008/8393 K. sayılı içtihatı

YARGITAY 18. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2008/5669
Karar No : 2008/8393
Tarih : 10.07.2008

İçtihat özeti : Nüfus Kayıtlarında Doğum Tarihlerinin Ay ve Günü Belli Olmayanların Düzeltimesi idari Bir Görevdir.

Davacı ………….. ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 29.6.2007 günlü ve 2007/228 Esas 2007/943 Karar sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6.5.2008 gün ve Hukuk-2008/62247 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde, nüfus kütüğünde 1929 olarak yazılı doğum tarihinin 1.1.1929 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüyle davacının doğum tarihinin 1.7.1929 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “tarihlerde düzeltme ve tamamlama yetkisi” kenar başlığını taşıyan 39. maddesinin birinci fıkrasında “Genel Müdürlük, nüfus kayıtlarına göre vatandaşların hicri veya rumi tarihle yazılmış nüfus olaylarının tarihlerini miladi yıla çevirerek aile kütüklerine geçirmeye, doğum tarihlerinin ay ve günü belli olmayanların da eksikliklerini tamamlamaya yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükme göre nüfus kayıtlarında doğum tarihlerinin ay ve günü belli olmayanların eksikliklerini tamamlamak, idari bir görevdir. Mahkemece HUMK.nun 7. maddesinin birinci fıkrası gereğince görev yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasaya aykırı bulunmuştur.
Kabule göre ise;
Mahkemece doğum tarihinin 1.7.1929 olarak düzeltilmesine karar verilen davacı 8.5.1929 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir. Bir kimsenin doğmadan önce nüfus kütüğüne tescili mümkün değildir.
Hakim nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken kayıtlar arasında çelişki meydana getirmemeye ve hayatın doğal akışına ters düşecek durumlara yol açmamaya özen göstermesi gerekirken bu hususa dikkat edilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 10.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yazın

(required)

(gerekli)